Bu işlem birkaç saniye sürebilir lütfen bekleyiniz.

E-POSTA İLE GÖNDER

 
Adınız Soyadınız
E-Posta Adresiniz
Göndereceğiniz E-Posta
Mesajınız
Resimde gördüğünüz rakamları sağdaki kutucuğa yazınız




ÇÜNKÜ HER MASAL MUTLU SONU HAK EDER...

Türkiye’de her yıl 3.500 çocuğumuza kanser teşhisi konuluyor. Nükslerle birlikte bu rakam 5.000’e çıkıyor. Tedavi uzun ve zorluklarla dolu bir süreçten oluşuyor. Bir çok çocuğumuz ebeveynlerinin maddi durumlarından dolayı uygun tedavi koşullarına erişemiyor.

Bazıları evlerini geride bırakıp tanımadıkları memleketlere gitmek zorunda kalıyor. Anne-babaları maddi sıkıntılar yaşayan çocuklar ise tedavileri süresince kalacak bir yer bile bulamıyor.

Kanserli Çocuklara Umut Vakfı (KAÇUV), tedavi için tüm hayat düzenlerini geride bırakarak İstanbul’a gelen ancak ebeveynlerinin maddi sıkıntılarından dolayı kalacak bir yer bulamayan çocuklar ve aileleri için II. Aile Evi’ni inşa ediyor. İlki 2012 yılında İstanbul/Cerrahpaşa’da inşa edilen Aile Evi ile 226 kanserli çocuğumuz ve ailelerine tedavi süresince hizmet verildi.

Desteğe ihtiyacı olan daha fazla çocuğumuza ulaşmak için II. Aile Evi inşası, İstanbul/Pendik bölgesinde 2017 Aralık ayında başladı.

II. Aile Evi de ilkinde olduğu gibi ihtiyaç duyan tüm kanserli çocuklarımıza; konaklama, gıda, hijyen ve psiko-sosyal destek hizmetleri sağlayan umut dolu bir ev olacak.

II. Aile Evi 6 kattan oluşacak ve içinde 22 Çocuk/Aile Odası, eğitim sınıfı, oyun odası, bilişim odası, ebeveyn atölyesi ve oyun bahçesi yer alacak.

2018 Yılı Aralık ayında hizmete açılması planlanan II. Aile Evi’nde İstanbul Eczacı Odası olarak bizim de umut dolu bir odamız olsun istiyoruz. II. Aile Evi’ndeki bir çocuk/aile odasının yapımını sahiplenmeyi hedefliyoruz. II. Aile Evi’nde kalan çocuklarımızın manevi ailesi olmayı diliyoruz.



Gelin, yaşamın ve yaşatmanın önemini bilen, hayatını insanlık hizmetine adamak üzere yemin eden biz eczacılar, kanserli çocuklarımıza sahip çıkalım.

Gelin hep birlikte bu umut dolu serüveni başlatalım.

Çünkü her masal mutlu sonu hak eder…

• Aşağıdaki linkten yapacağınız bağışlar direkt olarak Kanserli Çocuklara Umut Vakfı’nın II. Aile Evi bağış hesaplarına gidiyor. Vakıf bizlerden gelecek bağışları, İstanbul Eczacı Odası için oluşturduğu kampanya modülünde tutacak ve bizlere düzenli olarak raporlayacak.

Çocuklarda Kanser

Çocuklarda kanser erişkinlere oranla 100 kat daha az görülür. Bir başka deyişle, tüm kanserlerin sadece % 2-4’ü çocuklarda görülmektedir.

Her yıl 1 milyon çocuktan 120’sinde kanser gelişmektedir. Çocukluk çağı kanserleri en sık ilk 5 yaşta ve 10-15 yaş döneminde ortaya çıkmaktadır.

Çocukluk Çağı Kanserlerinin Dağılımı

Lösemiler % 30
Lenfomalar % 20
Sinir Sistemi tümörleri % 10-15
Nöroblastoma % 7-8
Wilms tümörü % 6-7
Rabdomyosarkom % 5-6
Kemik tümörleri % 4-5
Germ hücreli tümörler % 3-4
Retinoblastomalar % 2-3
Karaciğer tümörleri % 1

Türkiye’de ve dünyada çocukluk çağında görülen kanserlerin % 30’unu lösemi oluşturur. Geri kalan % 70 içinde, ülkemizde ikinci sırada bezi kanserleri (Hodgkin ve Hodgkin-dışı lenfoma) yer almaktadır. Bunları sırasıyla sinir sistemi tümörleri, nöroblastoma, Wilms tümörü ve yumuşak doku sarkomaları (rabdomiyosarkoma) izlemektedir. Kemik, deri, göz ve karaciğer tümörleri ise çocuklarda daha nadirdir.

İyileşme oranları

Çocuk kanserlerinin özelliklerinden biri, çok hızlı çoğalan ve büyüyen kanserler olmalarıdır. Birkaç hafta içinde hızla büyüyüp belirgin hale gelirler. Hızlı büyüdükleri için de ilaç tedavisi (kemoterapi) ve ışın tedavisine (radyoterapi) duyarlıdırlar. Bu nedenle çocuk kanserlerinin üçte ikisi tamamen şifa bulmaktadır. Çocuk kanserlerinde genellikle cerrahi, ışın ve ilaç tedavileri birlikte kullanılır. Genellikle tedavinin kesilmesinden sonra 2-3 yıl geçmiş ve kanser tekrarlamamışsa hasta tamamen iyileşmiştir.

1960’lı yıllarda % 5’i iyileştirilebilen çocukluk çağı lösemilerinin günümüzde % 75-80’i şifa bulmaktadır. Bezelerin habis hastalığı olan Hodgkin hastalığı % 90, Hodgkin-dışı lenfoma hastalığı % 75 oranında iyileşmektedir. Kemik tümörü olan osteosarkoma ve Ewing sarkoma erken yakalanmışsa % 60, böbrek tümörü Wilms ise % 90 oranında iyileştirilebilir.

Çocukluk Çağı Kanserlerinde İyileşme Oranları

LALL(*) % 80-90 (standart risk) % 70-80 (orta risk) % 40-50 (yüksek risk) AML(**) % 35-55 Hodgkin % 90 Hodgkin-dışı lenfoma % 80 Retinoblastoma % 90 Nöroblastoma % 50 Wilms tümörü % 90 Osteosarkoma % 70 Rabdomyosarkoma % 70 Ewing Sarkoma % 65

(*) Akut lenfoblastik lösemiler (ALL) kemoterapi ile tedavi edilir. % 10’una kemik iliği transplantasyonu (KİT) uygulanır.

(**) Akut myeloblastik lösemilerin % 50’si kemoterapi ile tedavi olur, diğer % 50’de kemoterapiye ilave olarak kemik iliği transplantasyonu (KİT) uygulanır.

Nedenleri ve Korunma

Erişkin kanserlerinde olduğu gibi çocukluk kanserlerinde de yapısal ve çevresel nedenlerin rol oynadığı bilinmektedir. Ailevi yatkınlık, doğumsal hastalıklar, doğumsal anomaliler, gen bozuklukları, bağışıklık sistemi bozuklukları başlıca yapısal nedenlerdir. Çevresel nedenler arasında ise; fizik (radyasyon), kimya (ilaç, endüstri tarım ürünleri), virüsler ve beslenme gibi faktörler yer almaktadır.

Akraba evlilikleri çocukluk çağı kanserlerinde önemli bir faktör olduğundan, korunmanın başlıca yollarından biri akraba evliliklerinin önlenmesidir.

Kanser ve yanı sıra pek çok hastalık açısından, doğum anından itibaren çocuğun güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olması için gereken tedbirlerin ihmal edilmemesi gerekir. Bunların başlıcaları doğru beslenme, temizlik ve çocukluk aşılarıdır.

Erken Teşhis

Erişkinlerde olduğu gibi çocuklarda da erken tanı çok önemlidir. Çocukta beze, kansızlık, karın şişliği, herhangi bir dokuda anormal bir büyüme fark edildiğinde derhal hekime başvurmalı ve nedeni araştırılmalıdır.

Hastada solukluk, deride nokta kanamalar veya morluklar, halsizlik, yorgunluk, kemik ağrısı gibi belirtiler varsa; dalağı ve karaciğeri, bezeleri büyümüşse akla öncelikle lösemi gelmelidir. Bu durumda hemen bir kan tetkiki ve kesin tanı için gerekiyorsa kemik iliği tetkiki yapılır.

Lenf bezi büyümelerine ateş, gece terlemeleri, halsizlik, kilo kaybı, kaşıntı gibi belirtiler eşlik ediyorsa, Hodgkin hastalığı düşünülmelidir. Tanıya, lenf bezinden biyopsi yapılarak gidilir.

Küçük çocuklarda ağrısız bir karın kitlesi, deri altında küçük şişlikler (nodül), öksürük veya ateş, solukluk, gözlerin tek veya çift taraflı öne fırlaması ve göz çevresinde morluk gibi belirtiler, kemik ağrıları varsa nöroblastoma adı verilen böbreküstü bezinden veya sempatik sinir sisteminden kaynaklanan bir tümör akla gelir. Tanıya biyopsi veya kemik iliği tetkiki, idrarda vanil mandelik asit testi (VMA testi) ile gidilir.

Ağrısız karın kitlesi veya nadiren karın ağrısı ve karında şişlik, idrarda kan, gözün renkli tabakası irisin yokluğu gibi belirtiler küçük bir çocukta böbrek tümörünü (Wilms tümörü) düşündürmelidir. Tanı, görüntüleme yöntemleri (MR veya BT) ve biyopsi ile konur.

Karaciğer bölgesinde şişlik, sarılık, bulantı, kusma, kilo kaybı gibi belirtiler ise karaciğer tümörünü akla getirmelidir. Bu durumda kanda alfa-fetoprotein (ALP) denen bir madde yükselmiş olarak saptanacaktır. Tanı biyopsi ile konur.

Tedavi

Cerrahi

Çocuk kanserlerinde cerrahi yöntemler genellikle tümör kaynaklandığı organ içinde sınırlı ise tümörün çıkarılması şeklindedir. Ancak tümör çıkarılamayacak büyüklükte ise veya başka dokulara yayılma yapmış ise (metastaz) bu durumda tümörden biyopsi almakla yetinilir ve öncelikle kemoterapi uygulanarak tümör ve/veya metastazları bu yol ile yok edilmeye çalışılır. Tümör küçülüp, metastazlar kaybolduktan sonra tümör kalıntısı cerrahi olarak çıkarılır.

Kemoterapi

Kemoterapi belirli aralıklarla kemoterapi ilaçlarının ağız veya damar yolu ile verilmesiyle yapılır. Bazen ilaçlar omurilik içine ya da beyin-omurilik sıvısı içine de verilebilir; buna intratekal tedavi denir.

Kemoterapi süreleri uygulanan tedavi şemalarına göre farklılıklar gösterir. 2-3 günden 7-8 güne değişen sürelerde, blok halinde ilaçların birlikte kullanımı söz konusudur. Kemoterapinin süresi genellikle 6 ay ile 2 yıl arasında değişir.

Kemoterapide kullanılan ilaçların bazı yan etkileri olmaktadır ancak bu etkiler geçicidir ve bir takım ilaçlarla başarılı bir şekilde önlenebilmektedir. Kemoterapi döneminde çocuk oldukça halsiz olur, ayrıca bulantı, kusma, kemik ağrıları görülebilir. Kemoterapinin dıştan fark edilen en belirgin yan etkisi ise saçların dökülmesidir. Çocuklara, tedavileri biter bitmez saçlarının hemen çıkmaya başlayacağı bilgisi verilmelidir.

Kemoterapinin bir etkisi olarak enfeksiyon riski arttığından bu dönemde hijyen çok önem kazanmaktadır. Genellikle okul çağı çocukların bir süreliğine okuldan uzak kalmasında yarar vardır. Ancak kemoterapi kürü hafif, çocuğu fazla sarsmayan bir tedavi ise okula gitmesine sakınca yoktur.

Radyoterapi

Radyoterapi, tümörün bulunduğu alana doğrudan ışın verilmesi şeklinde uygulanan tedavi şeklidir. Radyoterapi çocuklarda mümkün olduğu kadar az kullanılır, özellikle büyüyen vücutlarda gelişme bozukluklarına yol açabileceğinden zorunlu durumlar dışında ilk tercih edilen tedavi değildir.

Okul saatleri ile uyum sağlandığı takdirde, radyoterapi döneminde sonra çocuğun okula gitmesinde bir sakınca yoktur.

Tedavi Sonrası Takip

Genellikle tümörlerin büyük çoğunluğunda tedavi kesiminden sonraki 2-3 yıl nüks (tekrarlama) açısından riskli dönemdir. Bir nüksü erken yakalamak tedavisinde başarı şansını artırabilir. Bu dönemde, aylık veya 2-3 aylık aralar ile hekime görünmek, kan ve görüntüleme tetkiklerini yenilemek gerekir.

Ayrıca nüks riski geçtikten sonra tiroid bezi yetersizliği, boy kısalığı, adet düzensizlikleri, kalp kası, böbrekler, işitme sorunları ya da psikolojik bozukluklar gibi tedaviye bağlı olarak ortaya çıkabilen geç yan etkilerle savaşmak ve gerekirse bunları tedavi etmek için de takip gerekebilir.

Çevresel Faktörleri

Çevresel koşulların insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri bilinen bir gerçektir. Çevresel faktörlerin iyileştirilmesi hem bugünün çocuklarının hem de geleceğin yetişkinliklerinin daha sağlıklı bir yaşam sürmeleri ile doğrudan ilgilidir. Çözümlerin başında bireylerin çevrenin önemi hakkında bilinçlenmesi gelmektedir.

KAÇUV Hakkında



Kanserli Çocuklara Umut Vakfı, 2000 yılında İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hematoloji Onkoloji Servisi’nde çocukları tedavi görmekte olan aileler ile hekimlerinin bir araya gelmeleriyle kuruldu.

Kanserli Çocuklara Umut Vakfı; maddi sorunları nedeniyle tedavileri aksama riski taşıyan çocukların tedavilerinin sürekliliğini sağlayarak, kanserle mücadelede önemli bir gereksinim olan psikolojik destek ve çocuk psikolojisine uygun tedavi ortamı sağlamaktadır.

Vakıf, çocukların tedavi süreçlerinde Aile Evi’nde ve Çocuk Hematoloji-Onkoloji Servislerinde psikolojik, sosyal, fiziksel ve tıbbi açıdan yaşam kalitelerini arttıracak etkinlikler yürütmektir.

Şehir dışından İstanbul’a tedavi için gelen ailelerin tedavileri süresince ücretsiz konaklayabileceği Aile Evini 2012 yılında hizmete açmıştır. Bağışlarla projelendirilen Aile Evi’nde İstanbul’da bulunan tüm kamu ve üniversite hastanelerinde tedavi gören kanser hastası çocuklar ve aileleri ücretsiz olarak konaklayabilmektedir.

Kamuoyunda farkındalık yaratarak, çocukluk çağı kanser hastalığının erken tanısı için yayınlar ve projeler hazırlamaktadır.

“Nerede yaşam varsa, orada umut vardır” inancı ile tedavisi süren çocuklarımızın iyileşmelerini sağlamak, sağlıklı yetişkin bireyler olarak topluma kazandırmak KAÇUV’un en büyük amacıdır.

Nasıl Gönüllü Olabilirim?

Gönüllü olmak için kacuv.org internet sayfasında yer alan gönüllü formunu doldurmanız yeterlidir.

Formu doldurduktan sonra ayda bir gerçekleştirilen Vakıf Tanıtım Toplantılarında gönüllü adayları bilgilendirilir. Vakıf tanıtım toplantısına katılım, KAÇUV gönüllülük sürecinin ilk adımıdır. Çocuklarla çalışmalar yürütmek isteyen gönüllüler ise ayrıca "Kanserli Çocuklarla Çalışmak" Gönüllü Eğitimi’ne katılması beklenmektedir.

İstanbul dışından başvuru yapan gönüllü adayları ise başvurularının ardından şehir dışından hangi alanlarda KAÇUV’a gönüllü destek sağlayabileceklerini içeren bir e-posta gönderilecektir. Gönüllü formunu doldurmak için tıklayınız

2. Aile Evi Projesini Hayata Geçiriyoruz

Kanserli Çocuklara Umut Vakfı, 14 odalı 1. Aile Evi’nde tedavi gören çocuklar ve ailelerine Avrupa Yakasında hizmet sunmaktadır. KAÇUV, daha fazla çocuğa ulaşarak çocukların tedavi süreçlerini uygun bir yaşam alanında geçirmeleri için 2. Aile Evi Projesini hayata geçirmiştir.

Proje dahilinde İstanbul/Pendik bölgesinde, Vakıf kaynakları ile bir arsa alımı yapılarak 2. Aile Evi için gerekli proje işlemleri başlatıldı.

II.Aile Evi Proje Tanıtım Dosyası

Görüntülemek için tıklayınız

  

Kumbara Talebi

Damlaya damlaya umut olan KAÇUV kumbaralarına iş yerlerinizde küçük bir yer ayırarak kanserli çocuklarımızın kahramanları olabilirsiniz.

KAÇUV yardım Kumbaraları ile Aile Evi'nde konaklayan kanserli çocuklarımızın ihtiyaçları karşılamaktadır. KAÇUV Kumbaraları TC İç İşleri Bakanlığı İstanbul Valiliği İl Dernekler Müdürlüğü Yardım Toplama Masasının izni ile iş yerlerine yerleştirilmektedir.

İş yerinizde KAÇUV kumbaralarına yer vermek isterseniz. KAÇUV sizinle iletişime geçip adres bilgilerinizi alıyor. Daha sonrasında KAÇUV Kampanya sorumlusu iş yeri sahibinden aldığı muvafakatnameyi İl Dernekler Müdürlüğü yardım toplama masasına sunarak iş yerine kumbara yerleştirme işlemini yapıyor. Kumbaralar 2 ayda bir düzenli olarak değiştiriliyor ve sayılması yapılıyor.

Her kampanya döneminin sonunda (Ağustos 2018) iş yerinde bulunan kumbarada toplanan bağış tutarı rapor olarak iş yeri sahibine iletilmektedir.

Kumbaralarda bir güvenlik probleminin oluşmaması için KAÇUV kumbaraları güvenlik zincir ekipmanıyla iş yerine sabitlenmektedir.

Sizler de KAÇUV'un umutlu kumbaralarına yer vererek kanser tedavisi gören çocuklarımızı bu uzun ve zorlu serüvende yalnız bırakmamış olacaksınız.

Çünkü her masal mutlu sonu hak eder...

Kumbara Talep Formu