Çerez Ayarları

Web sitemizdeki içeriklerden en iyi şekilde yararlanmanızı sağlamak için 6698 Sayılı Kişisel Verilerin korunması Kanunu'na (KVKK) ve Avrupa Birliği Veri Koruma Tüzüğü'ne (GDPR) uygun olarak çerezleri kullanıyoruz. Sitenin düzgün çalışması için gerekli zorunlu çerezlerin kullanılmasını istemiyorsanız ziyaretinizi sonlandırmalısınız. Diğer çerezler yönünden ise lütfen tercihlerinizi belirleyiniz.

Analitik Çerezler

Kişisel Veri Saklama ve İmha Politikası


Bu işlem birkaç saniye sürebilir lütfen bekleyiniz.

NÜKLEER SANTRALE KARŞI BASIN AÇIKLAMASI


     Küresel Eylem Grubu tarafından bugün Çevre Mühendisleri Odası’nda yapılan nükleer santrale karşı basın açıklamasını aşağıda bilginize sunarız.

    Bunun bir zorunluluk olmadığına, yanlış bir siyasal tercih olduğuna inanan bizler, nükleer santral inşaatına şu gerekçelerle karşıyız:

  1. Her nükleer santral nükleer atık üretir. Nükleer atıkların ne yapılacağı konusunda bugün dünyada hiçbir geçerli çözüm önerisi bulunmamaktadır. Bu atıklar ya gömülmekte, ya denize atılmakta, sonuç olarak büyük ve çözümsüz bir ekolojik problem ortaya çıkmaktadır.
  2. Nükleer santraller tehlikelidir. Dünyanın bu bölgesinde yaşayan tüm toplumlar gibi Türkiye toplumunun da hafızasında Çernobil faciasının anıları ve bu facianın ardından yaşanan acılar çok tazedir. Bu acılar ve nükleer korkusu yersiz değildir. Bir nükleer santralde sızıntı oluşması ihtimali ne kadar düşük olursa olsun vardır; ve bu ihtimalin gerçekleşmesi demek, çok geniş bir bölgedeki tüm canlıların radyoaktif serpintiye maruz kalması, insanların ölmesi, ölümcül hastalıklara yakalanmaları, ekosistemlerin yok olması demektir.
  3. Nükleer santraller ekonomik olarak makul yatırımlar değildir. Bir nükleer santralin kurulumu 3 ile 5 milyar dolar gibi bir yatırım gerektirmekte, inşaatın uzadığı bazı durumlarda maliyetin on milyarlarca dolara fırladığı da görülebilmektedir.
  4. Türkiye’nin enerji ihtiyacını karşılamak için rüzgar ve güneş enerjisinden yararlanmak ekonomik ve ekolojik açıdan kesinlikle dikkate alınması gereken alternatiflerdir. Bu teknolojilerin halihazırda yeterince kullanılmıyor olmaları, yeni bir enerji politikası üzerine düşünmemek için bir mazeret olamaz. Türkiye, hem rüzgar ve hem de güneş enerjisi üretmek için oldukça elverişli bir coğrafi konumdadır.

    Siyasal irade, sanatçıların, bilim insanlarının ve halkın vicdanını, sezgilerini ve görüşlerini dikkate almadığında zalim olur. Yukarıdakilerden sadece biri bile nükleer santral inşaatından vazgeçmeyi gerektirir. Nükleer santrallerden vazgeçen, yeni santral yapmayan ülkelerde hâlâ çalışan nükleer santraller olması, bizim bu hataya ortak olmamızı gerektirmez. İnanıyoruz ki, yukarıda saydığımız gerekçeler, bilimsel olarak çürütülebilecek gerekçeler değildir. Bizler, yasama ve yürütme organlarını nükleer santral konusundaki görüşlerimizi dikkate almaya ve nükleer santral yapımından derhal vazgeçmeye davet ediyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

NÜKLEER SANTRALE KARŞI BASIN AÇIKLAMASI.      Küresel Eylem Grubu tarafından bugün Çevre Mühendisleri Odası’nda yapılan nükleer santrale karşı basın açıklamasını aşağıda bilginize sunarız.     Bunun bir zorunluluk olmadığına, yanlış bir siyasal tercih olduğuna inanan bizler, nükleer santral inşaatına şu gerekçelerle karşıyız: Her nükleer santral nükleer atık üretir. Nükleer atıkların ne yapılacağı konusunda bugün dünyada hiçbir geçerli çözüm önerisi bulunmamaktadır. Bu atıklar ya gömülmekte, ya denize atılmakta, sonuç olarak büyük ve çözümsüz bir ekolojik problem ortaya çıkmaktadır. Nükleer santraller tehlikelidir. Dünyanın bu bölgesinde yaşayan tüm toplumlar gibi Türkiye toplumunun da hafızasında Çernobil faciasının anıları ve bu facianın ardından yaşanan acılar çok tazedir. Bu acılar ve nükleer korkusu yersiz değildir. Bir nükleer santralde sızıntı oluşması ihtimali ne kadar düşük olursa olsun vardır; ve bu ihtimalin gerçekleşmesi demek, çok geniş bir bölgedeki tüm canlıların radyoaktif serpintiye maruz kalması, insanların ölmesi, ölümcül hastalıklara yakalanmaları, ekosistemlerin yok olması demektir. Nükleer santraller ekonomik olarak makul yatırımlar değildir. Bir nükleer santralin kurulumu 3 ile 5 milyar dolar gibi bir yatırım gerektirmekte, inşaatın uzadığı bazı durumlarda maliyetin on milyarlarca dolara fırladığı da görülebilmektedir. Türkiye’nin enerji ihtiyacını karşılamak için rüzgar ve güneş enerjisinden yararlanmak ekonomik ve ekolojik açıdan kesinlikle dikkate alınması gereken alternatiflerdir. Bu teknolojilerin halihazırda yeterince kullanılmıyor olmaları, yeni bir enerji politikası üzerine düşünmemek için bir mazeret olamaz. Türkiye, hem rüzgar ve hem de güneş enerjisi üretmek için oldukça elverişli bir coğrafi konumdadır.     Siyasal irade, sanatçıların, bilim insanlarının ve halkın vicdanını, sezgilerini ve görüşlerini dikkate almadığında zalim olur. Yukarıdakilerden sadece biri bile nükleer santral inşaatından vazgeçmeyi gerektirir. Nükleer santrallerden vazgeçen, yeni santral yapmayan ülkelerde hâlâ çalışan nükleer santraller olması, bizim bu hataya ortak olmamızı gerektirmez. İnanıyoruz ki, yukarıda saydığımız gerekçeler, bilimsel olarak çürütülebilecek gerekçeler değildir. Bizler, yasama ve yürütme organlarını nükleer santral konusundaki görüşlerimizi dikkate almaya ve nükleer santral yapımından derhal vazgeçmeye davet ediyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.