Web sitemizdeki içeriklerden en iyi şekilde yararlanmanızı sağlamak için 6698 Sayılı Kişisel Verilerin korunması Kanunu'na (KVKK) ve Avrupa Birliği Veri Koruma Tüzüğü'ne (GDPR) uygun olarak çerezleri kullanıyoruz. Sitenin düzgün çalışması için gerekli zorunlu çerezlerin kullanılmasını istemiyorsanız ziyaretinizi sonlandırmalısınız. Diğer çerezler yönünden ise lütfen tercihlerinizi belirleyiniz.
İEO Kayıt Tarihi: 04.01.2017 / 09:19 Görüntüleme: 7367 Güncelleme Tarihi: 04.01.2017 / 15:40
Ülkemizde ve yakın coğrafyada yaşanan savaş ve terör ortamının karanlığında, geleceğe dair daha çok demokrasiyi, daha çok umudu özlediğimiz günlerden geçiyoruz.
Bizler meslek örgütleri, toplumsal yapılanmanın sivil inisiyatifi ve dinamiği olarak yine insandan yana tavrımızı koyarak, bir kez daha yaşamayı ve yaşatmayı kutsal sayarak darbeleri, savaşı, terörü ve destekçilerini lanetliyoruz.
İstanbul Eczacı Odası, 60 yıllık tarihinde, ülkenin ve dünyanın geçtiği siyasi konjonktürden bağımsız olarak, her dönem demokrasiden, adaletten ve insan hayatının kutsallığından yana tavrını koymuştur. Anayasasında “laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti” yazan bir ülkede, bir meslek örgütü ve sivil inisiyatif olarak, aydınlanma devrimlerinin savunucusu olmuştur. En temel evrensel hak olan yaşam hakkına, sağlık hizmeti vermenin de hassasiyeti ile her durumda sahip çıkmıştır.
İstanbul Eczacı Odası’nın demokrasi mücadelesi tarihi, ülkenin mücadele tarihi ile denktir. Darbelere karşı durmuş, bedeller ödemiştir. Yöneticileri asılsız suçlamalara maruz kalmış, yargılanmış ve sonunda adalet yerini bularak hukuk ve tarih önünde aklanmıştır.
Bu dönem de yaşadığımız tam olarak budur. İstanbul Eczacı Odası yine laik, demokratik Türkiye Cumhuriyetinden, adaletten, yaşam hakkından ve hukukun üstünlüğünden yana tavrını ve duruşunu göstermiştir.
İstanbul Eczacı Odası, ülkenin içinden geçtiği kaotik ortamda, bizzat siyasilerin zikrettiği gibi “at izinin it izine karıştığı” bir ortamda, kadrolarının bir tekinin bile, adı geçen cemaatçi terör örgütü ile bağlantısı mümkün olmayan bir Oda olarak, bir sağlıkçı gözüyle yaşam hakkına karşı gösterdiği hassasiyet göz ardı ve de bahane edilerek görevden alınma talebiyle ilgili bir davaya maruz kalmıştır.
Seçimle iş başına gelmiş bir yönetimi, kaotik atmosferden faydalanarak, yaşam hakkı ve demokrasi taleplerimizi çarpıtarak, algıları kirleterek, mesnetsiz iddialara maruz bırakarak, bu mahkeme sürecine katkısı olduğuna inandığımız ve mahkeme sonucunu da şimdiden ilan edip, İstanbul Eczacı Odası yönetimini ahlaki ve dürüst olmayacak yollarla, otoritenin rüzgarını da arkalarına alarak ele geçirme hayalleri kuran meslektaşlarımız olduğu bilgimiz dahilindedir.
İstanbul Eczacı Odası’nın seçilmiş yöneticileri ve kurulları olarak, 60 yıllık geleneğimizle ve mücadele mirasımızla tüm demokratik argümanları kullanarak, dirençle ve inançla hukukun üstünlüğüne güvenerek, adalet aramaya kararlıyız.
17 Ocak 2017 günü gerçekleşecek ilk duruşmamız öncesi, 6 Ocak Cuma günü saat 11:00’de Oda merkezimizde bir basın açıklaması yapılacaktır. (Eczacı milletvekillerinin, Anayasa değişikliği teklifinin yakın zamanda TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmeye başlanacak olması nedeniyle basın toplantısına katılamayacaklarını bildirmesi üzerine, toplantımız ileri bir tarihe ertelenmiştir.)
Tüm çağdaş ve demokrat eczacı dinamiklerini, eczacı milletvekillerini, tüm meslek örgütlerini bu tarihi mücadelede demokrasi, hukuk ve adalet adına, Odamızın yanında durmaya davet ediyoruz.
Saygılarımızla.
İstanbul Eczacı Odası
Yönetim Kurulu
13.03.2026 / 16:25 12998
12.03.2026 / 09:35 2149
13.03.2026 / 14:58 1298
17.03.2026 / 09:19 1030
12.03.2026 / 09:30 777