ZAMAN GAZETESİ YAZIİŞLERİ
MÜDÜRLÜĞÜ’NE DÜZELTME
TALEBİNDE BULUNAN: TEB.1.BÖLGE İSTANBUL ECZACI ODASI
Adına Başkan Ecz. SEMİH GÜNGÖR
MUHATAP: Zaman Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
KONU:
3 Eylül 2008 tarihinde gazetenizin 11.sayfasında yayınlanan “maliye para
kazanmıyorum diyen 10 bin eczaneye denetim başlattı” başlıklı habere ilişkin
tekzip talebimiz
Sayın yetkili,
3 Eylül 2008 tarihinde gazetenizin 11. sayfasında yayınlanan “Maliye ‘para
kazanmıyorum’ diyen 10 bin eczaneye denetim başlattı” başlıklı haberde,
kamuoyunun gözünde eczacıları küçük düşürecek ve gerçeği yansıtmayan bilgilerin
verildiği görülmüştür.
Bu haberi tekzip ediyor ve aşağıdaki tekzip metninin Basın Kanununda belirlenen
süre ve koşullarda gazetenizde yayınlanmasını talep ediyoruz. Saygılarımızla.
ZAMAN GAZETESİ
YAZIİŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ’NE,
3 Eylül 2008 tarihli gazetenizde
yayınlanan “Maliye, ‘para kazanmıyorum’ diyen 10 bin eczaneye denetim başlattı”
başlıklı ve Ercan Baysal imzalı haber haksız ve yanlış biçimde eczacılara
ilişkin kamuoyunda yanlış intiba uyandıracak mahiyette, taraflı
kaleme alınmış bir yazı olup,yazıya ilişkin düzeltmelerimiz aşağıdaki gibidir.
Gelir İdaresi Başkanlığı yetkililerinden alındığı belirtilen bilgilere dayanan
haberinizde 10 bin eczanenin KDV beyan etmediği ya da gelirini düşük gösterdiği
ifade edilmiştir. Haberinizde Türkiye’de faaliyet gösteren 24 bin serbest
eczanenin yaklaşık yarısı vergi kaçırmakla itham edilmektedir. Maliye
Bakanlığı’nın verilerine göre Türkiye’de en çok vergi veren meslek mensuplarının
başında gelen eczacıların KDV ödemedikleri şeklinde karalanmaya çalışılmasını
kabul etmemiz mümkün değildir.
Türkiye’de faaliyet gösteren eczanelerdeki satışların yaklaşık yüzde 95’inin
devlet kurumlarına fatura karşılığı yapılması, eczacıların, belge düzenine uyumu
ülkemiz gerçeğinde en yüksek olan meslek grubu olduğunu göstermektedir. Ayrıca
eczanelere tüm ilaç girişleri Sağlık Bakanlığı denetimi altında yapılmaktadır.
Öte yandan kamu ilaç alım protokolü görüşmeleri sırasında eczacıların yüzde
40’ının iflasın eşiğinde olduğunu sayın Başbakan Tayyip Erdoğan’ın dahi kabul
ettiği bir dönemde, başlatılan mali denetimlerle eczacıların vergi kaçırdıkları
şeklinde kamuoyunun yanlış bilgilendirilmesine izin vermemiz mümkün değildir.
Maliye yetkilileri tarafından son günlerde eczanelerimizde yapılan fiili
envanter denetimlerine konu olan envanter farklılıklarının büyük bir kısmı son
dönemde ilaç harcamalarında kimi uygulama değişikliklerinden kaynaklanmaktadır.
Bunlar şu şekilde özetlenebilir:
1- İlaçta KDV indirimi: 29 Şubat 2004 gün 25388 Sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanan 26 Şubat 2004 tarih ve 2004 / 6887 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile
ilaçların %18 olan KDV oranı 1 Mart 2004 tarihi itibariyle %8 oranına
düşürülmüştür. Ortalama bir eczanede 6-8 bin kalem ilaç bulunmaktadır.
Eczacıların vatandaşa eksiksiz hizmet sunabilmeleri için eczanelerinde
bulundurmak zorunda oldukları ilaç stokları eczanelere göre değişiklik
göstermektedir. Eczanelerin stok oranlarının boyutu göz önüne alındığı taktirde;
10 puanlık KDV indirimi sonucunda eczacıların hatırı sayılır miktarda devreden
KDV tutarlarının olması süreç içerisinde kaçınılmazdır. Bu durumda 29 Şubat 2004
tarihi itibariyle eczanelerde KDV hariç bulunan emtia tutarına paralel olarak
devreden KDV tutarının da olması kaçınılmazdır. Eczacıların işleri ile ilgili
alımları neticesinde stoklu çalışıyor olmalarının, oluşan girdileri sonucu
devreden KDV tutarlarının olması olağan bir durumdur.
2- İlaç fiyat düşüşleri: Sağlık Bakanlığı’nca çıkarılan fiyat kararnameleri
gereği birçok kalem ilaçta %50-60 oranlarında indirim son üç yıl boyunca
yaşanmış olup, bu indirimler halen devam etmektedir. Bahsi geçen indirimlerden
önce eczacı tarafından alınan bir ilacın fiyatında indirim yapıldığında
düzenlenen faturada yer alan KDV miktarı çoğu kez alım KDV’sinden az olmuştur.
Satın almak maksadıyla temin edilen bir malın kâr eklenerek satılması prensibi
çerçevesinde, teorik olarak satıştan sonra elde edilen KDV tutarının alım
esnasında ödenen KDV tutarından fazla olması gerekmekle birlikte, KDV dahil
alınan bir ilaca yapılan satış fiyatı üzerinden indirim, zaman içerisinde ödenen
KDV tutarının hesaplanan KDV tutarından fazla olmasına ve bunun da devreden KDV
olarak KDV beyanlarına yansıması sonucunu doğurmuştur.
3- Firma iskontalarının eczaneler üzerinden yapılması: Yukarıda açıklanan KDV
indirimi, ilaç fiyatlarındaki indirimler ve firma iskontolarının eczacılar
üzerinden yapılması sonucunda eczacıların ciroları da kaçınılmaz bir şekilde
düşmüştür. Ancak, yıllık TEFE, TÜFE oranlarına bağlı olarak işleriyle ilgili
alımlarda ödedikleri KDV tutarı artmıştır. Bu alımlar için genellikle ödenen KDV
oranının %18 olduğu da göz önüne alındığında bu hususunda eczacılar için
devreden KDV tutarı oluşturmasına önemli bir etken olduğu görülmektedir.
4- İlaç depolarının uzun vadeli kampanyaları: Ayrıca, ilaç piyasasının kendine
has dinamiği içerisinde, ay sonlandırması denilen ayın son günler içinde ilaç
depolarının satışlarını arttırmak için genellikle uzun vadeler içeren
kampanyalar düzenledikleri, eczacıların da ay sonlarında gelecek ayın
ihtiyaçları doğrultusunda alım yapmaları neticesinde devreden KDV tutarlarının
arttığı bilinmektedir.
Öte yandan haberinizde yer alan, Gelir İdaresi Başkanlığı yetkililerinin
eczacılara gerekli uyarıları aylar öncesinden yaptıkları ve meslektaşlarımızın
kendileri “dinlemediği” yönündeki ifadeleri gerçeği yansıtmamaktadır. Odamıza ve
İstanbul’daki meslektaşlarımıza bu konuda daha önceden yapılan herhangi bir
yazılı veya sözlü uyarı bulunmamaktadır. Ancak denetimler başladıktan sonra
meslektaşlarımız, Odamız tarafından, herhangi bir mağduriyet yaşamamaları için
muhasebeci veya mali müşavirleriyle temasa geçmeleri ve gerekli düzeltmeleri
yapmaları yönünde uyarılmıştır.
Kamuoyunun bilgisine sunulur. Saygılarımızla
İstanbul Eczacı Odası Yönetim Kurulu Adına Başkan Ecz. Semih GÜNGÖR
|