Bu işlem birkaç saniye sürebilir lütfen bekleyiniz.

E-POSTA İLE GÖNDER

 
Adınız Soyadınız
E-Posta Adresiniz
Göndereceğiniz E-Posta
Mesajınız
Resimde gördüğünüz rakamları sağdaki kutucuğa yazınız

Mesleğimiz İçin Mücadeleye Devam

01.02.2018 / 14:122271

Sevgili Meslektaşlarım;

 

Odamızın ve mesleğimizin güncel konularıyla ilgili gelişmeleri ve değerlendirmelerimi, 2018'in bu ilk yazımda sizlerle paylaşacağım.

 

Bildiğiniz üzere Mecidiyeköy'de hizmet vermekte olduğumuz merkez binamız kentsel dönüşüm kararı gereği yıkıldı. Son iki yılda oluşturduğumuz mali disiplin sonucunda; İEO olarak 2 katında mal sahibi, 1 katında kiracı olduğumuz Gökfiliz İş Merkezinden bir daire daha satın aldık. Böylece yaklaşık 2 yıl sonra yeni binamıza taşındığımızda artık kira sorunumuz ortadan kalkmış olacak. Mal sahibi olmamız sebebiyle de en doğru ve efektif hizmet verecek şekilde düzenlememizi yapabilme imkanımız olacak. İstanbul Eczacı Odası olarak, siz değerli meslektaşlarımıza yakışan bir merkez binamız olacak.

 

2017 yılı Kasım ayında yapılan TEB seçimlerinde, İEO olarak 8 yıl aradan sonra yeniden TEB nezdinde temsiliyet hakkı kazandık. Ecz. Serdar Türkaydın arkadaşımız Merkez Heyeti üyeliğine, Ecz. Hilal Emiroğlu Esen arkadaşımız Yüksek Haysiyet Kurulu üyeliğine seçildi. İki arkadaşımızın da İEO'yu en iyi şekilde temsil edeceklerinden hiç şüphem yok, kendilerine yeni görevlerinde başarılar diliyorum.

 

TEB'de görev almak önemlidir. İstanbul Eczacı Odası gibi yaklaşık 8000 üyesi olan, Türkiye ölçeğinden bakıldığında tüm üyelerin dörtte birinin temsiliyetine sahip olan bir Odanın hiç şüphe yok ki meslek politikalarına katacağı çok şey vardır. Mesleki alanda yaşanan her türlü sorunun yoğunlaştığı bölge olarak İstanbul'un örgütsel tecrübesinin ve yapacağı çalışmaların, sorunların çözümüne ciddi katkısı olacağı açıktır.

 

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın, 6197 ve 1262 sayılı yasalarımıza aykırı olarak eczanelerimizi kayıt altına alma ve denetleme yapma çabalarını hepimiz biliyoruz. Bu konuda meslektaşlarımızın bireysel olarak açtıkları ve bizlerin de hukuksal danışmanlık desteği verdiğimiz birçok dava lehimize sonuçlandı. Buna rağmen Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bu konuda ısrarcı olmaya devam etti. Bunun üzerine İEO olarak Bakanlık aleyhine dava açtık ve dava geçtiğimiz ay lehimize sonuçlandı. Kararda; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın gıda takviyeleri ile ilgili olan denetleme yetkisinin, ürünün eczaneye girmeden önceki ruhsatlandırma, üretim ve sevkiyat aşamalarına ilişkin olduğu, ürün eczaneye girdikten sonra ise Bakanlığın herhangi bir yetkisi olmadığı net bir şekilde ifade edildi. Bu kararı Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'na göndererek mahkeme kararına uymalarını talep ettik, Bakanlık davayı temyiz mahkemesine taşıdı. Temyiz mahkemesinin kararı sonucunda bu sorunun sona ereceğine inanıyorum.

 

Meslek alanımızda bir diğer önemli gelişme ise "reçetesiz ilaçlar" sürecinde yaşandı. Aralık ayı sonlarında TİTCK reçetesiz ilaçlar listesi yayınladı. Kurum, 62 kalem etken maddenin reçetesiz ilaçlar grubuna alınarak eczanelerimizden reçetesiz satılabilmesi yönünde çalışma yaptıklarını ve bu konuda eczacı örgütlerinin düşüncesini öğrenmek istediğini Merkez Heyetimizle paylaştı. TEB ve 54 Eczacı Odası bu konudaki çekincelerini TİTCK'ya bildirdi. "Reçetesiz ilaç" adıyla başlayan süreci, bu ilaçların geri ödeme kapsamından çıkarılmalarının takip edeceğini, reklam ve fiyat serbestliğine evrilmesiyle beraber halkın alım gücünü zorlayacağını ve son olarak da  eczane dışına çıkmalarıyla birlikte birçok ülkede örnekleri görüldüğü üzere halk sağlığını son derece kötü etkileyerek sonlanacağını ve Türkiye'deki sağlık okur-yazarlığının böyle bir uygulama için yeterli olmadığını Bakanlığa ilettik. Ve bu konuyla ilgili 5 Ocak 2018 tarihinde Ankara'da 54 Eczacı Odası ve TEB Merkez Heyeti olarak ortak bir basın açıklaması yaptık. Basın açıklamamızın akşamında TİTCK, tarafların tamamının mutabakatı sağlanıncaya kadar reçetesiz ilaç listesini geri çektiğini açıkladı. Bir kez daha gördük ki tek ses olmak, birlikte hareket edebilmeyi başarmak çok önemli.

 

Son günlerde Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ruhsatlı bitkisel ürünler ve gıda takviyelerinin, maalesef eczaneler dışında, internet ortamında, marketlerde satıldığına şahit oluyoruz. Bu ürünlerin tamamı farmasötik dozaj formunda olan ve etken madde içeren ürünlerdir. Ayrıca ne yazık ki geçtiğimiz yıllarda, doktor reçetesi veya eczacı tavsiyesi olmadan, internetten temin edilen bu ürünlerle ilgili ölüm haberleri hala hafızalarımızdadır. Bu dönem, bu ürünlerle ilgili eczanelerde ve eczacı tavsiyesiyle satılabilmeleriyle ilgili çalışmalarımıza hız vereceğiz. Daha fazla can kaybı yaşanmadan, geri dönülemez sonuçlara sebep olmadan bu sorunun çözülmesi için hem Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı hem de Sağlık Bakanlığı nezdinde görüşmeler yaparak bu ürünlerin eczanelerde ve eczacı danışmanlığı altında halka ulaştırılması için yasal düzenlemeleri talep edecek ve takipçisi olacağız.

 

Geçtiğimiz dönem, mesleğimizin kanayan yarası muvazaa sorunu ile mücadelemize hepiniz şahit oldunuz. Bu mücadeledeki başarımızda hiç kuşku yok ki siz meslektaşlarımızın, bölge temsilcilerimizin, denetçi eczacılarımızın, onur kurulumuzun ve yönetim kurulumuzun kararlılığı yadsınamaz. Ancak bu mücadelede İl Sağlık Müdürlüğü yetkililerimizin de verdikleri desteği görmezden gelmemiz mümkün değil. Bu vesileyle kendilerine bir kez daha teşekkür ediyorum. Yine bu dönem daha da tecrübeli bir kadro olarak muvazaa ile mücadelemize devam ediyoruz. Geçen dönemden farklı olarak önümüzdeki süreçte muvazaa yapan üçüncü kişilerin de ceza alması ile ilgili çalışma içindeyiz ve bunun çok anlamlı olduğuna inanıyoruz. Mesleğimizin hak ettiği saygınlığa yükselmesi için muvazaa ile mücadelede kararlıyız ve hız kesmeden bu mücadeleye devam edeceğiz.

 

2016 yılı Nisan ayında imzalanan 2+2 yıllık SGK ilaç alım protokolünün ilk dönemi dolmak üzere. Şubat ayından itibaren SGK ile TEB arasında protokol revizyon görüşmeleri başlayacak. İstanbul'da birçok meslektaşımızın hiçbir kusuru olmadığı halde ekonomik kayıplar yaşamalarına sebep olan sahte reçete-sahte rapor konusu bizim önceliğimiz. Bu konuda yapılacak yeni bir düzenlemeyle, eczacının görevini eksiksiz yaptığı durumlarda reçete sahteciliklerinden sorumlu tutulmaması için elimizden gelen tüm çabayı ortaya koyacağız ve bu sorunu çözebileceğimize inanıyoruz.

 

Değerli Meslektaşlarım;

 

Henüz ilk günlerini yaşadığımız yeni yılda; ülkemizde fazlasıyla canımızı yakan kadına şiddetin, çocuk istismarlarının, işçi cinayetlerinin son bulmasını diliyorum. Çocuklarımızın, KHK'larla değil, demokrasiyle yönetilen bir ülkede yaşamalarını umuyorum. Dünyamızda savaşların ve şiddetin sona ermesini, hepimiz için sağlıklı ve mutlu bir yıl olmasını temenni ediyorum.

 

Sizleri M. Kemal Atatürk'ün bir sözüyle saygıyla selamlıyorum.

"Vatanını en çok seven işini en iyi yapandır."

İstanbul Eczacı Odası Başkanı
Ecz. Zafer Cenap Sarıalioğlu