Çerez Ayarları

Web sitemizdeki içeriklerden en iyi şekilde yararlanmanızı sağlamak için 6698 Sayılı Kişisel Verilerin korunması Kanunu'na (KVKK) ve Avrupa Birliği Veri Koruma Tüzüğü'ne (GDPR) uygun olarak çerezleri kullanıyoruz. Sitenin düzgün çalışması için gerekli zorunlu çerezlerin kullanılmasını istemiyorsanız ziyaretinizi sonlandırmalısınız. Diğer çerezler yönünden ise lütfen tercihlerinizi belirleyiniz.

Analitik Çerezler

Kişisel Veri Saklama ve İmha Politikası


Bu işlem birkaç saniye sürebilir lütfen bekleyiniz.

ECZA DEPOLARI YÖNETMELİĞİNE İPTAL DAVASI

 

İstanbul Eczacı Odası Hukuk Bürosu, 24 Eylül 2008 tarih ve 27007 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Ecza Depoları ve Ecza Depolarında Bulundurulan Ürünler Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesinin (k), (l) ve (m) bentlerinin iptali ve yürütmesinin durdurulması talepli olarak Danıştay’da iptal davası açtı.

Düzenlemenin hukuka aykırılık sebeplerinin belirtildiği ve bu husustaki emsal nitelikte yargı kararlarının vurgulandığı dava dilekçesinde şu ifadelere yer verildi:

“(Yönetmelik) depolardan eczane kârı eklenmeden satın alınan ilaçların perakende olarak halka satışını gündeme getirecek, ve muayenehaneler ve poliklinikler usulsüz biçimde, eczacı danışmanlığı ve eczacı olmadan kendilerine muayene olan hastaların ilaçlarını karşılar hale gelecektir.

Bu şekilde, ilaç satma bir araç değil amaca dönüşecektir.

Bu tür bir uygulama hastayı muayene eden doktorun klinik performansını da olumsuz etkileyecek ve hastayı muayene, ilaç kullanma ve satış eksenli bir muayeneye dönüşecektir.

Zira doktor depodan, depocu fiyatına aldığı ilacı hastaya perakende eczane fiyatından verip kullanabileceğinden, ilaçtan kâr etme düşüncesi ön plana çıkacaktır.

Bu anlamda yönetmeliğin (k) bendi ile getirilen muayenehane ve polikliniklerde bulundurulması zorunlu ilaçların depolardan direkt ve toptan satışı yönündeki düzenleme mevzuata aykırı olduğu kadar yukarıda arz ettiğimiz etik ve deontolojik sorunları da beraber getirecek ve hekim ile hastası arasına ilaçtan kâr etmek gibi bir faktör girecektir.

Kaldı ki depolardan muayenehane ve polikliniklere satılan ilaçların, bulundurulması mecburi ilaçlar olup olmadığı, nasıl reçetelendirildiği, hastaya hangi koşullarda kullanıldığı gibi hususlar nasıl denetlenecektir? Belirtmek isteriz ki böyle bir denetimin yapılması imkansızdır.”

Yine yönetmeliğin aşıların özel muayenehanelere ve özel teşhis ve tedavi merkezlerine satışına olanak veren (m) bendi ile ilgili olarak ise şöyle denildi: “Dava konusu yönetmeliğin iptali istenen (m) bendinde her ne kadar ‘ticari amaç taşımamak kaydı’ ile ifadesi bulunmakta ise de, yukarıda arz ettiğimiz nedenlerle bu durumun kontrolü mümkün olmayacak ve keyfi biçimde usulsüz satışın önü açılacaktır.” Dava dilekçesinde yönetmeliğin yürütmeyi durdurma kararı verilmesi talebinde bulunuldu.

ECZA DEPOLARI YÖNETMELİĞİNE İPTAL DAVASI. İstanbul Eczacı Odası Hukuk Bürosu, 24 Eylül 2008 tarih ve 27007 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Ecza Depoları ve Ecza Depolarında Bulundurulan Ürünler Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesinin (k), (l) ve (m) bentlerinin iptali ve yürütmesinin durdurulması talepli olarak Danıştay’da iptal davası açtı. Düzenlemenin hukuka aykırılık sebeplerinin belirtildiği ve bu husustaki emsal nitelikte yargı kararlarının vurgulandığı dava dilekçesinde şu ifadelere yer verildi: “(Yönetmelik) depolardan eczane kârı eklenmeden satın alınan ilaçların perakende olarak halka satışını gündeme getirecek, ve muayenehaneler ve poliklinikler usulsüz biçimde, eczacı danışmanlığı ve eczacı olmadan kendilerine muayene olan hastaların ilaçlarını karşılar hale gelecektir. Bu şekilde, ilaç satma bir araç değil amaca dönüşecektir. Bu tür bir uygulama hastayı muayene eden doktorun klinik performansını da olumsuz etkileyecek ve hastayı muayene, ilaç kullanma ve satış eksenli bir muayeneye dönüşecektir. Zira doktor depodan, depocu fiyatına aldığı ilacı hastaya perakende eczane fiyatından verip kullanabileceğinden, ilaçtan kâr etme düşüncesi ön plana çıkacaktır. Bu anlamda yönetmeliğin (k) bendi ile getirilen muayenehane ve polikliniklerde bulundurulması zorunlu ilaçların depolardan direkt ve toptan satışı yönündeki düzenleme mevzuata aykırı olduğu kadar yukarıda arz ettiğimiz etik ve deontolojik sorunları da beraber getirecek ve hekim ile hastası arasına ilaçtan kâr etmek gibi bir faktör girecektir. Kaldı ki depolardan muayenehane ve polikliniklere satılan ilaçların, bulundurulması mecburi ilaçlar olup olmadığı, nasıl reçetelendirildiği, hastaya hangi koşullarda kullanıldığı gibi hususlar nasıl denetlenecektir? Belirtmek isteriz ki böyle bir denetimin yapılması imkansızdır.” Yine yönetmeliğin aşıların özel muayenehanelere ve özel teşhis ve tedavi merkezlerine satışına olanak veren (m) bendi ile ilgili olarak ise şöyle denildi: “Dava konusu yönetmeliğin iptali istenen (m) bendinde her ne kadar ‘ticari amaç taşımamak kaydı’ ile ifadesi bulunmakta ise de, yukarıda arz ettiğimiz nedenlerle bu durumun kontrolü mümkün olmayacak ve keyfi biçimde usulsüz satışın önü açılacaktır.” Dava dilekçesinde yönetmeliğin yürütmeyi durdurma kararı verilmesi talebinde bulunuldu.