Web sitemizdeki içeriklerden en iyi şekilde yararlanmanızı sağlamak için 6698 Sayılı Kişisel Verilerin korunması Kanunu'na (KVKK) ve Avrupa Birliği Veri Koruma Tüzüğü'ne (GDPR) uygun olarak çerezleri kullanıyoruz. Sitenin düzgün çalışması için gerekli zorunlu çerezlerin kullanılmasını istemiyorsanız ziyaretinizi sonlandırmalısınız. Diğer çerezler yönünden ise lütfen tercihlerinizi belirleyiniz.
İEO Kayıt Tarihi: 21.02.2008 / 12:55 Görüntüleme: 2167
|
21.02.2008 2 Şubat 2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren SHÇEK Genel Müdürlüğü Personeli Yer Değiştirme Suretiyle Atanma Esaslarına Dair Yönetmelikle; çalışanların keyfi olarak görev yerinin değiştirilmesi ile siyasal kadrolaşmanın tamamlanması ve SHÇEK hizmetlerinin özelleştirilmesi önünde engel olan kurum çalışanlarının direncinin kırılması amaçlanmaktadır. Sözkonusu yönetmeliğin uygulanmasında her ne kadar personelin dengeli dağılımı ve hizmetin gereğinin dikkate alınacağı belirtilse de; bunun bir demagojiden ibaret olduğu açıktır. Sayın Genel Müdür İsmail Barış yönetmelikle personelin tayininde kendisinin bile söz hakkının kalmadığından söz etse de; yer değiştirme suretiyle atanma konusunda yetkili olan yer değiştirme kurulu; Genel Müdür’ün veya yetki verdiği Genel Müdür yardımcısının Başkanlığında, 1. Hukuk Müşaviri, Strateji Geliştirme Dairesi Başkanı, Genel Müdür tarafından belirlenecek herhangi bir Ana Hizmet Dairesi Başkanı ve İnsan Kaynakları Dairesi Başkanından oluşmaktadır. Bu kişilerin Genel Müdür tarafından atandığı ve onun memuru olduğu dikkate alındığında; aslında tek yetkilinin Genel Müdür olduğu ortadadır. Diğer yandan bu yönetmelikle yeri değiştirilecek memurlar; kurumda çalışan hizmetli, bakıcı anne vb. yardımcı hizmetler sınıfı ve istisnai memurlar ile aday memurlar ve Genel Müdürlükte görevde bulunan personel dışındaki, taşra hizmet birimlerinde görev yapan İl Müdürü, İl Müdür Yardımcısı, İlçe Müdürü, Şube Müdürü, Kuruluş Müdürü, Kuruluş Müdür Yardımcısı, Uzman Tabip, Tabip, Diş Tabibi, Eczacı, Hemşire, Sağlık Memuru, Fizyoterapist, Diyetisyen, Psikolog, Çocuk Gelişimcisi, Sosyal Çalışmacı, Öğretmen, Sosyolog, Yurt Yönetim Memuru, Din Görevlisi ünvanları ile görev yapanlardır. Türkiye’de iller dört hizmet bölgesine ayrılarak; sözü edilen memurlara dördüncü bölgede 2 yıl, üçüncü bölgede 3 yıl, ikinci bölgede 4 yıl, birinci bölgede 6 yıl zorunlu hizmet yaptırılması öngörülmektedir. Ancak, belirlenen bölgelerde görev süresi biten memurun, bir üst hizmet bölgesine tayin talebi, kadro yokluğu gerekçesiyle Genel Müdürlük onayı ile reddedilebilmektedir. Ayrıca hizmet bölgesinde süresi dolmasına rağmen, yer değiştirme isteğinde bulunmayan personelin görev yaptığı birimde çalışmaya devam edip etmeyeceği aynı veya başka bir hizmet bölgesine atanıp atanmayacağı hususunda; hizmetin gereği ve hizmet bölgeleri arasındaki personel dağılımının adil bir şekilde sağlanması hususları gözetilerek yer değiştirme kuruluna resen değerlendirme yetkisi tanınmaktadır. Diğer yandan yer değiştirme suretiyle atamaların; personelin adil ve dengeli bir şekilde dağılımı amacı gözetilerek; ilgililerin kadrosunun bulunduğu hizmet biriminin özellikleri, öğrenimi, iş tecrübesi, mesleki bilgisi ve sicil durumu gibi özellikleri içeren değerlendirme formu ile boş kadro durumu ve hizmet bölgelerindeki iş ve personel ihtiyaçları dikkate alınarak bir plan dahilinde yer değiştirme kurulunca yapılacağı belirtilmektedir. Bu değerlendirme formunda ise hizmet bölgelerindeki çalışma konusunda yapılan puanlamanın diğer puanlamalar yanında yok sayılacak kadar etkisi bulunmaktadır. Örneğin dördüncü bölgede hizmet yapmış personel 1 puan, birinci bölgede hizmet yapmış personel 0,25 puan alırken katıldığı 0-15 günlük eğitim programından 1 puan almaktadır. Yer değiştirme kuruluna hiçbir bilgi ve yeterliliğe sahip olmamasına rağmen; atamalarda göz önünde tutulacak hususlardan biri olan mesleki bilgiyi değerlendirme yetkisi tanınmaktadır. Kaldı ki; bu yönetmelikte Genel Müdürlükte görevde bulunan personelin halen görev yaptığı hizmet bölgeleri ile alt hizmet bölgeleri kazanılmış hak kapsamında değerlendirilirken; diğer çalışanların çalıştığı bölgeler kazanılmış hak olarak kabul edilmemektedir. Bu yönetmelik; SHÇEK’te personelin dengeli dağılımını ve daha iyi bir hizmet vermeyi amaçlamak yerine, mevcut personelin sürgün baskısı ile istifaya zorlanmasını, Genel Müdürlük dışında tam olarak başarılamayan siyasal kadrolaşmanın tamamlanmasını ve Kurumun görevinin yalnızca düzenleme ile sınırlanarak; kuruluşların önce il özel idarelerine ve belediyelere devredilmesini, ardından hizmetlerin vakıf ve şirketlere devredilerek özelleştirilmesini; böylece çeşitli çıkar gruplarına rant sağlanmasının ve sosyal hizmete muhtaç kesimlerin istismarının önünün açılmasını hedefleyen SHÇEK Yasasının yasallaştırılması önündeki engeller kaldırılmak istenmektedir. Çünkü bu yönetmelikle yerinin değiştirilmesi istenen kesim, memur statüsünde görev yapanlardır. Bugün SHÇEK’te çalışan personelin yarısından fazlası memur değildir. Hizmetler büyük ölçüde taşeron personel eliyle yürütülmektedir. Örneğin İstanbul’da, yönetici görevde bulunanlar dahil, toplam 630 civarında memur statüsünde personel varken; taşerondan çalışanların sayısı, 1550’yi aşmaktadır. Birinci hizmet bölgesi olarak belirlenen İstanbul’da bile; ne kadar personelle görev yapılacağını belirleyen standart kadroyu bir yana bırakalım, ki böyle bir belirleme yoktur; içinde sosyal çalışmacı, psikolog dahil 1550 taşeron personelin çalıştırılmak zorunda kalındığı bir yerde, en azından bu kadar personel açığı olduğu aşikarken; hangi personelin dengeli dağılımından söz edilmektedir. Hizmetin devamlılığı ve nitelikli olması açısından tecrübeli personel çalıştırılma zorunluluğu bulunan SHÇEK’te; en azından, taşerondan çalıştırılan kadar personelin kadrolu çalıştırılması zorunlu iken bu yönetmeliğin tek amacının; bireysel belirlemenin esas olduğu taşeron çalıştırmayla, kadrolaşmak, iş güvencesiz personel sayısının artışı ile çalışma koşullarının köleleştirilmesi ve özelleştirmeye karşı duruşun engellenmesi ve kurumu tasfiye etmektir. Korunmaya muhtaç çocukları; vicdanların insafına, özel sektörün kâr hırsına terk etmektedir. Kurumun mallarını rantiyeye peşkeş çekmenin, yetişmiş personeli sokağa atmanın yolunu açmak, korunmaya muhtaç çocukları düşük ücretle çalışacak, eğitimsiz-geçici taşeron eline teslim etmektedir. Böylece, korunmaya muhtaç çocukların istismarı yasallaştırılacaktır! Yoksulluğun günbegün arttığı bir dönemde, sosyal hizmetlerin serbest piyasa anlayışına teslim edilmesi insanları bir avuç sözde hayırseverin kucağına itmekten başka bir şey değildir. Sosyal hizmetlerin insan haklarının bir parçası olduğu, doğuştan gelen temel bir sosyal hak olduğu unutulmamalıdır. SHÇEK Genel Müdürlüğü’nü bu yönetmeliği derhal iptal etmeye çağırıyor; zaten yetersiz olan mevcut personelin dağıtılması ile kurumun hizmetlerinin durma noktasına getirilmemesi konusunda uyarıyor; öncelikle kurumda çalışan taşeron vakıf personelinin kadroya alınarak, personel açığının giderilmesini; sosyal hizmetlerin sadaka kültürü ile değil, verilmesi zorunlu bir kamu hizmeti olduğu gerçeğiyle yürütülmesi için göreve çağırıyoruz. SES İstanbul Şubeleri |
26.01.2026 / 09:33 2205
26.01.2026 / 17:01 1511
26.01.2026 / 12:48 1075
26.01.2026 / 17:07 1026