Bu işlem birkaç saniye sürebilir lütfen bekleyiniz.

E-POSTA İLE GÖNDER

 
Adınız Soyadınız
E-Posta Adresiniz
Göndereceğiniz E-Posta
Mesajınız
Resimde gördüğünüz rakamları sağdaki kutucuğa yazınız

Bir Yıl Geride Kalırken

20.12.2016 / 17:313663

Değerli Meslektaşlarım;

 

İstanbul Eczacı Odası kadroları olarak göreve geldiğimiz günden itibaren mesleğimizi ileriye taşımak adına tüm gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz. Daha önce de söylediğimiz gibi; bu dönem tecrübeyle-birikimi, heyecanla-enerjiyi harmanlamayı başararak, her platformda emek veren, enerjisi yüksek, hedefi mesleğe katkı vermek olan bir kadro kurduk. İstanbul Eczacı Odası'nın her türlü mesleki mücadelede var olduğunu, emek verdiğini, sorumluluk aldığını kanıtladık.

 

İstanbul Eczacı Odası 8000 üyesinin fikir zenginliğiyle mesleğe katkı verebilecek en güçlü meslek odasıdır. Bu nedenle doğruluğuna inandığımız her projenin içerisinde yer aldık ve yer almaya da devam edeceğiz. Smart Eczane Projesi bunlardan birisidir. Smart Eczane Projesi yaklaşık 5 yıl önce 8 ilde pilot uygulama olarak başlamış ve elde edilen veriler Sağlık Bakanlığı ile paylaşılmıştır. Sağlık Bakanlığı verilerin halk sağlığına katkısını onaylayarak bu projenin tüm ülke çapında yaygınlaştırılmasını TEB'den talep etmiştir. İEO üyesi 13 meslektaşımız TEB'de eğitici eczacı eğitimlerini tamamlayarak bu projenin ilk ayağı olan "Astım-KOAH Yönetiminde Eczacının Rolü" konusunda, İstanbul'da 17 toplantıda 750 meslektaşımıza eğitim vermiştir. Smart Eczane projesinin meslek hakkına giden yolda en güçlü argümanımız olacağını düşündüğümüz için bu projeye inanan, eğitim alan ve destek veren tüm meslektaşlarımızla bu projenin sonuna kadar içerisinde olacağız.

 

İEO olarak önemli bir gündem maddemiz olan, OTC ve reçetesiz ilaçlar konusunda Ankara'da TİTCK yetkililerinin de katılımıyla gerçekleştirilen çalıştaylara ve toplantılara katılarak görüşlerimizi paylaştık. Bu toplantılarda 54 eczacı odamızın bu konuda tek vücut olduklarını gördük ve bu ilaçların eczanelerimizin dışına çıkmasına izin verilmemesi gerektiği yönündeki kararlılığa ortak olduk. Aynı zamanda TİTCK'nın bu konuda, reçetesiz de olsa bu ürünlerin ilaç olduğu, ilaç oldukları için Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılarak, eczaneler kanalıyla hastalara sunulması gerektiği ve reklam serbestliğinin uygun olmadığı yönündeki görüşlerini de son derece olumlu karşıladık.

 

Ancak OTC ve reçetesiz ilaçlar konusunda, sağlık hizmetinin önemli bir basamağı olan biz eczacıların endişeleri bunlarla sınırlı değil. Hasta yararı gözetilmeden yapılacak bir tanımlamanın, sosyal devlet anlayışı ile bağdaşmayacak şekilde hastalarımızın ilaca erişimini engelleyecek ve hastalarımız açısından maliyetini arttıracak sonuçlar doğurabileceğinin de farkındayız. Sosyal güvence kapsamı dışına çıkarılan ve tanımı ne olursa olsun aslında ilaç olan bu ürünlerin serbest piyasa şartları gereği yaşayacakları fiyat artışları da göz önüne alındığında, yapılacak düzenleme için önceliklerin; halk sağlığı ve hasta yararı olması gerektiği çok açıktır.

 

Bu konudaki mücadelemiz OTC ve reçetesiz ilaçların eczanelerimizde kalmasının yasal olarak güvence altına alınmasına ve uygulamanın hastalarımızın ilaca erişiminin önünde bir engel teşkil etmemesi sağlanana kadar devam edecektir.

 

Göreve geldiğimiz günden itibaren meslektaşlarımızdan sürekli olarak çalışma saatlerimizin hiçbir meslek grubunda olmadığı kadar uzun olması nedeniyle yeni bir düzenleme talebi gelmekteydi. Meslektaşlarımızın, hem kendileri hem de personelleri açısından daha insani mesai saatleri talepleri, özellikle bu yıl gündemimizde olan İş Teftiş Kurulunun meslek alanımıza yönelik bilgilendirme ve denetimlerinden sonra da büyük oranda artmıştı. İstanbul Eczacı Odası kadroları olarak bu talepleri değerlendirmek için İstanbul'daki tüm eczacı dinamiklerinden temsilcilerle yaklaşık 25 kişilik bir komisyon oluşturduk. Yapılan bir dizi toplantı sonucunda mesai saatlerimizin azaltılması yönünde öneriler oluşturduk. Bu önerileri oluştururken öncelikle meslektaşlarımız tarafından kabul görme olasılığı yüksek olan, yine meslektaşlarımızı ekonomik olarak minimum etkileyecek ve halkın ilaca erişimini kısıtlamayacak formülleri öne çıkardık. Eczane sahibi meslektaşlarımız arasında yapılan ankette önerilerimiz ortalama %75 oranında kabul gördü. 01.01.2017 tarihinden itibaren yeni çalışma saatlerimiz hayata geçerken, İstanbul Eczacı Odası kadroları olarak süreci çok yakından takip edecek ve meslektaşlarımızdan gelecek geri bildirimler doğrultusunda yeni önerileri titizlikle değerlendireceğiz.

 

Yine meslektaşlarımızdan gelen talepler doğrultusunda; sıralı dağıtım reçetelerinde ödenmesi gereken katkı payları ve onaylı icmal listeleri için Oda merkez veya şubelerine gelme zorunluluğunu ortadan kaldıran e-bandrol uygulamasını hayata geçirdik.

 

Son 1 yıldır aldığımız ekonomik tedbirler sonucunda İstanbul Eczacı Odası'nın mali yapısını güçlü bir hale getirdik. Ancak İstanbul Eczacı Odası bir şirket değildir, mali gücünü üyesinden almaktadır. Üyesinden aldığı bu mali gücü yine üyesi yararına kullanmalıdır. Bunun ilk adımı olarak seçimsiz olağan kongremizde Oda katılım paylarını arttırmadık. Hedefimiz bundan sonraki kongrelerde Oda katılım paylarını düşürmek. Ayrıca İstanbul Eczacı Odası'nın ekonomik yapısına zarar vermeden sıralı dağıtım reçeteleri katkı paylarıyla ilgili iyileştirme yapabilmek adına çalışmalarımız da devam ediyor.

 

21-24 Aralık 2016 tarihinde 10 yıl aradan sonra İstanbul'da 13.Türkiye Eczacılık Kongresini düzenliyoruz. TEB ve TEKB ile birlikte düzenlediğimiz bu kongrede, gerek kamu gerek özel sektörden konunun uzmanları tarafından, uluslararası alanda eczacıların rolü, eczane ekonomileri, reçetesiz ilaçlar, kamu eczacılığı ve hastane eczacılığı alanlarındaki sorun ve gelişmeler, klinik eczacılık, eczacılık eğitimi, akılcı ilaç kullanımı gibi birçok konu tartışılacak. Bu tartışmalardan mesleğimizin geleceğine yönelik kazanımlar çıkarılmasını diliyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

 

Değerli Meslektaşlarım;

 

Bizler aydın sınıfına giren sağlık meslek mensupları olarak, mesleki meselelerimizi ülke gündeminden ayrı tutma şansına sahip değiliz. Biz eczacılar ülkemizde ve dünyada yaşanan her türlü olumsuzluğa karşı tepkimizi göstermek ve insan hayatının öneminin altını çizmek zorundayız. Günü geldiğinde kadına karşı şiddetin, çocuk istismarlarının, iş cinayetlerinin karşısında durduğumuz gibi, günü geldiğinde de ağaçlarımıza, derelerimize sahip çıkmalıyız. Hukukun üstünlüğü, ifade özgürlüğü ve demokrasi gibi insan haklarının temel kavramlarını yaşatmak adına vermekte olduğumuz mücadeleden asla vazgeçmemeliyiz.

 

93 yıllık Cumhuriyet tarihimizin en karanlık günlerini yaşadığımız bu süreçten bir an önce aydınlığa çıkmak talebimizi bir kez daha yineliyor, hepinize saygılar sunuyorum.

İstanbul Eczacı Odası Başkanı
Ecz. Zafer Cenap Sarıalioğlu