Çerez Ayarları

Web sitemizdeki içeriklerden en iyi şekilde yararlanmanızı sağlamak için 6698 Sayılı Kişisel Verilerin korunması Kanunu'na (KVKK) ve Avrupa Birliği Veri Koruma Tüzüğü'ne (GDPR) uygun olarak çerezleri kullanıyoruz. Sitenin düzgün çalışması için gerekli zorunlu çerezlerin kullanılmasını istemiyorsanız ziyaretinizi sonlandırmalısınız. Diğer çerezler yönünden ise lütfen tercihlerinizi belirleyiniz.

Analitik Çerezler

Kişisel Veri Saklama ve İmha Politikası


Bu işlem birkaç saniye sürebilir lütfen bekleyiniz.

TUZLA TERSANELERİNDEKİ İŞ CİNAYETLERİ PROTESTO EDİLDİ


    İstanbul Tabip Odası’nda bugün (23 Mayıs Cuma) düzenlenen basın toplantısında Tuzla tersanelerinde yaşanan iş cinayetleri protesto edilerek, Çalışma Bakanı önlenebilir iş kazalarının engellenmesi konusunda gerekli adımları atmaya aksi takdirde istifa etmeye çağrıldı.

    Basın toplantısında İstanbul Tabip Odası Başkanı Özdemir Aktan, Genel Sekreteri Hüseyin Demirdizen, İstanbul Eczacı Odası Başkanı Semih Güngör, İstanbul Veteriner Hekimler Odası Genel Sekreteri Seyhan Özavcı, TMMOB İKK Sekreteri Tores Dinçöz, İstanbul Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası Başkanı Yahya Arıkan, DİSK/Limter-İş Sendikası Başkanı Cem Dinç’in yanısıra KESK İstanbul Şubeler Platformu’ndan Timur Akçalı, Hava-İş Sendikası’ndan da Engin Barutçu konuştu.

    Konuşmalarda tersanelerde yaşanan işçi ölümlerinin önlenebilir sebeplerle gerçekleştiği vurgulanarak bunlara “kaza” demenin mümkün olmadığına, ancak “cinayet” denebileceğine dikkat çekildi. Basın toplantısına Meclis Tuzla Araştırma Komisyonunun CHP’li üyesi Çetin Soysal da katıldı. İEO Başkanı Ecz. Semih Güngör, Araştırma Komisyonunun başkanı AKP’li Ecz. Mehmet Domaç’ın dünkü komisyon toplantısında Limter-İş temsilcilerine gösterdiği tahammülsüz davranışla partisinin emekçilere dönük olumsuz tavrını ortaya koyduğuna dikkat çekti. Güngör, tersanelerdeki iş güvenliği sorunlarının çözümünün sağlık alanındaki sorunlarda olduğu gibi meslek örgütleriyle işçi sendikalarının birlikte mücadelesiyle gerçekleşebileceğini söyledi.

    Basın toplantısının sonunda 23 Mayıs 1980 tarihinde katledilen Dişhekimi Sevinç Özgüner’in anısına İstanbul Tabip Odası tarafından her yıl verilen Barış Demokrasi ve İnsan Hakları Ödülü, İstanbul Tabip Odası Başkanı Özdemir Aktan tarafından Tuzla tersanesinde işçilerin yürüttükleri mücadele için Limter-İş Sendikası Başkanı Cem Dinç’e verildi.

    Basın toplantısında yapılan açıklamanın tam metnine aşağıda yer veriyoruz:


TUZLA’DA TERSANELERİNDE İŞ CİNAYETLERİ DEVAM EDİYOR

    Ağır çalışma koşulları, fazla mesai, denetimsizlik, işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerinin yeterince alınmaması nedeniyle Tuzla Tersanelerinde iş kazaları can almaya devam ediyor. Bilindiği gibi 16 Aralık 2007 tarihinde açıklamış olduğumuz Tuzla Tersaneler Gerçeği Raporu ile Tuzla’da yaşananlarla ilgili kamuoyuna sesimizi duyurmaya çalıştık. Raporda yapılan tespitlere rağmen o tarihten bu yana Tuzla’da yaşanan “iş kazaları” nedeniyle gerçekleşen ölümlerin sonu gelmiyor, getirilmiyor.

    10 gün içinde iki işçinin hayatını kaybettiği Selah Tersanesi Vali Muammer Güler’in verdiği bilgiye göre 21 Mayıs 2008 günü kapatıldı. Bu tersaneyi kapatmanın gelecekte yaşanacağı ortada olan iş kazalarını önlemeye yetmeyeceği bellidir. Tersaneyi kapatmak caydırıcı olabilir fakat yapılması gereken bu değildir. Yetkililer göz boyama niteliğindeki adımlarla, ciddiyetten uzak açıklamalarla sorunu ört bas etmeye çalışmaktadır.

    Çalışma Bakanı geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada “20 tersane olması gereken yerde 50 tersane var, iş kazaları devam edecek…” itirafında bulunurken, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Genel Müdürü Tuzla Tersanelerindeki iş kazalarının abartıldığını söyleyebilmektedir.

    Konunun birinci derecedeki sorumluları bir yandan bu ibret verici sözleri sarf ederken, Hükümet İstihdam Paketi adı altında İş Kanunu’ndaki bazı maddeleri değiştirmek suretiyle işçi sağlığı ve iş güvenliğini satın alma yoluyla taşeron şirketlere vermektedir.

    Meclis’te kabul edilen yeni düzenlemelere göre işçi sağlığı iş güvenliği hizmetleri ile işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı, işyeri hemşireliği hizmetleri hizmet satın alma ile karşılanacaktır. Ayrıca bu personelin eğitim hizmetlerinin Çalışma Bakanlığı’nca verilmesi öngörülmektedir. “İş Sağlığı ve Güvenliği Yasa Tasarısı”nın bütünlüğü bozularak iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri işletmelerin dışına çıkarılıp taşeronlaştırma yaygınlaştırılmıştır.

    Hükümet bu süreçte İş Sağlığı ve Güvenliği Yasa Tasarısı çalışmalarına dahil ettiği emek ve meslek örgütlerine haber vermemiş, niyetlerini gizlemiştir. Bakanlığın yetkilerinde yapılan değişiklik, TBMM Komisyon çalışması aşamasında dahil edilerek ilgili emek ve meslek örgütleri (TMMOB, TTB, Sendikalar) deyim yerindeyse atlatılmıştır. Her şeyden önce, etik olmayan yol ve yöntemlerle sosyal barışın sağlanamayacağı açıktır.

    Tüm sağlık alanında olduğu gibi, işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında da yapılan özelleştirmeler, taşeronlaştırma, kuralsızlık, denetimsizlik “Ben yaptım, oldu!” mantığı devam ettikçe bu iş cinayetleri devam edecektir.

    Çalışma Bakanlığı başta olmak üzere Hükümeti bu cinayetlerin durması için öncelikle konunun tarafları ile bir araya gelmeye ve gerekli önlemleri almaya davet ediyoruz. Çalışma Bakanı yaşanan ölümlerden, işçilere dayatılan ağır çalışma koşullarından sorumlu olduğunu unutmamalı, sorumluluğunu yerine getirmek konusunda ciddi adımlar atmalı, aksi halde istifa etmelidir.

    Bizler konunun hassasiyetine, ciddiyetine uygun adımlar atılmaması halinde Çalışma Bakanı hakkında suç duyurusunda bulunacağımızı siz değerli basın mensupları eliyle kamuoyuna duyurur, Tuzla Tersanelerinde yaşanan sorunlara dikkat çekmek amacıyla 16 Haziran günü gerçekleştirilecek eyleme destek verdiğimizin bilinmesini isteriz.

    Saygılarımızla,

KESK Şubeler Platformu
İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası
TMMOB İl Koordinasyon Kurulu
DİSK / Limter-İş
Hava-İş Sendikası
İstanbul Tabip Odası
İstanbul Eczacı Odası
İstanbul Dişhekimleri Odası
İstanbul Veteriner Hekimler Odası

TUZLA TERSANELERİNDEKİ İŞ CİNAYETLERİ PROTESTO EDİLDİ. İstanbul Tabip Odası’nda bugün (23 Mayıs Cuma) düzenlenen basın toplantısında Tuzla tersanelerinde yaşanan iş cinayetleri protesto edilerek, Çalışma Bakanı önlenebilir iş kazalarının engellenmesi konusunda gerekli adımları atmaya aksi takdirde istifa etmeye çağrıldı. Basın toplantısında İstanbul Tabip Odası Başkanı Özdemir Aktan, Genel Sekreteri Hüseyin Demirdizen, İstanbul Eczacı Odası Başkanı Semih Güngör, İstanbul Veteriner Hekimler Odası Genel Sekreteri Seyhan Özavcı, TMMOB İKK Sekreteri Tores Dinçöz, İstanbul Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası Başkanı Yahya Arıkan, DİSK/Limter-İş Sendikası Başkanı Cem Dinç’in yanısıra KESK İstanbul Şubeler Platformu’ndan Timur Akçalı, Hava-İş Sendikası’ndan da Engin Barutçu konuştu. Konuşmalarda tersanelerde yaşanan işçi ölümlerinin önlenebilir sebeplerle gerçekleştiği vurgulanarak bunlara “kaza” demenin mümkün olmadığına, ancak “cinayet” denebileceğine dikkat çekildi. Basın toplantısına Meclis Tuzla Araştırma Komisyonunun CHP’li üyesi Çetin Soysal da katıldı. İEO Başkanı Ecz. Semih Güngör, Araştırma Komisyonunun başkanı AKP’li Ecz. Mehmet Domaç’ın dünkü komisyon toplantısında Limter-İş temsilcilerine gösterdiği tahammülsüz davranışla partisinin emekçilere dönük olumsuz tavrını ortaya koyduğuna dikkat çekti. Güngör, tersanelerdeki iş güvenliği sorunlarının çözümünün sağlık alanındaki sorunlarda olduğu gibi meslek örgütleriyle işçi sendikalarının birlikte mücadelesiyle gerçekleşebileceğini söyledi. Basın toplantısının sonunda 23 Mayıs 1980 tarihinde katledilen Dişhekimi Sevinç Özgüner’in anısına İstanbul Tabip Odası tarafından her yıl verilen Barış Demokrasi ve İnsan Hakları Ödülü, İstanbul Tabip Odası Başkanı Özdemir Aktan tarafından Tuzla tersanesinde işçilerin yürüttükleri mücadele için Limter-İş Sendikası Başkanı Cem Dinç’e verildi. Basın toplantısında yapılan açıklamanın tam metnine aşağıda yer veriyoruz: TUZLA’DA TERSANELERİNDE İŞ CİNAYETLERİ DEVAM EDİYOR Ağır çalışma koşulları, fazla mesai, denetimsizlik, işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerinin yeterince alınmaması nedeniyle Tuzla Tersanelerinde iş kazaları can almaya devam ediyor. Bilindiği gibi 16 Aralık 2007 tarihinde açıklamış olduğumuz Tuzla Tersaneler Gerçeği Raporu ile Tuzla’da yaşananlarla ilgili kamuoyuna sesimizi duyurmaya çalıştık. Raporda yapılan tespitlere rağmen o tarihten bu yana Tuzla’da yaşanan “iş kazaları” nedeniyle gerçekleşen ölümlerin sonu gelmiyor, getirilmiyor. 10 gün içinde iki işçinin hayatını kaybettiği Selah Tersanesi Vali Muammer Güler’in verdiği bilgiye göre 21 Mayıs 2008 günü kapatıldı. Bu tersaneyi kapatmanın gelecekte yaşanacağı ortada olan iş kazalarını önlemeye yetmeyeceği bellidir. Tersaneyi kapatmak caydırıcı olabilir fakat yapılması gereken bu değildir. Yetkililer göz boyama niteliğindeki adımlarla, ciddiyetten uzak açıklamalarla sorunu ört bas etmeye çalışmaktadır. Çalışma Bakanı geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada “20 tersane olması gereken yerde 50 tersane var, iş kazaları devam edecek…” itirafında bulunurken, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Genel Müdürü Tuzla Tersanelerindeki iş kazalarının abartıldığını söyleyebilmektedir. Konunun birinci derecedeki sorumluları bir yandan bu ibret verici sözleri sarf ederken, Hükümet İstihdam Paketi adı altında İş Kanunu’ndaki bazı maddeleri değiştirmek suretiyle işçi sağlığı ve iş güvenliğini satın alma yoluyla taşeron şirketlere vermektedir. Meclis’te kabul edilen yeni düzenlemelere göre işçi sağlığı iş güvenliği hizmetleri ile işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı, işyeri hemşireliği hizmetleri hizmet satın alma ile karşılanacaktır. Ayrıca bu personelin eğitim hizmetlerinin Çalışma Bakanlığı’nca verilmesi öngörülmektedir. “İş Sağlığı ve Güvenliği Yasa Tasarısı”nın bütünlüğü bozularak iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri işletmelerin dışına çıkarılıp taşeronlaştırma yaygınlaştırılmıştır. Hükümet bu süreçte İş Sağlığı ve Güvenliği Yasa Tasarısı çalışmalarına dahil ettiği emek ve meslek örgütlerine haber vermemiş, niyetlerini gizlemiştir. Bakanlığın yetkilerinde yapılan değişiklik, TBMM Komisyon çalışması aşamasında dahil edilerek ilgili emek ve meslek örgütleri (TMMOB, TTB, Sendikalar) deyim yerindeyse atlatılmıştır. Her şeyden önce, etik olmayan yol ve yöntemlerle sosyal barışın sağlanamayacağı açıktır. Tüm sağlık alanında olduğu gibi, işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında da yapılan özelleştirmeler, taşeronlaştırma, kuralsızlık, denetimsizlik “Ben yaptım, oldu!” mantığı devam ettikçe bu iş cinayetleri devam edecektir. Çalışma Bakanlığı başta olmak üzere Hükümeti bu cinayetlerin durması için öncelikle konunun tarafları ile bir araya gelmeye ve gerekli önlemleri almaya davet ediyoruz. Çalışma Bakanı yaşanan ölümlerden, işçilere dayatılan ağır çalışma koşullarından sorumlu olduğunu unutmamalı, sorumluluğunu yerine getirmek konusunda ciddi adımlar atmalı, aksi halde istifa etmelidir. Bizler konunun hassasiyetine, ciddiyetine uygun adımlar atılmaması halinde Çalışma Bakanı hakkında suç duyurusunda bulunacağımızı siz değerli basın mensupları eliyle kamuoyuna duyurur, Tuzla Tersanelerinde yaşanan sorunlara dikkat çekmek amacıyla 16 Haziran günü gerçekleştirilecek eyleme destek verdiğimizin bilinmesini isteriz. Saygılarımızla, KESK Şubeler Platformu İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası TMMOB İl Koordinasyon Kurulu DİSK / Limter-İş Hava-İş Sendikası İstanbul Tabip Odası İstanbul Eczacı Odası İstanbul Dişhekimleri Odası İstanbul Veteriner Hekimler Odası