Basın toplantısında yapılan ortak açıklamayı aşağıda meslektaşlarımızın bilgisine sunarız.
BASIN AÇIKLAMASI
SAĞLIK HAKKIMIZDAN, İŞ GÜVENCEMİZDEN, MESLEKİ ONURUMUZDAN
VAZGEÇMEYECEĞİZ!
Bu gün artık açıkça Görülüyor ki hükümet, "Sağlıkta Dönüşüm Programı" adı altında hayata geçirdiği programla sağlığı metalaştırmakta ticarileştirmede kararlı görünmektedir. Çünkü son iki yıldır devam eden kriz ortamında bile görülmüştür ki pek çok sektördeki iflaslara, küçülmelere rağmen dünyada üçüncü büyük sektör haline gelen sağlık sektörü %12'lik büyüme hızı ve karlılığı ile sermayenin ve tekellerin ilgisini çekmeye ve iştahını kabartmaya devam etmektedir.
AKP Hükümeti dünyada ve ülkemizdeki Uygulamaların ortaya çıkardığı sosyal, ekonomik, ahlaki, mesleki- etik sorunlara ve yıkıcı sonuçlarına rağmen sağlık hizmetlerini piyasalaştırarak ticarileştirmekte ve kamunun sağlık hizmeti sunumundan çekilerek alanın uluslar arası sermaye tekelleri için kârlı bir pazar haline getirilmesi programında toplumsal itirazlara kulak tıkayarak, diğer ülkelerdeki olumsuz deneyimlere gözünü kapatarak adım adım ilerlemektedir.
Birinci basamağı özelleştiren aile doktorluğu, sağlık hakkını ve sosyal güvenliğe darbe vuran SSGSS yasası, çalışanları köleleştiren sözde Tam Gün'ün ardından kamuyu sağlık hizmetlerinden tamamen tasfiye edecek olan Kamu Hastaneleri Birlikleri/Şirketleri Yasa Tasarısı da Mecliste.
SAĞLIKTA DEPREM ve ARTÇI SARSINTILAR DEVAM EDİYOR
"KAMU HASTANESİ DE KALMIYOR KAMU GÜVENCESİ DE"
Tasarıya göre Sağlık Bakanlığı'na ait 800 kamu hastanesi 40 kamu hastanesi birliği/holdingi içerisinde gruplanarak 400 başhekimliğe indirilmekte böylece 400 kamu hastanesi birleştirilerek ya da kapatılarak tasfiye edilmektedir. Kamu hastaneleri birlikleri, yönetim kurulları ve genel sekreterlikleri ile birlikte gelip gidecek 6820 kadronun yanı sıra mevcut kamu hastanelerinde çalışan tüm sağlık personelinin de sözleşmeli statüde çalıştırılacağı tanımlanmaktadır.
Artık anlaşılmıştır ki, AKP hükümeti ulusal ve uluslararası temel yasal düzenlemeleri ve değerleri hiçe sayarak sağlık hakkı başta olmak üzere örgütlü ve güvenli / güvenceli çalışma hakkını ortadan kaldırmaya, çalışanlarının emeğini ucuzlatmaya ve gasp etmeye dönük uygulamalarda gözünü budaktan esirgememektedir.
Bilindiği gibi hükümet, Sağlıkta Dönüşüm Programı kapsamında bugüne kadar;
Muayene ücretlerini %650 oranında artırmıştır.
Yeşil Kartlılar dâhil herkes artık katkı ve katılım payı ödemek durumunda bırakılmıştır.
Anne babası sigortalı olmayan 18 yaş altı çocukları için kısıtlamalar getirilmiş birçok ilaç ödeme kapsamından çıkarıldı, sosyal güvenli kurumunun ilaçta ve tıbbi malzemede ödediği pay düşürüldü, vatandaşın katkısı arttı.
Kendilerinin ve nüfuz ve iktidar sahiplerinin olanakları genişletilirken, ayrıcalıklı olanlar Türkiye'de verilen hizmetler için bile Amerika'ya gönderilirken, sigortası olmayan, primini ve katkı / katılım payını ödeyemeyen vatandaş mağdur olmakta, kapısı açık hastanelerden ve eczanelerden geri dönmektedir.
Sağlık alanında yaratılan kaos ve yaşanılan mağduriyetler ile sağlık emekçileri ile hastalar karşı karşıya getirilmekte ve sağlık ortamındaki şiddet ve gerilim her geçen gün artarak devam etmektedir.
Taşeron olarak çalıştırılan işçiler, kriz bahanesiyle işsiz bırakılarak yüz binlerce emekçi ve ailesi sağlık güvencesinden mahrum bırakılmıştır.
HALKIMIZA, SAĞLIK VE SOSYAL HİZMET ÇALIŞANLARINA ÇAĞRIMIZDIR:
Sağlık ve güvenli gelecek hakkı başta olmak üzere,
4B, 4C, 4924, vekil, taşeron adı altında güvencesiz çalıştırmaya son verilmesi, tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin tek statüde ve güvenceli çalışması için,
Rekabeti körükleyen, güvencesi performans ücretlendirmesi yerine; emekliliğimize de yansıyacak insanca yaşamaya yetecek, güvenceli temel ücret için,
Sağlıklı ve güvenli çalışma ortamı için,
Özlük haklarımız, meslek ve görev tanımlarımız için,
Meslek hastalıkları ve iş kazalarının bilimsel temelde ele alınması ve bu alanda yasal düzenlemeler yapılması için,
Esnek-kuralsız, fazla çalıma ve angaryaya hayır demek için,
Birinci basamağı özelleştiren, çalışanları güvencesizleştiren Aile Hekimliği ve performansa dayalı, kölece bir çalışma düzeni getiren Tam Gün Yasası'nın iptal edilmesi, Hastaneleri işletme haline getirecek olan Kamu Hastaneleri Birlikleri Yasa Tasarısı'nın geri çekilmesi için,
Sağlıkta katkı-katılım payı ve her türlü ilave ücretlerin kaldırılması ve sağlık hakkının güvenceye alınması için,
İlaç tekellerinin çıkarları doğrultusunda yapılan; eczaneleri kapanma, eczacıları işsiz, hastaları ilaçsız kalma tehlikesiyle karşı karşıya getiren düzenlemelerden vazgeçilmesi için,
Toplumun %80'i ağız-diş sağlığı sorunu yaşadığı halde bu alana kaynak ayırmayan, diş hekimlerini görmezden gelen tavrını sona erdirilmesi için,
Gıda güvenliği ve hayvan sağlığının tekellerin çıkarlarına teslim edip halkı kene, kuş, domuz vb. hayvan adlarıyla malul salgın hastalıklarına mahkum eden anlayıştan vazgeçilmesi ve veteriner hekimlik alanının kamusal bir anlayışla yeniden düzenlenmesi için,
BU TALEPLERİ KENDİ TALEPLERİ OLARAK GÖREN
TÜM HALKIMIZI, SAĞLIK VE SOSYAL HİZMET EMEKÇİLERİNİ SAĞLIKTA YARATILAN BU YIKIMA DUR DEMEK İÇİN
EYLEMLERE KATILMAYA DAVET EDİYORUZ.
İSTANBUL TABİP ODASI
İSTANBUL DİŞ HEKİMLERİ ODASI
İSTANBUL ECZACI ODASI
İSTANBUL VETERİNER HEKİMLER ODASI
SES İSTANBUL ŞUBELERİ
DEV SAĞLIK-İŞ