Değerli Meslektaşımız,
Eczanenize ait 2023 yılı hasılat bilgisini Eczacı Bilgi Sistemi (EBS)’ne kaydetmenizi önemle rica ederiz.
İyi çalışmalar dileriz.
Çerez Ayarları
Web sitemizdeki içeriklerden en iyi şekilde yararlanmanızı sağlamak için 6698 Sayılı Kişisel Verilerin korunması Kanunu'na (KVKK) ve Avrupa Birliği Veri Koruma Tüzüğü'ne (GDPR) uygun olarak çerezleri kullanıyoruz. Sitenin düzgün çalışması için gerekli zorunlu çerezlerin kullanılmasını istemiyorsanız ziyaretinizi sonlandırmalısınız. Diğer çerezler yönünden ise lütfen tercihlerinizi belirleyiniz.
08 Şubat 2008 Tarih ve 2678 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan “Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve
Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ve ilgili Kanun’un 984, 1262, 2313 ve 6197 sayılı yasalara getirdiği değişiklikler aşağıda yer almaktadır.
8
Şubat 2008 SALI
Resmî
Gazete
Sayı : 26781
KANUN
TEMEL
CEZA KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA VE
DİĞER
BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA
DAİR
KANUN
Kanun
No. 5728
Kabul
Tarihi: 23/1/2008
MADDE
1-
1 Şubat 1329; 18 Rebiülevvel 1332 tarihli Ameliyatı İskaiye İşletme Kanunu Muvakkatının
32 nci maddesinin birinci fıkrasının bağlama cümlesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“Mecra
dahilinde her ne suretle olursa olsun balık saydgahı
tesis edenler ef’ali mezkûreden tahaddüs edecek zarar ve ziyanı tazminden
maada mahallî mülkî amir tarafından ikiyüzelli Türk Lirası idarî para
cezasıyla cezalandırılır.”
MADDE
2-
1332 tarihli Ameliyatı İskaiye İşletme Kanunu Muvakkatının 33 üncü maddesinin
birinci fıkrasının bağlama cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Bilamüsaade
mecraların tarafeyn süddelerinde fetha ve mehaz küşat edenler ile süddeler
üzerine tarik ihdas eyleyenler tahakkuk edecek zararuziyanın tazmininden
maada mahallî mülkî amir tarafından beşyüz Türk Lirası idarî para cezasıyla
cezalandırılır. Ancak, verilen para cezasının miktarı meydana gelen
zarar ve ziyandan az olamaz.”
MADDE
3-14/4/1341 tarihli ve 618 sayılı Limanlar Kanununun
11 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
11- İşbu Kanun ile ikinci maddede mezkür nizamnamelere muhalif hareket edenlere
liman başkanı tarafından beşyüz Türk Lirasından yirmibin Türk Lirasına kadar
idarî para cezası verilir.”
MADDE
4- 2/1/1924 tarihli ve 394 sayılı Hafta Tatili Hakkında
Kanunun 10 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
10- Bu Kanunun ahkamına muhalefet eden dükkan ve
mağaza ve müessese sahip veya müdürlerine belediye encümeni tarafından yüz
Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
MADDE
5-10/4/1926 tarihli ve 805 sayılı İktisadi
Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkında Kanunun 7 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
7- Bu Kanun hükümlerine aykırı hareket eden kişi, yüz günden az olmamak üzere
adlî para cezasıyla cezalandırılır.”
MADDE
6-
19/4/1926 tarihli ve 815 sayılı Türkiye Sahillerinde Nakliyatı Bahriye
(Kabotaj) ve Limanlarla Kara Suları Dahilinde İcrayı
San’at ve Ticaret Hakkında Kanunun 5 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“MADDE
5- Bu Kanunun 1 inci maddesi hükmüne aykırı olarak Türkiye limanları arasında
kabotaj yapan gemilerin kaptanlarına ve yabancılara ait deniz taşıtlarının
sahiplerine bin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar idarî para
cezası verilir. Donatanı yabancı olan gemilerle yabancılara ait sair deniz
taşıtları, idarî para cezası tahsil edilinceye kadar elverişli bir limanda
masrafları kendisine ait olmak üzere tutulur. Bu Kanunun 2 ve 3 üncü
maddelerinde belirtilen yalnızca Türk vatandaşlarına
tanınan hakları kullanan yabancılara beşyüz Türk
Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir ve gemi ve
sair deniz taşıtları seferden alıkonulur.
Birinci
fıkrada yazılı olan idarî para cezalarına o yerin mülkî amiri, diğer idarî
tedbirlere liman başkanı tarafından karar verilir.”
MADDE 7- 2/3/1927 tarihli ve 984 sayılı
Ecza Ticarethaneleriyle Sanat ve Ziraat İşlerinde Kullanılan Zehirli ve
Müessir Kimyevi Maddelerin Satıldığı Dükkanlara Mahsus Kanunun 21 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 21- Bu Kanunda tasrih edilen kaidelere riayet etmiyen veya
memnuiyetlere muhalif hareket eden ecza ticarethaneleri sahip veya müdiri
mesulleri ile sanat ve ziraat işlerinde kullanılan zehirli ve müessir
maddeler satıcılığı yapanlara, mahallî mülkî amir tarafından ikiyüz Türk Lirasından
beşyüz Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Bu maddelerin satışı
kamu sağlığı bakımından tehlikeli bir durum oluşturuyorsa, tehlike
giderilinceye kadar geçici olarak işletme faaliyetten menedilir.”
MADDE
8-19/3/1927 tarihli ve 992 sayılı Seriri Taharriyat ve
Tahlilat Yapılan ve Masli Teamüller Aranılan Umuma Mahsus Bakteriyoloji ve
Kimya Laboratuvarları Kanununun 9 uncu maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“Uzman
olup da izinsiz laboratuvar açanın lâboratuvarı, bu Kanunda yazılı usul
uyarınca izin alınıncaya kadar mahallî mülkî amir tarafından kapatılır. Uzman
olmayıp da bu çeşit laboratuvar açanlara veya izinle açmış oldukları
laboratuvarlarını uzman olmayanlara terk edenlere bin Türk Lirasından beşbin
Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir ve ayrıca lâboratuvar
kapatılır.”
MADDE
9-
992 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
10- Fenne uygun tahliller yerine getirilmediği ve beyannamesinde belirtilen
hükümlere uymadığı veya bu Kanunun 7 nci maddesi uyarınca düzenlenen
yönetmeliğe aykırı hareket ettiği belirlenenlere mahallî mülkî amir
tarafından bin Türk Lirasından üçbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası
verilir. Ayrıca, şartlar yerine getirilinceye kadar laboratuvar kapatılır.”
MADDE
10-18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü
Muhakemeleri Kanununun 36 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Ret
talebinin, kötüniyetle yapıldığının anlaşılması ve esas yönünden kabul edilmemesi
hâlinde, talepte bulunanların her birine mahkemece beşyüz Türk Lirasından
beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.
Hâkim
hakkında aynı davada aynı tarafça tekrar ileri sürülen ret talebinin reddi
hâlinde verilecek idarî para cezası, daha önce verilen idarî para cezasının
iki katından az olamaz.”
MADDE
11-
1086 sayılı Kanunun 90 ıncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
90- Islahın davayı uzatmak veya karşı tarafı rahatsız etmek gibi kötüniyetli
düşüncelerle yapıldığı deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme,
ıslahı dikkate almadan karar verir. Ayrıca, mahkemece kötüniyetle ıslaha
başvurana, karşı tarafın bu yüzden uğradığı bütün zararlarının tazmininin
yanı sıra ikiyüz Türk Lirasından beşyüz Türk Lirasına kadar idarî para cezası
verilir.”
MADDE
12-
1086 sayılı Kanunun 113/A maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
113/A- İhtiyati tedbir kararının uygulanması dolayısıyla verilen emre uymayan
veya o yolda alınmış tedbire aykırı davranışta bulunan kimse fiili daha ağır
cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, altı aya kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.”
MADDE
13-
1086 sayılı Kanunun 149 uncu maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“Kapalı
yapılan duruşmalar hakkında Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uygulanır.”
MADDE
14-
1086 sayılı Kanunun 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“Bir
kimse, ihtara rağmen mahkemenin düzenini bozar veya mahkeme huzurunda münasip
olmayan bir söz söylemeye veya davranışta bulunmaya devam ederse derhâl
yakalanması emredilerek hakkında dört güne kadar disiplin hapsi uygulanır.
Ancak, avukatlar ve çocuklar hakkında disiplin hapsi uygulanmaz.”
“Mahkemenin
düzenini bozan fiilin veya mahkeme huzurunda söylenen sözün suç oluşturması
halinde, durum bir tutanakla Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir ve
gerekiyorsa fiili işleyenin yakalanması emredilerek Cumhuriyet
başsavcılığında hazır bulundurulması sağlanır. Ancak bu durum üçüncü fıkra hükmüne
göre disiplin hapsi uygulanmasını engellemez.”
MADDE
15-
1086 sayılı Kanunun 253 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
253- Usulüne uygun olarak çağrılıp da mazeretini bildirmeksizin gelmeyen
tanıklar zorla getirilir ve gelmemelerinin sebep olduğu giderler takdir
edilerek, kamu alacaklarının tahsili usulüne göre ödettirilir. Zorla
getirilen tanık evvelce gelmemesini haklı gösterecek sebepleri sonradan
bildirirse aleyhine hükmedilen giderler kaldırılır.”
MADDE
16-
1086 sayılı Kanunun 271 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
271- Tanık, kanuni bir sebep göstermeden veya göstermiş olduğu sebep
mahkemece kabul edilmemesine rağmen tanıklık yapmaktan çekinir, kendisine sorulan
sorulara cevap vermekten kaçınır ya da yemin etmemekte direnirse, bu yüzden
doğan giderler takdir edilerek, hakkında kamu alacaklarının tahsili usulüne
göre ödettirilmesine karar verilir. Ayrıca, tanıklığının veya yemininin
gerçekleştirilmesi için, dava hakkında hüküm verilinceye kadar ve her hâlde
onbeş günü geçmemek üzere disiplin hapsine karar verilebilir. Kişi, tanıklığa
ve yemine ilişkin yükümlülüğüne uygun davranması halinde, derhâl serbest
bırakılır.”
MADDE
17-
1086 sayılı Kanunun 313 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
313- Hâkim, senedin münkire aidiyetine karar verdiği takdirde münkiri talep
vukuunda davanın teahhuru sebebiyle diğer tarafın maruz kaldığı zararı
tazmine mahkûm eder.”
MADDE
18- 1086
sayılı Kanunun 319 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
319- Mahkemece sahtelik iddiasının reddi hâlinde talep vukuunda diğer tarafın
maddi ve manevi zararları mahkemece takdir edilerek tazminine
hükmolunur.”
MADDE
19-
1086 sayılı Kanunun 320 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
320- Sahtelik iddiasından feragat olunabilir ise de feragatı vakıayı kabul
edip etmemekte mahkeme muhtardır. Mahkeme feragatı kabul ettiği takdirde 319
uncu madde hükmü uyarınca talep vukuunda diğer tarafın maddi ve manevi
zararları mahkemece takdir edilerek tazminine hükmolunur.”
MADDE
20-
1086 sayılı Kanunun 422 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
422- Kötüniyetli davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf,
yargılama giderlerinden başka, diğer tarafın vekiliyle aralarında
kararlaştırılan vekâlet ücretinin tamamı veya bir kısmını ödemeye mahkum edilebilir. Vekâlet ücretinin miktarı hakkında
uyuşmazlık çıkması veya mahkemece miktarının fahiş bulunması hâlinde, bu
miktar doğrudan mahkemece takdir olunur.
Kötüniyet
sahibi davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan tarafa ayrıca
mahkemece beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası
verilir. Bu hâllere vekil sebebiyet vermiş ise idarî para cezası vekil
hakkında uygulanır.”
MADDE
21-
1086 sayılı Kanunun 576 ncı maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“Dava
sabit olmadığı takdirde müddeiden, kendisinden dava olunan hâkimin duçar
olduğu maddi ve manevi zarar ve ziyan için takdir olunacak münasip bir
tazminatın tahsiline hükmolunur. Ayrıca davacıya, mahkemece beşyüz Türk
Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.”
MADDE
22-11/4/1928 tarihli ve 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı
San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun 25 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“MADDE
25- Diploması olmadığı hâlde, menfaat temin etmek amacına yönelik olmasa
bile, hasta tedavi eden veya tabip unvanını takınan şahıs iki yıldan beş yıla
kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”
MADDE
23-
1219 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
26- Bu Kanunun ahkamına tevfikan icrayı sanat
salahiyeti olmayan veya her ne suretle olursa olsun icrayı sanattan memnu
bulunan bir tabip sanatını icra ederse, beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk
Lirasına kadar idarî para cezası verilir.”
MADDE
24- 1219
sayılı Kanunun 27 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
27- 5, 6, 10, 12, 15, 23 ve 24 üncü maddeler ahkamına
riayet etmeyen tabiplere yüz Türk Lirasından bin Türk Lirasına kadar idarî
para cezası verilir.”
MADDE
25- 1219
sayılı Kanunun 28 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 28- Hekimlik mesleğinin icrası için;
Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile;
kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle ya da
devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine
karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve
casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık,
dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye
fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan
malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından hapis cezasına
mahkûm olmamak gerekir.
İcrayı
sanat etmesine mani ve gayrıkabili şifa bir marazı aklı ile malul olduğu
bilmuayene tebeyyün eden tabipler, Sağlık Bakanlığının teklifi ve Sağlık
Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla icrayı sanattan menolunur ve
diplomaları geri alınır.”
MADDE
26-
1219 sayılı Kanunun 41 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
41- Kişisel çıkar amacı olmasa bile diplomasız olarak diş hekimliği mesleğine
ilişkin herhangi bir muayene veya müdahale yapan, diş hekimliği klinik
hizmetleri ile ilgili işyeri açanların meslek icraları durdurulur. Bu
kimseler hakkında üç yıldan beş yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para
cezasına hükmolunur.”
MADDE
27-
1219 sayılı Kanunun 42 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
42- Bu Kanunun ahkamına tevfikan icrayı sanata
salahiyeti olmayan veya her ne suretle olursa olsun icrayı sanattan memnu
bulunan bir tabip veya diş tabibi veyahut dişçi, dişçilik sanatını icra
ederse beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası
verilir.”
MADDE
28-
1219 sayılı Kanunun 44 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
44- 29 uncu maddede hududu gösterilen icrayı sanat salahiyetini tecavüz eden
veya 33, 35, 36, 37, 39 ve 40 ıncı maddeler ahkamına
riayet etmeyen diş tabipleri veya dişçilere yüz Türk Lirasından bin Türk
Lirasına kadar idarî para cezası verilir.”
MADDE
29-
1219 sayılı Kanunun 45 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 45- Diş hekimliği mesleğinin icrası
için; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa
bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle ya da
devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine
karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve
casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık,
dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye
fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan
malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından hapis cezasına
mahkûm olmamak gerekir.
İcrayı
sanata mani ve gayri kabili şifa bir marazı akli ile malul olduğu bilmuayene tebeyyün
eden diş tabibi ve dişçiler, Sağlık Bakanlığının teklifi ve Sağlık Bakanlığı
Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla icrayı sanattan menolunur ve diploma veya
ruhsatnameleri geri alınır.”
MADDE
30-
1219 sayılı Kanunun 54 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
54- Diploma veya belgesi olmadığı hâlde ebeliği sanat ittihaz edenlere,
fiilleri suç oluşturmadığı takdirde, ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası
verilir.”
MADDE
31-
1219 sayılı Kanunun 55 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
55- Bu Kanunun 47, 49, 50 ve 53 üncü maddelerindeki şeraiti ifa etmemiş olan
veya muvakkaten menedilmiş oldukları hâlde icrayı sanat eden ebelere yüz Türk
Lirası idarî para cezası verilir.”
MADDE
32-
1219 sayılı Kanunun 56 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
56- 51 inci maddede zikredilen icrayı sanat hududunu tecavüz eden veya 51 ve
52 nci maddeler ahkamına riayet etmeyen ebelere yüz
Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
MADDE
33-
1219 sayılı Kanunun 57 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
57- İcrayı sanata mani ve gayrikabili şifa bir marazı akli ile maluliyeti
bilmuayene anlaşılan ebeler, Sağlık Bakanlığının teklifi ve Sağlık Bakanlığı
Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla icrayı sanattan menolunur ve şahadetname
veya vesikası geri alınır.”
MADDE
34-
1219 sayılı Kanunun 61 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
61- Ruhsatsız ve izinsiz sünnetçilik edenler altı aydan iki yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.”
MADDE
35-
1219 sayılı Kanunun 62 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
62- 60 ıncı madde hükmüne riayet etmeyen sünnetçilere yüz Türk Lirası idarî
para cezası verilir.”
MADDE
36-
1219 sayılı Kanunun 67 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
67- Salahiyeti olmadığı hâlde hastabakıcılık eden ve bu unvanı takınanlara
yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
MADDE
37-1219
sayılı Kanunun 68 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
68- 64 üncü maddede gösterilen icrayı sanat hududunu tecavüz eden veya 65
inci madde hükmüne riayet etmeyen hastabakıcılara yüz Türk Lirası idarî para
cezası verilir.”
MADDE
38-
1219 sayılı Kanunun 70 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
70- Tabipler, diş tabipleri ve dişçiler yapacakları her nevi ameliye için
hastanın, hasta küçük veya tahtı hacirde ise veli veya vasisinin evvelemirde
muvafakatını alırlar. Büyük ameliyei cerrahiyeler için bu muvafakatin tahriri
olması lazımdır. (Veli veya vasisi olmadığı veya bulunmadığı veya üzerinde
ameliye yapılacak şahıs ifadeye muktedir olmadığı takdirde muvafakat şart
değildir.) Hilafında hareket edenlere ikiyüzelli Türk Lirası idarî para
cezası verilir.
Bu
Kanunda yazılı olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından
verilir.”
MADDE
39-
1219 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
73- Protokol defterlerinde tahrifat yapan ve mugayiri hakikat malumat
derceylediği sabit olan tabipler, diş tabipleri, dişçiler ve ebeler Türk Ceza
Kanununun belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır.”
MADDE
40-
1219 sayılı Kanunun ek 7 nci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“Yukarıdaki
fıkra hükmüne aykırı hareket eden diş protez
teknisyenleri, 41 inci madde hükümlerine göre cezalandırılır.”
MADDE
41-
1219 sayılı Kanunun ek 8 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“EK
MADDE 8- Diploması veya meslek belgesi olmaksızın diş protez
teknisyenliği mesleğini icra edenler hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis
ve bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.”
MADDE 42- 14/5/1928 tarihli
ve 1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanununun 18 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 18- 10 uncu maddede yazılı
tahlil neticesinde, müstahzarların terkibinde bulunan maddelerin saf olmadığı
veya ruhsat almak için verilmiş olan formüle uymadığı veya müstahzarın tedavi
vasıflarını azaltacak veya kaybedecek surette imal edilmiş olduğu
anlaşılırsa, fiil suç oluşturmadığı takdirde, ruhsat sahibi ve müstahzarların
bu şekilde imal edildiğini bilerek satan, satışa arzeden veya sattıranlara
bin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası
verilir; ayrıca, ruhsatname geri alınır.”
MADDE 43- 1262 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 19- Ruhsatsız olarak müstahzar imal edenler veya bu suretle
imal edilen müstahzarları bilerek satan, satışa arzeden veya sattıranlara,
müstahzar imaline salahiyet sahibi oldukları takdirde, beşyüz Türk Lirasından
onbin Türk Lirasına kadar; müstahzar imaline salahiyet sahibi olmadıkları
takdirde, binbeşyüz Türk Lirasından yirmibin Türk Lirasına kadar idarî para
cezası verilir. Bu müstahzarlar kendilerine atfedilen tedavi vasıflarını haiz
olmadığı veya bu vasıfları azaltacak veya kaybedecek şekilde veya saf olmayan
maddelerden imal edildiği anlaşıldığı takdirde 18 inci maddede yazılı ceza
tatbik olunur.
Memleket dışında yapılmış müstahzarları ruhsatsız olarak ticaret
amacıyla ithal etmek veya bunların özelliklerini bilerek satmak veya satışa
arz etmek veya sattırmak kaçakçılıktır. Bu fıkrada yazılı suçları işleyenler
hakkında Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümleri tatbik olunur.”
MADDE 44-1262 sayılı Kanunun 20 nci maddesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 20- 18 ve 19 uncu maddelerde mezkûr ahval hariç olmak üzere
bu Kanun ahkamına muhalif hareket edenlere
ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Bu Kanunda yazılı olan idarî para cezalarına ve diğer idarî
yaptırımlara mahallî mülkî amir tarafından karar verilir.”
MADDE 45- 1262 sayılı Kanunun ek 4 üncü maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“EK MADDE 4- Müstahzarları taklit ederek bunların tedavi
vasıflarını azaltacak veya kaybedecek ya da kullananların sıhhatine az veya
çok zarar verecek surette imal edenler veya bu suretle imal edildiğini
bilerek satan, satışa arzeden veya sattıranlar, Türk Ceza Kanunu veya diğer
ilgili kanun hükümlerine göre cezalandırılır.”
MADDE 46- 1262 sayılı Kanunun ek 6 ncı maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“EK MADDE 6- Bu Kanunun 18 ve 19 uncu maddelerinde tanımlanan
kabahatlerin konusunu oluşturan müstahzarlara elkonularak, bunların
mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.”
MADDE
47-24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha
Kanununun 110 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
110- Zührevi hastalıklardan birine düçar olduğunu bildiği veya görünüşe
nazaran veyahut tedavisi altında bulunduğu tabiplerinin izahatıyla bu
hastalıklardan birine müptela olduğunu bilmesi lazım geldiği halde hastalığı
bir diğerine sirayet ettirenler hakkında bu Kanunda mezkur
mücazat tatbik olunur. Frengili bir çocuğun frengiye musap olduğunu bildiği
halde salim bir süt anneye emzirtmek memnudur.”
MADDE
48-
1593 sayılı Kanunun 282 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
282- Bu Kanunda yazılı olan yasaklara aykırı hareket edenler veya
zorunluluklara uymayanlara, fiilleri ayrıca suç oluşturmadığı takdirde,
ikiyüzelli Türk Lirasından bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası
verilir.”
MADDE
49-
1593 sayılı Kanunun 283 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
283- Bu Kanunda yazılı belediye vazifelerine taallûk edip 266 ncı maddede
gösterilen sıhhi zabıta nizamnamesinde mezkur memnuiyetlere muhalif hareket
edenlerle mecburiyetlere riayet etmeyenler, 15/5/1930
tarihli ve 1608 sayılı Kanunla değişik 16/4/1924 tarihli ve 486 sayılı Kanun
mucibince cezalandırılır.”
MADDE
50-1593
sayılı Kanunun 284 üncü maddesinde yer alan “Ceza Kanununun 263 üncü” ibaresi
“Türk Ceza Kanununun 195 inci” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE
51-
1593 sayılı Kanunun 285 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
285- 78 inci maddede yazılı memnuiyete rağmen laboratuvarlarında kolera ve
veba ve ruam kültürleri bulunduranlar elli günden az olmamak üzere adlî para
cezası ile cezalandırılır.”
MADDE
52-
1593 sayılı Kanunun 287 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
287- 101 inci maddede zikredilen tedbirlere muhalefet edenler veya tedaviye
icabet etmeyenler, Kabahatler Kanununun 32 nci maddesine göre
cezalandırılır.”
MADDE
53-
1593 sayılı Kanunun 288 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
288- 103 üncü maddedeki mecburiyete riayet etmeyenlere, yüz Türk Lirası idarî
para cezası verilir.”
MADDE
54-
1593 sayılı Kanunun 289 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
289- 109 uncu maddedeki mecburiyete riayet etmeyen tabiplere yüzelli Türk
Lirası idarî para cezası verilir.”
MADDE
55-
1593 sayılı Kanunun 290 ıncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
290- 110 uncu maddede yazılı yasaklara aykırı hareket edenler, Türk Ceza
Kanunu hükümlerine göre cezalandırılır.”
MADDE
56-
1593 sayılı Kanunun 291 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
291- 112 nci maddede gösterilen tedbirlere riayet etmeyen ve tedaviye icabet
eylemeyenler, Kabahatler Kanununun 32 nci maddesine göre cezalandırılır.”
MADDE
57-
1593 sayılı Kanunun 292 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
292- 137 nci maddede gösterilen mecburiyete riayet etmeyen gemi süvarilerine
ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
MADDE
58-
1593 sayılı Kanunun 294 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
294- Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletiyle İktisat
Vekaleti tarafından 141 inci maddede gösterildiği veçhile müştereken tespit
edilen nizamnamede mündemiç levazım ve saireyi bulundurmayan ve yolcuların
selamet ve emniyetini temin eyleyecek tedbirlere riayet etmeyen gemi sahip
veya süvarilerine dörtyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir ve bu levazım
ikmal edilinceye kadar gemilerin seyrüseferlerine mümanaat olunur.
Bu
Kanunda yazılı olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından
verilir.”
MADDE
59-
1593 sayılı Kanunun 295 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
295- 179 uncu maddede zikredilen nizamname ile Sıhhat ve İçtimai Muavenet ve
İktisat Vekaletlerince müştereken tespit edilen
tedbirlere riayet etmeyen iş sahiplerine beşyüz Türk Lirası idarî para cezası
verilir. Bu yüzden şahsî veya umumi zarar hasıl
olduğu takdirde ahkamı umumiye mucibince takibatı kanuniye ifa edilir.”
MADDE
60-
1593 sayılı Kanunun 296 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
296- 185 inci maddedeki memnuiyet hilafına hareket edenler altı aya kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.”
MADDE
61-
1593 sayılı Kanunun 297 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
297- 186 ve 187 nci maddelerdeki fiilleri işleyenler, üç aydan altı aya kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.”
MADDE
62-
1593 sayılı Kanunun 298 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
298- 205 inci maddedeki mecburiyete riayet edilmeyen mahaller, gerekli
yükümlülükler yerine getirilinceye kadar mahallî mülkî amir tarafından
faaliyetten men edilir.”
MADDE
63- 1593
sayılı Kanunun 299 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
299- 215 inci maddede zikredilen defin ruhsatiyesi olmadan cenaze defneden
mezar bekçileri veya ölü sahipleri Kabahatler Kanununun 32 nci maddesine göre
cezalandırılır.”
MADDE
64-
1593 sayılı Kanunun 301 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
301- Müsaadesiz olarak bir şehir ve kasabadan diğerine ölü nakledenler
Kabahatler Kanununun 32 nci maddesine göre cezalandırılır.”
MADDE
65-
1593 sayılı Kanunun 302 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
302- Belediyelerce 252 nci maddeye tevfikan sıhhi mahzuru olmadığı tasdik
edilmeden sahip oldukları binaları iskan ettirenler
veya icara verenlere yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
MADDE
66- 15/5/1930 tarihli ve 1608 sayılı Umuru Belediyeye
Müteallik Ahkâmı Cezaiye Hakkında 16 Nisan 1340 Tarih ve 486 Numaralı Kanunun
Bazı Maddelerini Muaddil Kanunun 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“MADDE 1- Belediye meclis ve encümenlerinin
kendilerine kanun, nizam ve talimatnamelerin verdiği vazife ve salahiyet
dairesinde ittihaz ettikleri kararlara muhalif hareket edenlerle belediye
kanun ve nizam ve talimatnamelerinin men veya emrettiği fiilleri işleyenlere
veya yapmayanlara belediye encümenince Kabahatler Kanununun 32 nci maddesi
hükmüne göre idarî para cezası ve yasaklanan faaliyetin menine karar verilir.
Bu
kararda ilgili kişiye bir süre de verilebilir.
Belediye
encümeni kararında belli bir fiilin muayyen bir süre zarfında yapılmasını da
emredebilir. Emredilen fiilin ilgili kişi tarafından yapılmaması hâlinde,
masrafları yüzde yirmi zammı ile birlikte tahsil edilmek üzere belediye
tarafından yerine getirilir.”
Bu
madde hükümleri ilgili kanunda ayrıca hüküm bulunmayan hâllerde uygulanır.”
MADDE
67-
1608 sayılı Kanunun 2 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
2- Belediyelerin karar organları veya ilgili komisyonlar tarafından mevzuata
uygun olarak belirlenen yolcu nakil araçlarına ilişkin ücret tarifelerine
uymayan kişi, belediye encümeni tarafından ikiyüzelli Türk Lirasından beşbin
Türk Lirasına kadar idarî para cezasıyla cezalandırılır.”
MADDE
68-10/6/1930 tarihli ve 1705 sayılı Ticarette Tağşişin
Men’i ve İhracatın Murakabesi ve Korunması Hakkında Kanunun 6 ncı maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
6- Bu Kanun uyarınca ilgili Bakanlıkça alınan kararlara ve düzenlemelere
aykırı hareket edenlere, tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, beşyüz Türk
Lirasından yirmibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.
Ayrıca,
sınai veya ticari tesiste ya da ürünlerde, bu Kanun
uyarınca ilgili Bakanlıkça alınan karar ve düzenlemelere uygunluk
sağlanması için zamana ihtiyaç bulunması hâlinde, bu eksiklikler
giderilinceye kadar sınai ve ticari faaliyetin durdurulmasına karar
verilebilir.
Ürünlerin,
ikinci fıkra uyarınca verilen süre içerisinde alınan karar veya düzenlemelere
uygun hâle getirilmemesi hâlinde bunların mülkiyetinin kamuya geçirilmesine
karar verilir.”
MADDE
69-
1705 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
9- Bu Kanunun hükümlerine göre idarî yaptırım kararı mahallî mülkî amirler
tarafından verilir.”
MADDE
70-24/5/1933 tarihli ve 2219 sayılı Hususi Hastaneler
Kanununun 35 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
35- 34 üncü maddede mezkur ihtar hükümlerini tayin
olunan zamanda yapmayan hususi hastanelerin işletenlerine beşbin Türk Lirası
idarî para cezası verilmekle birlikte, ihtarı mucip olan noksanlar,
hastaların tedavi ve istirahatine müessir olduğu takdirde ayrıca 36 ncı madde
hükmü de tatbik olunur.”
MADDE
71-
2219 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesinde yer alan “müdürler seksenyedimilyon
lira idarî para cezasıyla cezalandırılır.” ibaresi “müdürlere bin Türk Lirası
idarî para cezası verilir.” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE
72-
2219 sayılı Kanunun 41 inci maddesinde yer alan “müdürlerinden
yüzyetmişdörtmilyon lira idarî para cezası alınır.” ibaresi, “müdürlerine
ikibin Türk Lirası idarî para cezası verilir.” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE
73-
2219 sayılı Kanunun 42 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
42- Yatan hastalardan 26 ve 27 nci maddelere aykırı olarak fazla ücret alan
hususi hastanelerin işletenlerine onbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Ayrıca, fazla tahsil edilen ücret geri alınarak ilgililere iade edilir.”
MADDE
74-
2219 sayılı Kanunun 43 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
43- 29 uncu maddede yazılan cerrahi ameliyeleri aynı maddede yazılı tetkik ve
tedavileri yapılmadan icra eden tabiplere, fiilleri suç oluşturmadığı
takdirde, beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Eğer bu suretle
cerrahi ameliye yapılan hasta vefat eder ve vefatın ameliyattan evvel
yapılması lazım ve mümkün olan şartların ifa edilmemesinden ileri geldiği
meydana çıkarsa cerrahi ameliyeyi icra eden tabip hakkında Türk Ceza
Kanununun ilgili maddeleri tatbik olunur. 29 uncu maddenin son fıkrasında
yazılı zaruri sebeple ameliyattan evvel ifa edilmeyen şartlardan ve bunların
neticelerinden dolayı cezaya hükmolunmaz.”
MADDE
75-
2219 sayılı Kanunun 44 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
44- Tedavisini üstüne aldığı hastaları, yerine vekil bırakmadan izinsiz
olarak kendi arzularıyla terkederek bu hastaların tedavisiz kalmalarına sebep
olan, 11 inci maddede yazılan mütehassıs tabiplere ikibin Türk Lirası idarî
para cezası verilir. Eğer bu suretle tedavisiz bırakılmak neticesi olarak
hasta kişinin hastalığının ağırlaşması veya ölmesi halinde mes’ul mütehassıs
tabip hakkında Türk Ceza Kanununun ilgili maddeleri tatbik olunur.”
MADDE
76-
2219 sayılı Kanunun 45 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
45- Bu Kanun ve 21 inci maddede yazılan nizamname ile tayin olunan
mecburiyetleri yapmayan veya memnuiyetlere aykırı hareketlerde
bulunanlara bin Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Bu
Kanunda yazılı olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından
verilir.”
MADDE
77-12/6/1933 tarihli ve 2313 sayılı Uyuşturucu
Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanunun 23 üncü maddesinin dördüncü fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve bu fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki
fıkra eklenmiştir.
“İzin
belgesi almadan ya da izin belgesi almasına rağmen bilerek belgesinde
belirtilen alandan fazla yerde veya izin belgesinde kayıtlı yerden başka
yerde kenevir ekimi yapan kişi, elli günden az olmamak üzere
TEMEL CEZA KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA VE DİĞER BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN.
08 Şubat 2008 Tarih ve 2678 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan “Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve
Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ve ilgili Kanun’un 984, 1262, 2313 ve 6197 sayılı yasalara getirdiği değişiklikler aşağıda yer almaktadır.
8
Şubat 2008 SALI
Resmî
Gazete
Sayı : 26781
KANUN
TEMEL
CEZA KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA VE
DİĞER
BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA
DAİR
KANUN
Kanun
No. 5728
Kabul
Tarihi: 23/1/2008
MADDE
1-
1 Şubat 1329; 18 Rebiülevvel 1332 tarihli Ameliyatı İskaiye İşletme Kanunu Muvakkatının
32 nci maddesinin birinci fıkrasının bağlama cümlesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“Mecra
dahilinde her ne suretle olursa olsun balık saydgahı
tesis edenler ef’ali mezkûreden tahaddüs edecek zarar ve ziyanı tazminden
maada mahallî mülkî amir tarafından ikiyüzelli Türk Lirası idarî para
cezasıyla cezalandırılır.”
MADDE
2-
1332 tarihli Ameliyatı İskaiye İşletme Kanunu Muvakkatının 33 üncü maddesinin
birinci fıkrasının bağlama cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Bilamüsaade
mecraların tarafeyn süddelerinde fetha ve mehaz küşat edenler ile süddeler
üzerine tarik ihdas eyleyenler tahakkuk edecek zararuziyanın tazmininden
maada mahallî mülkî amir tarafından beşyüz Türk Lirası idarî para cezasıyla
cezalandırılır. Ancak, verilen para cezasının miktarı meydana gelen
zarar ve ziyandan az olamaz.”
MADDE
3-
14/4/1341 tarihli ve 618 sayılı Limanlar Kanununun
11 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
11- İşbu Kanun ile ikinci maddede mezkür nizamnamelere muhalif hareket edenlere
liman başkanı tarafından beşyüz Türk Lirasından yirmibin Türk Lirasına kadar
idarî para cezası verilir.”
MADDE
4- 2/1/1924 tarihli ve 394 sayılı Hafta Tatili Hakkında
Kanunun 10 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
10- Bu Kanunun ahkamına muhalefet eden dükkan ve
mağaza ve müessese sahip veya müdürlerine belediye encümeni tarafından yüz
Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
MADDE
5-
10/4/1926 tarihli ve 805 sayılı İktisadi
Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkında Kanunun 7 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
7- Bu Kanun hükümlerine aykırı hareket eden kişi, yüz günden az olmamak üzere
adlî para cezasıyla cezalandırılır.”
MADDE
6-
19/4/1926 tarihli ve 815 sayılı Türkiye Sahillerinde Nakliyatı Bahriye
(Kabotaj) ve Limanlarla Kara Suları Dahilinde İcrayı
San’at ve Ticaret Hakkında Kanunun 5 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“MADDE
5- Bu Kanunun 1 inci maddesi hükmüne aykırı olarak Türkiye limanları arasında
kabotaj yapan gemilerin kaptanlarına ve yabancılara ait deniz taşıtlarının
sahiplerine bin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar idarî para
cezası verilir. Donatanı yabancı olan gemilerle yabancılara ait sair deniz
taşıtları, idarî para cezası tahsil edilinceye kadar elverişli bir limanda
masrafları kendisine ait olmak üzere tutulur. Bu Kanunun 2 ve 3 üncü
maddelerinde belirtilen yalnızca Türk vatandaşlarına
tanınan hakları kullanan yabancılara beşyüz Türk
Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir ve gemi ve
sair deniz taşıtları seferden alıkonulur.
Birinci
fıkrada yazılı olan idarî para cezalarına o yerin mülkî amiri, diğer idarî
tedbirlere liman başkanı tarafından karar verilir.”
MADDE 7- 2/3/1927 tarihli ve 984 sayılı
Ecza Ticarethaneleriyle Sanat ve Ziraat İşlerinde Kullanılan Zehirli ve
Müessir Kimyevi Maddelerin Satıldığı Dükkanlara Mahsus Kanunun 21 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 21- Bu Kanunda tasrih edilen kaidelere riayet etmiyen veya
memnuiyetlere muhalif hareket eden ecza ticarethaneleri sahip veya müdiri
mesulleri ile sanat ve ziraat işlerinde kullanılan zehirli ve müessir
maddeler satıcılığı yapanlara, mahallî mülkî amir tarafından ikiyüz Türk Lirasından
beşyüz Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Bu maddelerin satışı
kamu sağlığı bakımından tehlikeli bir durum oluşturuyorsa, tehlike
giderilinceye kadar geçici olarak işletme faaliyetten menedilir.”
MADDE
8-
19/3/1927 tarihli ve 992 sayılı Seriri Taharriyat ve
Tahlilat Yapılan ve Masli Teamüller Aranılan Umuma Mahsus Bakteriyoloji ve
Kimya Laboratuvarları Kanununun 9 uncu maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“Uzman
olup da izinsiz laboratuvar açanın lâboratuvarı, bu Kanunda yazılı usul
uyarınca izin alınıncaya kadar mahallî mülkî amir tarafından kapatılır. Uzman
olmayıp da bu çeşit laboratuvar açanlara veya izinle açmış oldukları
laboratuvarlarını uzman olmayanlara terk edenlere bin Türk Lirasından beşbin
Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir ve ayrıca lâboratuvar
kapatılır.”
MADDE
9-
992 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
10- Fenne uygun tahliller yerine getirilmediği ve beyannamesinde belirtilen
hükümlere uymadığı veya bu Kanunun 7 nci maddesi uyarınca düzenlenen
yönetmeliğe aykırı hareket ettiği belirlenenlere mahallî mülkî amir
tarafından bin Türk Lirasından üçbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası
verilir. Ayrıca, şartlar yerine getirilinceye kadar laboratuvar kapatılır.”
MADDE
10-
18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü
Muhakemeleri Kanununun 36 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Ret
talebinin, kötüniyetle yapıldığının anlaşılması ve esas yönünden kabul edilmemesi
hâlinde, talepte bulunanların her birine mahkemece beşyüz Türk Lirasından
beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.
Hâkim
hakkında aynı davada aynı tarafça tekrar ileri sürülen ret talebinin reddi
hâlinde verilecek idarî para cezası, daha önce verilen idarî para cezasının
iki katından az olamaz.”
MADDE
11-
1086 sayılı Kanunun 90 ıncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
90- Islahın davayı uzatmak veya karşı tarafı rahatsız etmek gibi kötüniyetli
düşüncelerle yapıldığı deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme,
ıslahı dikkate almadan karar verir. Ayrıca, mahkemece kötüniyetle ıslaha
başvurana, karşı tarafın bu yüzden uğradığı bütün zararlarının tazmininin
yanı sıra ikiyüz Türk Lirasından beşyüz Türk Lirasına kadar idarî para cezası
verilir.”
MADDE
12-
1086 sayılı Kanunun 113/A maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
113/A- İhtiyati tedbir kararının uygulanması dolayısıyla verilen emre uymayan
veya o yolda alınmış tedbire aykırı davranışta bulunan kimse fiili daha ağır
cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, altı aya kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.”
MADDE
13-
1086 sayılı Kanunun 149 uncu maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“Kapalı
yapılan duruşmalar hakkında Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uygulanır.”
MADDE
14-
1086 sayılı Kanunun 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“Bir
kimse, ihtara rağmen mahkemenin düzenini bozar veya mahkeme huzurunda münasip
olmayan bir söz söylemeye veya davranışta bulunmaya devam ederse derhâl
yakalanması emredilerek hakkında dört güne kadar disiplin hapsi uygulanır.
Ancak, avukatlar ve çocuklar hakkında disiplin hapsi uygulanmaz.”
“Mahkemenin
düzenini bozan fiilin veya mahkeme huzurunda söylenen sözün suç oluşturması
halinde, durum bir tutanakla Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir ve
gerekiyorsa fiili işleyenin yakalanması emredilerek Cumhuriyet
başsavcılığında hazır bulundurulması sağlanır. Ancak bu durum üçüncü fıkra hükmüne
göre disiplin hapsi uygulanmasını engellemez.”
MADDE
15-
1086 sayılı Kanunun 253 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
253- Usulüne uygun olarak çağrılıp da mazeretini bildirmeksizin gelmeyen
tanıklar zorla getirilir ve gelmemelerinin sebep olduğu giderler takdir
edilerek, kamu alacaklarının tahsili usulüne göre ödettirilir. Zorla
getirilen tanık evvelce gelmemesini haklı gösterecek sebepleri sonradan
bildirirse aleyhine hükmedilen giderler kaldırılır.”
MADDE
16-
1086 sayılı Kanunun 271 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
271- Tanık, kanuni bir sebep göstermeden veya göstermiş olduğu sebep
mahkemece kabul edilmemesine rağmen tanıklık yapmaktan çekinir, kendisine sorulan
sorulara cevap vermekten kaçınır ya da yemin etmemekte direnirse, bu yüzden
doğan giderler takdir edilerek, hakkında kamu alacaklarının tahsili usulüne
göre ödettirilmesine karar verilir. Ayrıca, tanıklığının veya yemininin
gerçekleştirilmesi için, dava hakkında hüküm verilinceye kadar ve her hâlde
onbeş günü geçmemek üzere disiplin hapsine karar verilebilir. Kişi, tanıklığa
ve yemine ilişkin yükümlülüğüne uygun davranması halinde, derhâl serbest
bırakılır.”
MADDE
17-
1086 sayılı Kanunun 313 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
313- Hâkim, senedin münkire aidiyetine karar verdiği takdirde münkiri talep
vukuunda davanın teahhuru sebebiyle diğer tarafın maruz kaldığı zararı
tazmine mahkûm eder.”
MADDE
18- 1086
sayılı Kanunun 319 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
319- Mahkemece sahtelik iddiasının reddi hâlinde talep vukuunda diğer tarafın
maddi ve manevi zararları mahkemece takdir edilerek tazminine
hükmolunur.”
MADDE
19-
1086 sayılı Kanunun 320 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
320- Sahtelik iddiasından feragat olunabilir ise de feragatı vakıayı kabul
edip etmemekte mahkeme muhtardır. Mahkeme feragatı kabul ettiği takdirde 319
uncu madde hükmü uyarınca talep vukuunda diğer tarafın maddi ve manevi
zararları mahkemece takdir edilerek tazminine hükmolunur.”
MADDE
20-
1086 sayılı Kanunun 422 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
422- Kötüniyetli davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf,
yargılama giderlerinden başka, diğer tarafın vekiliyle aralarında
kararlaştırılan vekâlet ücretinin tamamı veya bir kısmını ödemeye mahkum edilebilir. Vekâlet ücretinin miktarı hakkında
uyuşmazlık çıkması veya mahkemece miktarının fahiş bulunması hâlinde, bu
miktar doğrudan mahkemece takdir olunur.
Kötüniyet
sahibi davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan tarafa ayrıca
mahkemece beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası
verilir. Bu hâllere vekil sebebiyet vermiş ise idarî para cezası vekil
hakkında uygulanır.”
MADDE
21-
1086 sayılı Kanunun 576 ncı maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“Dava
sabit olmadığı takdirde müddeiden, kendisinden dava olunan hâkimin duçar
olduğu maddi ve manevi zarar ve ziyan için takdir olunacak münasip bir
tazminatın tahsiline hükmolunur. Ayrıca davacıya, mahkemece beşyüz Türk
Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.”
MADDE
22-
11/4/1928 tarihli ve 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı
San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun 25 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“MADDE
25- Diploması olmadığı hâlde, menfaat temin etmek amacına yönelik olmasa
bile, hasta tedavi eden veya tabip unvanını takınan şahıs iki yıldan beş yıla
kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”
MADDE
23-
1219 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
26- Bu Kanunun ahkamına tevfikan icrayı sanat
salahiyeti olmayan veya her ne suretle olursa olsun icrayı sanattan memnu
bulunan bir tabip sanatını icra ederse, beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk
Lirasına kadar idarî para cezası verilir.”
MADDE
24- 1219
sayılı Kanunun 27 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
27- 5, 6, 10, 12, 15, 23 ve 24 üncü maddeler ahkamına
riayet etmeyen tabiplere yüz Türk Lirasından bin Türk Lirasına kadar idarî
para cezası verilir.”
MADDE
25- 1219
sayılı Kanunun 28 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 28- Hekimlik mesleğinin icrası için;
Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile;
kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle ya da
devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine
karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve
casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık,
dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye
fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan
malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından hapis cezasına
mahkûm olmamak gerekir.
İcrayı
sanat etmesine mani ve gayrıkabili şifa bir marazı aklı ile malul olduğu
bilmuayene tebeyyün eden tabipler, Sağlık Bakanlığının teklifi ve Sağlık
Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla icrayı sanattan menolunur ve
diplomaları geri alınır.”
MADDE
26-
1219 sayılı Kanunun 41 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
41- Kişisel çıkar amacı olmasa bile diplomasız olarak diş hekimliği mesleğine
ilişkin herhangi bir muayene veya müdahale yapan, diş hekimliği klinik
hizmetleri ile ilgili işyeri açanların meslek icraları durdurulur. Bu
kimseler hakkında üç yıldan beş yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para
cezasına hükmolunur.”
MADDE
27-
1219 sayılı Kanunun 42 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
42- Bu Kanunun ahkamına tevfikan icrayı sanata
salahiyeti olmayan veya her ne suretle olursa olsun icrayı sanattan memnu
bulunan bir tabip veya diş tabibi veyahut dişçi, dişçilik sanatını icra
ederse beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası
verilir.”
MADDE
28-
1219 sayılı Kanunun 44 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
44- 29 uncu maddede hududu gösterilen icrayı sanat salahiyetini tecavüz eden
veya 33, 35, 36, 37, 39 ve 40 ıncı maddeler ahkamına
riayet etmeyen diş tabipleri veya dişçilere yüz Türk Lirasından bin Türk
Lirasına kadar idarî para cezası verilir.”
MADDE
29-
1219 sayılı Kanunun 45 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 45- Diş hekimliği mesleğinin icrası
için; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa
bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle ya da
devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine
karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve
casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık,
dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye
fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan
malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından hapis cezasına
mahkûm olmamak gerekir.
İcrayı
sanata mani ve gayri kabili şifa bir marazı akli ile malul olduğu bilmuayene tebeyyün
eden diş tabibi ve dişçiler, Sağlık Bakanlığının teklifi ve Sağlık Bakanlığı
Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla icrayı sanattan menolunur ve diploma veya
ruhsatnameleri geri alınır.”
MADDE
30-
1219 sayılı Kanunun 54 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
54- Diploma veya belgesi olmadığı hâlde ebeliği sanat ittihaz edenlere,
fiilleri suç oluşturmadığı takdirde, ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası
verilir.”
MADDE
31-
1219 sayılı Kanunun 55 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
55- Bu Kanunun 47, 49, 50 ve 53 üncü maddelerindeki şeraiti ifa etmemiş olan
veya muvakkaten menedilmiş oldukları hâlde icrayı sanat eden ebelere yüz Türk
Lirası idarî para cezası verilir.”
MADDE
32-
1219 sayılı Kanunun 56 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
56- 51 inci maddede zikredilen icrayı sanat hududunu tecavüz eden veya 51 ve
52 nci maddeler ahkamına riayet etmeyen ebelere yüz
Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
MADDE
33-
1219 sayılı Kanunun 57 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
57- İcrayı sanata mani ve gayrikabili şifa bir marazı akli ile maluliyeti
bilmuayene anlaşılan ebeler, Sağlık Bakanlığının teklifi ve Sağlık Bakanlığı
Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla icrayı sanattan menolunur ve şahadetname
veya vesikası geri alınır.”
MADDE
34-
1219 sayılı Kanunun 61 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
61- Ruhsatsız ve izinsiz sünnetçilik edenler altı aydan iki yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.”
MADDE
35-
1219 sayılı Kanunun 62 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
62- 60 ıncı madde hükmüne riayet etmeyen sünnetçilere yüz Türk Lirası idarî
para cezası verilir.”
MADDE
36-
1219 sayılı Kanunun 67 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
67- Salahiyeti olmadığı hâlde hastabakıcılık eden ve bu unvanı takınanlara
yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
MADDE
37-1219
sayılı Kanunun 68 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
68- 64 üncü maddede gösterilen icrayı sanat hududunu tecavüz eden veya 65
inci madde hükmüne riayet etmeyen hastabakıcılara yüz Türk Lirası idarî para
cezası verilir.”
MADDE
38-
1219 sayılı Kanunun 70 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
70- Tabipler, diş tabipleri ve dişçiler yapacakları her nevi ameliye için
hastanın, hasta küçük veya tahtı hacirde ise veli veya vasisinin evvelemirde
muvafakatını alırlar. Büyük ameliyei cerrahiyeler için bu muvafakatin tahriri
olması lazımdır. (Veli veya vasisi olmadığı veya bulunmadığı veya üzerinde
ameliye yapılacak şahıs ifadeye muktedir olmadığı takdirde muvafakat şart
değildir.) Hilafında hareket edenlere ikiyüzelli Türk Lirası idarî para
cezası verilir.
Bu
Kanunda yazılı olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından
verilir.”
MADDE
39-
1219 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
73- Protokol defterlerinde tahrifat yapan ve mugayiri hakikat malumat
derceylediği sabit olan tabipler, diş tabipleri, dişçiler ve ebeler Türk Ceza
Kanununun belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır.”
MADDE
40-
1219 sayılı Kanunun ek 7 nci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“Yukarıdaki
fıkra hükmüne aykırı hareket eden diş protez
teknisyenleri, 41 inci madde hükümlerine göre cezalandırılır.”
MADDE
41-
1219 sayılı Kanunun ek 8 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“EK
MADDE 8- Diploması veya meslek belgesi olmaksızın diş protez
teknisyenliği mesleğini icra edenler hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis
ve bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.”
MADDE 42- 14/5/1928 tarihli
ve 1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanununun 18 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 18- 10 uncu maddede yazılı
tahlil neticesinde, müstahzarların terkibinde bulunan maddelerin saf olmadığı
veya ruhsat almak için verilmiş olan formüle uymadığı veya müstahzarın tedavi
vasıflarını azaltacak veya kaybedecek surette imal edilmiş olduğu
anlaşılırsa, fiil suç oluşturmadığı takdirde, ruhsat sahibi ve müstahzarların
bu şekilde imal edildiğini bilerek satan, satışa arzeden veya sattıranlara
bin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası
verilir; ayrıca, ruhsatname geri alınır.”
MADDE 43- 1262 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 19- Ruhsatsız olarak müstahzar imal edenler veya bu suretle
imal edilen müstahzarları bilerek satan, satışa arzeden veya sattıranlara,
müstahzar imaline salahiyet sahibi oldukları takdirde, beşyüz Türk Lirasından
onbin Türk Lirasına kadar; müstahzar imaline salahiyet sahibi olmadıkları
takdirde, binbeşyüz Türk Lirasından yirmibin Türk Lirasına kadar idarî para
cezası verilir. Bu müstahzarlar kendilerine atfedilen tedavi vasıflarını haiz
olmadığı veya bu vasıfları azaltacak veya kaybedecek şekilde veya saf olmayan
maddelerden imal edildiği anlaşıldığı takdirde 18 inci maddede yazılı ceza
tatbik olunur.
Memleket dışında yapılmış müstahzarları ruhsatsız olarak ticaret
amacıyla ithal etmek veya bunların özelliklerini bilerek satmak veya satışa
arz etmek veya sattırmak kaçakçılıktır. Bu fıkrada yazılı suçları işleyenler
hakkında Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümleri tatbik olunur.”
MADDE 44-1262 sayılı Kanunun 20 nci maddesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 20- 18 ve 19 uncu maddelerde mezkûr ahval hariç olmak üzere
bu Kanun ahkamına muhalif hareket edenlere
ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Bu Kanunda yazılı olan idarî para cezalarına ve diğer idarî
yaptırımlara mahallî mülkî amir tarafından karar verilir.”
MADDE 45- 1262 sayılı Kanunun ek 4 üncü maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“EK MADDE 4- Müstahzarları taklit ederek bunların tedavi
vasıflarını azaltacak veya kaybedecek ya da kullananların sıhhatine az veya
çok zarar verecek surette imal edenler veya bu suretle imal edildiğini
bilerek satan, satışa arzeden veya sattıranlar, Türk Ceza Kanunu veya diğer
ilgili kanun hükümlerine göre cezalandırılır.”
MADDE 46- 1262 sayılı Kanunun ek 6 ncı maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“EK MADDE 6- Bu Kanunun 18 ve 19 uncu maddelerinde tanımlanan
kabahatlerin konusunu oluşturan müstahzarlara elkonularak, bunların
mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.”
MADDE
47-
24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha
Kanununun 110 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
110- Zührevi hastalıklardan birine düçar olduğunu bildiği veya görünüşe
nazaran veyahut tedavisi altında bulunduğu tabiplerinin izahatıyla bu
hastalıklardan birine müptela olduğunu bilmesi lazım geldiği halde hastalığı
bir diğerine sirayet ettirenler hakkında bu Kanunda mezkur
mücazat tatbik olunur. Frengili bir çocuğun frengiye musap olduğunu bildiği
halde salim bir süt anneye emzirtmek memnudur.”
MADDE
48-
1593 sayılı Kanunun 282 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
282- Bu Kanunda yazılı olan yasaklara aykırı hareket edenler veya
zorunluluklara uymayanlara, fiilleri ayrıca suç oluşturmadığı takdirde,
ikiyüzelli Türk Lirasından bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası
verilir.”
MADDE
49-
1593 sayılı Kanunun 283 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
283- Bu Kanunda yazılı belediye vazifelerine taallûk edip 266 ncı maddede
gösterilen sıhhi zabıta nizamnamesinde mezkur memnuiyetlere muhalif hareket
edenlerle mecburiyetlere riayet etmeyenler, 15/5/1930
tarihli ve 1608 sayılı Kanunla değişik 16/4/1924 tarihli ve 486 sayılı Kanun
mucibince cezalandırılır.”
MADDE
50-1593
sayılı Kanunun 284 üncü maddesinde yer alan “Ceza Kanununun 263 üncü” ibaresi
“Türk Ceza Kanununun 195 inci” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE
51-
1593 sayılı Kanunun 285 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
285- 78 inci maddede yazılı memnuiyete rağmen laboratuvarlarında kolera ve
veba ve ruam kültürleri bulunduranlar elli günden az olmamak üzere adlî para
cezası ile cezalandırılır.”
MADDE
52-
1593 sayılı Kanunun 287 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
287- 101 inci maddede zikredilen tedbirlere muhalefet edenler veya tedaviye
icabet etmeyenler, Kabahatler Kanununun 32 nci maddesine göre
cezalandırılır.”
MADDE
53-
1593 sayılı Kanunun 288 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
288- 103 üncü maddedeki mecburiyete riayet etmeyenlere, yüz Türk Lirası idarî
para cezası verilir.”
MADDE
54-
1593 sayılı Kanunun 289 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
289- 109 uncu maddedeki mecburiyete riayet etmeyen tabiplere yüzelli Türk
Lirası idarî para cezası verilir.”
MADDE
55-
1593 sayılı Kanunun 290 ıncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
290- 110 uncu maddede yazılı yasaklara aykırı hareket edenler, Türk Ceza
Kanunu hükümlerine göre cezalandırılır.”
MADDE
56-
1593 sayılı Kanunun 291 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
291- 112 nci maddede gösterilen tedbirlere riayet etmeyen ve tedaviye icabet
eylemeyenler, Kabahatler Kanununun 32 nci maddesine göre cezalandırılır.”
MADDE
57-
1593 sayılı Kanunun 292 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
292- 137 nci maddede gösterilen mecburiyete riayet etmeyen gemi süvarilerine
ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
MADDE
58-
1593 sayılı Kanunun 294 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
294- Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletiyle İktisat
Vekaleti tarafından 141 inci maddede gösterildiği veçhile müştereken tespit
edilen nizamnamede mündemiç levazım ve saireyi bulundurmayan ve yolcuların
selamet ve emniyetini temin eyleyecek tedbirlere riayet etmeyen gemi sahip
veya süvarilerine dörtyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir ve bu levazım
ikmal edilinceye kadar gemilerin seyrüseferlerine mümanaat olunur.
Bu
Kanunda yazılı olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından
verilir.”
MADDE
59-
1593 sayılı Kanunun 295 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
295- 179 uncu maddede zikredilen nizamname ile Sıhhat ve İçtimai Muavenet ve
İktisat Vekaletlerince müştereken tespit edilen
tedbirlere riayet etmeyen iş sahiplerine beşyüz Türk Lirası idarî para cezası
verilir. Bu yüzden şahsî veya umumi zarar hasıl
olduğu takdirde ahkamı umumiye mucibince takibatı kanuniye ifa edilir.”
MADDE
60-
1593 sayılı Kanunun 296 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
296- 185 inci maddedeki memnuiyet hilafına hareket edenler altı aya kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.”
MADDE
61-
1593 sayılı Kanunun 297 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
297- 186 ve 187 nci maddelerdeki fiilleri işleyenler, üç aydan altı aya kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.”
MADDE
62-
1593 sayılı Kanunun 298 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
298- 205 inci maddedeki mecburiyete riayet edilmeyen mahaller, gerekli
yükümlülükler yerine getirilinceye kadar mahallî mülkî amir tarafından
faaliyetten men edilir.”
MADDE
63- 1593
sayılı Kanunun 299 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
299- 215 inci maddede zikredilen defin ruhsatiyesi olmadan cenaze defneden
mezar bekçileri veya ölü sahipleri Kabahatler Kanununun 32 nci maddesine göre
cezalandırılır.”
MADDE
64-
1593 sayılı Kanunun 301 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
301- Müsaadesiz olarak bir şehir ve kasabadan diğerine ölü nakledenler
Kabahatler Kanununun 32 nci maddesine göre cezalandırılır.”
MADDE
65-
1593 sayılı Kanunun 302 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
302- Belediyelerce 252 nci maddeye tevfikan sıhhi mahzuru olmadığı tasdik
edilmeden sahip oldukları binaları iskan ettirenler
veya icara verenlere yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
MADDE
66- 15/5/1930 tarihli ve 1608 sayılı Umuru Belediyeye
Müteallik Ahkâmı Cezaiye Hakkında 16 Nisan 1340 Tarih ve 486 Numaralı Kanunun
Bazı Maddelerini Muaddil Kanunun 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“MADDE 1- Belediye meclis ve encümenlerinin
kendilerine kanun, nizam ve talimatnamelerin verdiği vazife ve salahiyet
dairesinde ittihaz ettikleri kararlara muhalif hareket edenlerle belediye
kanun ve nizam ve talimatnamelerinin men veya emrettiği fiilleri işleyenlere
veya yapmayanlara belediye encümenince Kabahatler Kanununun 32 nci maddesi
hükmüne göre idarî para cezası ve yasaklanan faaliyetin menine karar verilir.
Bu
kararda ilgili kişiye bir süre de verilebilir.
Belediye
encümeni kararında belli bir fiilin muayyen bir süre zarfında yapılmasını da
emredebilir. Emredilen fiilin ilgili kişi tarafından yapılmaması hâlinde,
masrafları yüzde yirmi zammı ile birlikte tahsil edilmek üzere belediye
tarafından yerine getirilir.”
Bu
madde hükümleri ilgili kanunda ayrıca hüküm bulunmayan hâllerde uygulanır.”
MADDE
67-
1608 sayılı Kanunun 2 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
2- Belediyelerin karar organları veya ilgili komisyonlar tarafından mevzuata
uygun olarak belirlenen yolcu nakil araçlarına ilişkin ücret tarifelerine
uymayan kişi, belediye encümeni tarafından ikiyüzelli Türk Lirasından beşbin
Türk Lirasına kadar idarî para cezasıyla cezalandırılır.”
MADDE
68-
10/6/1930 tarihli ve 1705 sayılı Ticarette Tağşişin
Men’i ve İhracatın Murakabesi ve Korunması Hakkında Kanunun 6 ncı maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
6- Bu Kanun uyarınca ilgili Bakanlıkça alınan kararlara ve düzenlemelere
aykırı hareket edenlere, tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, beşyüz Türk
Lirasından yirmibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.
Ayrıca,
sınai veya ticari tesiste ya da ürünlerde, bu Kanun
uyarınca ilgili Bakanlıkça alınan karar ve düzenlemelere uygunluk
sağlanması için zamana ihtiyaç bulunması hâlinde, bu eksiklikler
giderilinceye kadar sınai ve ticari faaliyetin durdurulmasına karar
verilebilir.
Ürünlerin,
ikinci fıkra uyarınca verilen süre içerisinde alınan karar veya düzenlemelere
uygun hâle getirilmemesi hâlinde bunların mülkiyetinin kamuya geçirilmesine
karar verilir.”
MADDE
69-
1705 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
9- Bu Kanunun hükümlerine göre idarî yaptırım kararı mahallî mülkî amirler
tarafından verilir.”
MADDE
70-
24/5/1933 tarihli ve 2219 sayılı Hususi Hastaneler
Kanununun 35 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
35- 34 üncü maddede mezkur ihtar hükümlerini tayin
olunan zamanda yapmayan hususi hastanelerin işletenlerine beşbin Türk Lirası
idarî para cezası verilmekle birlikte, ihtarı mucip olan noksanlar,
hastaların tedavi ve istirahatine müessir olduğu takdirde ayrıca 36 ncı madde
hükmü de tatbik olunur.”
MADDE
71-
2219 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesinde yer alan “müdürler seksenyedimilyon
lira idarî para cezasıyla cezalandırılır.” ibaresi “müdürlere bin Türk Lirası
idarî para cezası verilir.” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE
72-
2219 sayılı Kanunun 41 inci maddesinde yer alan “müdürlerinden
yüzyetmişdörtmilyon lira idarî para cezası alınır.” ibaresi, “müdürlerine
ikibin Türk Lirası idarî para cezası verilir.” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE
73-
2219 sayılı Kanunun 42 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
42- Yatan hastalardan 26 ve 27 nci maddelere aykırı olarak fazla ücret alan
hususi hastanelerin işletenlerine onbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Ayrıca, fazla tahsil edilen ücret geri alınarak ilgililere iade edilir.”
MADDE
74-
2219 sayılı Kanunun 43 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
43- 29 uncu maddede yazılan cerrahi ameliyeleri aynı maddede yazılı tetkik ve
tedavileri yapılmadan icra eden tabiplere, fiilleri suç oluşturmadığı
takdirde, beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Eğer bu suretle
cerrahi ameliye yapılan hasta vefat eder ve vefatın ameliyattan evvel
yapılması lazım ve mümkün olan şartların ifa edilmemesinden ileri geldiği
meydana çıkarsa cerrahi ameliyeyi icra eden tabip hakkında Türk Ceza
Kanununun ilgili maddeleri tatbik olunur. 29 uncu maddenin son fıkrasında
yazılı zaruri sebeple ameliyattan evvel ifa edilmeyen şartlardan ve bunların
neticelerinden dolayı cezaya hükmolunmaz.”
MADDE
75-
2219 sayılı Kanunun 44 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
44- Tedavisini üstüne aldığı hastaları, yerine vekil bırakmadan izinsiz
olarak kendi arzularıyla terkederek bu hastaların tedavisiz kalmalarına sebep
olan, 11 inci maddede yazılan mütehassıs tabiplere ikibin Türk Lirası idarî
para cezası verilir. Eğer bu suretle tedavisiz bırakılmak neticesi olarak
hasta kişinin hastalığının ağırlaşması veya ölmesi halinde mes’ul mütehassıs
tabip hakkında Türk Ceza Kanununun ilgili maddeleri tatbik olunur.”
MADDE
76-
2219 sayılı Kanunun 45 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
45- Bu Kanun ve 21 inci maddede yazılan nizamname ile tayin olunan
mecburiyetleri yapmayan veya memnuiyetlere aykırı hareketlerde
bulunanlara bin Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Bu
Kanunda yazılı olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından
verilir.”
MADDE
77-
12/6/1933 tarihli ve 2313 sayılı Uyuşturucu
Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanunun 23 üncü maddesinin dördüncü fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve bu fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki
fıkra eklenmiştir.
“İzin
belgesi almadan ya da izin belgesi almasına rağmen bilerek belgesinde
belirtilen alandan fazla yerde veya izin belgesinde kayıtlı yerden başka
yerde kenevir ekimi yapan kişi, elli günden az olmamak üzere