Bu işlem birkaç saniye sürebilir lütfen bekleyiniz.

E-POSTA İLE GÖNDER

 
Adınız Soyadınız
E-Posta Adresiniz
Göndereceğiniz E-Posta
Mesajınız
Resimde gördüğünüz rakamları sağdaki kutucuğa yazınız

Eczane Mali Rehberi

Eczane Hizmet Bedeli, Muayene Katılım Payı, İlaç Katkı Payı

Soru 1: Eczane hizmet bedeli nedir, nasıl hesaplanır ve muhasebe kaydı nasıl yapılır?

SGK ile Türk Eczacılar Birliği arasında 01.02.2012 tarihinden itibaren yürürlüğe girmek üzere “Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacılar Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol”un 3.4 maddesinde belirtildiği üzere;

“Eczacıya her reçete başına 25 (yirmibeş) kuruş hizmet bedeli ödenir. Bu bedel 01.03.2012 tarihinden itibaren ödenir.” gereği eczanelere SGK’ya düzenleyecekleri faturalarda “Eczane hizmet bedeli” ödenmeye başlanmıştır.

Soru 2: Muayene katılım payı nedir?

Sosyal Güvenlik Kurumu adına muayene katılım payı tahsil edilmesi durumunda herhangi bir tevsik edici belge düzenlenmeyecektir. Konu ile ilgili olarak Maliye Bakanlığı'nca 16.02.2009 tarihinde yayımlanan 40 (3) No’lu Vergi Usul Kanunu Sirkülerinde ayrıntılı açıklama yapılmıştır. Kısaca; … “Yapılan açıklamalar uyarınca, Sosyal Güvenlik Kurumu adına muayene katılım payı tahsil edilmesi sırasında kişilere herhangi bir mal satışı veya hizmet yapılmadığından, bu uygulamaya yönelik olarak tahsilatı yapanlarca (eczane, özel sağlık kurumu, vb.) bir belge düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır.

Soru 3: İlaç katılım payı nedir?

Eczane işletmelerinde hastalardan ilaç katılım payı olarak tahsil edilen bedeller de vardır.

Bu işlem hastaya teslim edilen ilaç bedelinin bir kısmının hastadan bir kısmının da SGK’dan tahsil edilmesidir.

İlacın hastaya tesliminde ilaç bedelinin bir kısmı hastadan teslim edilir, bir kısmı da SGK’ya fatura edilen reçete bedelleri üzerinden yapılır.

Örneklemek gerekirse : 100,00 TL lik ilaç teslimi hastaya yapılmış ve bu işlem karşılığında hastadan 10,00 TL ilaç katılım payı tahsil edilmiştir.

Bu işlem karşılığında hastaya 10,00TL’lik yazar kasa fişinin düzenlenerek verilmesi zorunludur.

Önerimiz

Bu işlem için;
Eczane işletmelerinin yazar kasalarda

İlaç katılım payı olarak;
%8 KDV dahil ayrı bir tuş kodlanılmasıdır.

Bu şekilde konunun takip ve izahı uygun olur düşüncesindeyiz.

Hastalardan ilaç katılım payı tahsil edildiğinde ilaç katılım payı yazılı yazar kasa fişi verilmelidir.

Örnek olarak göstermek gerekirse yazar kasa tuşları aşağıdaki gibi kodlanabilir.

%8 KDV Dahil
Perakende ilaç satış fişi tuşu

%8 KDV Dahil
Reçete karşılığı hastadan alınan ilaç katılım payı tuşu

Hastaya teslimi yapılan 100,00 TL KDV dahil X ilacının reçete bedelinin SGK’ya fatura edilmesi ve hastadan 10,00 TL alınan ilaç katılım payının muhasebe kayıtları aşağıdaki şekilde oluşacaktır.

İsmail Hakkı GÜNEŞ / İst. Eczacı Odası Mali Danışmanı
Öğr.Gör. / Yeminli Mali Müşavir

Miadı Geçen İlaçlar, Vergi Karşısındaki Durumu Ve Muhasebe Kayıtları

Soru 1: İLAYS Nedir?

İLAYS (İlaç Atık Yönetim Sistemi) TEB 1. Bölge İstanbul Eczacı Odası'nın 14.03.2005 tarih ve 25755 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği" sonrasında Odamız yönetimlerinin uzun takip, görüşme ve müzakereler sonrası Sağlık Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ile yaptığı görüşme ve anlatımlar sonucu kuruldu.

Maliyeti yüksek ve zor bir süreci gerektiren "miadı geçen ilaçların bertaraf edilmesi "farmasötik atık bertaraf belgelerinin" eczanelere iletilmesini sağlayan sistemin kurulması Odamızın önderliğinde toplumsal ve sosyal sorumluluğumuzun gereği ile daha kolay uygulanabilir hale geldi. Böylece "farmasötik atık bertaraf belgeleri" ile miadı geçmiş ilaçların çevre ve halk sağlığı açısından imhası ile muhasebe kayıtlarına intikali kolay uygulanabilir hale geldi.

Soru 2: Miadı geçen ilaçların vergi kanunları karşısındaki durumu

Vergi usul kanunu açısından

213 sayılı VUK 'un "Emsal Bedeli ve Emsal Ücreti" başlıklı 267. maddesinde; " Emsal bedeli, gerçek bedeli olmayan veya bilinmeyen veyahut doğru olarak tespit edilemeyen bir malın, değerleme gününde satılması halinde emsaline nazaran haiz olacağı değerdir.

Üçüncü sıra: (Takdir esası) Yukarıda yazılı esaslara göre belli edilemeyen emsal bedelleri ilgililerin müracaatı üzerine takdir komisyonunca takdir yolu ile belli edilir. Takdirler, maliyet bedeli ve piyasa kıymetleri araştırılmak ve kullanılmış eşya için ayrıca yıpranma dereceleri nazara alınmak suretiyle yapılır. Takdir edilen bedellere mükelleflerin vergi mahkemesinde dava açma hakkı mahfuzdur. Ancak, dava açılması verginin tahakkuk ve tahsilini durdurmaz.

Emsal bedelinin mükellef tarafından bizzat hesaplandığı hallerde, bu hesaplara ait kayıt ve cetveller ispat edici kağıtlar olarak muhafaza edilir.

Yukarıdaki esaslarla mukayyet olmaksızın kaza mercilerinin re'sen biçtikleri değerler ile zirai kazanç ölçülerini tespit eden kararnamelerde yer alan unsurlar emsal bedeli yerine geçer."

Gelir ve kurumlar vergisi açısından

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun "Safı Kurum Kazancı" başlıklı 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safı kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safı kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

19 3 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde ise ticari kazancın tespitinde indirilebilecek giderler sayılmış olup anılan maddenin (3) numaralı bendinde de işle ilgili olmak şartıyla mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatların gider olarak indirilmesinin kabul edileceği belirtilmiştir.

Katma Deger Vergisi Kanunu yönünden

Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 29 uncu maddesinde mükelleflerin vergiye tabi işlemler dolayısıyla hesaplanan KDV den, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV nin indirim konusu yapılabileceği hükme bağlanmıştır. " ... KDV Kanunu'nun (30/c) maddesinde; deprem, sel felaketi ve Maliye Bakanlığının yangın sebebiyle mücbir sebep ilan ettiği yerlerdeki yangın sonucu zayi olanlar hariç olmak Üzere, zayi olan mallara ait KDV'nin indirim konusu yapılamayacağı hükme bağlanmıştır.

Bu hüküm uyarınca, kullanım süresi geçen veya bir başka biçimde kullanılamayacak hale gelen ve imha edilen mallar, zayi olan mal mahiyetinde olduğundan mükelleflerce bu malların iktisabı dolayısıyla yüklenilen KDV nin indirim konusu yapılması da mümkün bulunmamaktadır. Bu çerçevede, zayi olan mallara ait yüklenilen ve daha önce indirim konusu yapılan KDV'nin, imha tarihini kapsayan vergilendirme dönemine ait 1 No.lu KDV beyannamesinin "İlave Edilecek KDV" satırına dahil edilmek suretiyle indirim hesaplarından çıkarılması gerekmektedir." açıklamasına yer verilmiştir.

Soru 3: Miadı geçen ilaçların muhasebe kayıtları

Komisyon kararı sonucu farnasötik atık bertaraf belgelerinin mükellefe verilmesi sonucunda ise aşağıdaki kayıt yapılacaktır.

İsmail Hakkı GÜNEŞ / İst. Eczacı Odası Mali Danışmanı
Öğr.Gör. / Yeminli Mali Müşavir

Ticari Kazancın Tespitinde İndirilecek Giderler

Gelir, safi tutarları üzerinden vergiye tabi tutulmaktadır. Gelir Vergisi Kanunu’nun 40’ıncı maddesine göre, safi tutarı tespit edebilmek için, gayri safi hasılattan indirilebilecek giderler aşağıda sıralanmaktadır.

  1. Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler,
  2. Hizmetli ve işçilerin iş yerinde veya iş yerinin müştemilatında iaşe ve ibate giderleri, tedavi ve ilaç giderleri, sigorta primleri ve emekli aidatı ve demirbaş olarak verilen giyim eşyası (Resmi ve özel daire ve müesseselerce hizmet erbabına işin icabı olarak verilen ve bunların işten ayrılmaları halinde geri alınan giyim eşyası),
  3. İşle ilgili olmak şartıyla, mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatlar,
  4. İşle ilgili ve yapılan işin ehemmiyeti ve genişliği ile mütenasip seyahat ve ikamet giderleri,
  5. Kiralama yoluyla edinilen veya işletmeye dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderleri,
  6. İşletme ile ilgili olmak şartıyla; bina, arazi, gider, istihlak, damga, belediye vergileri, harçlar ve kaydiyeler gibi ayni vergi, resim ve harçlar,
  7. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanlar,
  8. İşverenlerce, Sendikalar Kanunu hükümlerine göre sendikalara ödenen aidatlar,
  9. İşverenler tarafından ücretliler adına bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları, (İşverenler tarafından bireysel emeklilik sistemine ödenen ve ücretle ilişkilendirilmeksizin ticari kazancın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılacak katkı paylarının toplamı, ödemenin yapıldığı ayda elde edilen ücretin %15’ini ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşamaz. Gerek işverenler tarafından bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları, gerekse bu kanunun 63’üncü maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi kapsamında indirim konusu yapılacak prim ödemelerinin toplam tutarı, ödemenin yapıldığı ayda elde edilen ücretin %15’ini ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşamaz.)
  10. Fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara Maliye Bakanlığı’nca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bağışlanan gıda, temizlik, giyecek ve yakacak maddelerinin maliyet bedeli. Ayrıca, Bağ-Kur primleri de sosyal güvenlik mevzuatı uyarınca ödenmiş olması şartıyla beyan edilen ticari kazançla sınırlı olmak üzere indirim konusu yapılabilecektir.

Yıllık Beyannameye Dahil Edilen Kazanç Ve İratlardan Yapılacak İndirimler

Yıllık beyanname ile bildirilecek gelirlere ilişkin indirimler Gelir Vergisi Kanunu ile diğer kanunlarda belirtilmiştir. Gelir Vergisi matrahının tespitinde gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden, aşağıda belirtilen indirimlerin yapılabilmesi için yıllık beyanname ile bildirilecek bir gelirin bulunması ve yapılacak indirimlerin ilgili mevzuatta belirtilen şartları taşıması gerekmektedir.

Ticari kazançtan indirim konusu yapılabilecek hususlar şunlardır

  1. Şahıs sigorta primleri,
  2. Eğitim ve sağlık harcamaları,
  3. Bağış ve yardımlar,
  4. Sponsorluk harcamaları,
  5. Ar-Ge harcamaları,
  6. Başbakanlık veya Bakanlar Kurulu’nca başlatılan yardım kampanyalarına yapılan ayni ve nakdi bağışlar,
  7. Türkiye Kızılay Derneği’ne ve Türkiye Yeşilay Cemiyeti’ne makbuz karşılığı yapılan nakdi bağış ve yardımlar,
  8. Girişim Sermayesi Fonu olarak ayrılan tutarların indirimi,
  9. Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilerle, işyeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında bulunanlara hizmet veren bazı sektör işletmelerinin münhasıran bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlara ilişkin indirim,
  10. Korumalı iş yeri indirimi,
  11. Bireysel Katılım Yatırımcısı indirimi
  12. EXPO 2016 Antalya Ajansı’na yapılan her türlü nakdi ve ayni bağış ve yardımlar ve sponsorluk harcamaları,
  13. Diğer kanunlara göre tamamı indirilecek bağış ve yardımlar.

İndirim konusu yapılacak tutarın hesaplamasında gayrisafi hasılattan giderler düşüldükten, geçmiş yıl zararları ve indirimler düşülmeden önceki safi irat esas alınacaktır.

Şahıs Sigorta Primleri

1/1/2013 tarihinden itibaren, yıllık beyanname veren mükellefler için vergi matrahlarının tespitinde bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları indirim konusu yapılamayacaktır. 1/1/2013 tarihinden itibaren elde edilen gelirler için verilecek yıllık gelir vergisi beyannamelerinde, bireysel emeklilik dışında kalan şahıs sigortaları için ödenen primlerin beyan edilen gelirin % 15’ine kadar olan kısmı matrahın tespitinde indirim konusu yapılabilecektir.

İndirim konusu yapılacak tutarın hesaplamasında beyan edilen gelir olarak, yıllık gelir vergisi beyannamesinde yer alan indirimler ve geçmiş yıl zararları düşülmeden önceki tutar esas alınacaktır. Bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları hiçbir şekilde indirim konusu yapılmayacaktır.

Yıllık beyannamede matrahın tespitinde dikkate alınacak sigorta primleri;

  • Mükellefin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait birikim priminin alındığı hayat sigortalarına ödenen primlerin %50’si ile,
  • Ölüm, kaza, hastalık, sağlık, engellilik, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta primlerinin %100’ünden oluşmaktadır.

İndirim konusu yapılacak primlerin toplamı, beyan edilen gelirin %15’ini ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşamayacaktır. (2016 yılı gelirlerine ilişkin olarak kullanılacak olan asgari ücretin yıllık brüt tutarı 19.764,00 TL’dir).

Eğitim ve Sağlık Harcamaları

Aşağıda belirtilen şekilde yapılan eğitim ve sağlık harcamaları beyan edilen gelirin % 10’unu aşmaması şartıyla yıllık beyanname ile bildirilecek gelirlerden indirilir:

  • Eğitim ve sağlık harcamaları Türkiye’de yapılmalıdır.
  • Gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olan gerçek veya tüzel kişilerden alınacak belgelerle tevsik edilmelidir.
  • Söz konusu harcamalar mükellefin kendisi, eşi ve küçük çocuklarına ilişkin olmalıdır.

“Küçük çocuk” tabiri, mükellefle birlikte oturan veya mükellef tarafından bakılan (nafaka verilenler, evlat edinilenler ile ana veya babasını kaybetmiş torunlardan mükellefle birlikte oturanlar dâhil) 18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış çocukları ifade etmektedir.

Bağış ve Yardımlar

a) Bağış ve Yardımlar

Gelir vergisi mükellefleri, genel ve özel bütçeli kamu idareleri, il özel idareleri, belediyeler, köyler ile kamu yararına çalışan dernekler ve Bakanlar Kurulu’nca vergi muafiyeti tanınan vakıflara yıllık toplamı beyan edilecek gelirin % 5’ini (kalkınmada öncelikli yöreler kapsamındaki illerde zikredilen kurum/kuruluş, dernek veya vakıflara yapılan bağış ve yardımların yıllık toplamı beyan edilecek gelirin % 10’unu) aşmamak üzere, makbuz karşılığında yaptıkları bağış ve yardımları yıllık beyanname ile bildirilecek gelirlerinden indirim konusu yapabilirler.

b) Sınırsız İndirilecekler

  • Genel ve özel bütçeli kamu idarelerine, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere bağışlanan okul, sağlık tesisi ve 100 yatak kapasitesinden az olmamak üzere öğrenci yurdu (Kalkınmada Öncelikli Yörelerde 50 yatak kapasiteli) ile çocuk yuvası, yetiştirme yurdu, huzurevi, bakım ve rehabilitasyon merkezi ile mülki idare amirlerinin izni ve denetimine tabi olarak yaptırılacak ibadethaneler ve Diyanet İşleri Başkanlığı denetiminde yaygın din eğitimi verilen tesislerin ve Gençlik ve Spor Bakanlığı’na ait gençlik merkezleri ile gençlik ve izcilik kamplarının inşası dolayısıyla yapılan harcamalar veya bu tesislerin inşası için bu kuruluşlara yapılan her türlü bağış ve yardımlar ile mevcut tesislerin faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için yapılan her türlü nakdi ve ayni bağış ve yardımların tamamı beyan edilen gelirden indirilebilecektir.
  • Fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara Maliye Bakanlığı’nca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bağışlanan gıda, temizlik, giyecek ve yakacak maddelerinin maliyet bedellerinin tamamı beyan edilecek gelirden indirilebilecektir.
  • Genel ve özel bütçeli kamu idareleri, il özel idareleri, belediyeler, köyler, kamu yararına çalışan dernekler, Bakanlar Kurulu’nca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve bilimsel araştırma faaliyetinde bulunan kurum ve kuruluşlar tarafından yapılan ya da Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca desteklenen veya desteklenmesi uygun görülen harcamalar (Gelir Vergisi Kanunu’nun 89’uncu maddesinin 7’nci fıkrasında sayılmaktadır) ile bu amaçla yapılan her türlü bağış ve yardımların tamamı beyan edilen gelirden indirim konusu yapılabilecektir.

İsmail Hakkı GÜNEŞ / İst. Eczacı Odası Mali Danışmanı
Öğr.Gör. / Yeminli Mali Müşavir