Web sitemizdeki içeriklerden en iyi şekilde yararlanmanızı sağlamak için 6698 Sayılı Kişisel Verilerin korunması Kanunu'na (KVKK) ve Avrupa Birliği Veri Koruma Tüzüğü'ne (GDPR) uygun olarak çerezleri kullanıyoruz. Sitenin düzgün çalışması için gerekli zorunlu çerezlerin kullanılmasını istemiyorsanız ziyaretinizi sonlandırmalısınız. Diğer çerezler yönünden ise lütfen tercihlerinizi belirleyiniz.
İEO Kayıt Tarihi: 13.11.2008 / 16:06 Görüntüleme: 1835
9.Türkiye Eczacılık Kongresi bugün saat:14.00 itibarıyla yapılan açılış konuÅŸmalarının ardından, İstanbul’dan ve Anadolu’dan gelen meslektaÅŸlarımızın yoÄŸun katılımıyla baÅŸladı.
Kongrede, Oda BaÅŸkanımız Ecz. Semih Güngör’ün Odamız adına yaptığı açılış konuÅŸmasının metnini tüm meslektaÅŸlarımızın bilgisine sunuyoruz.
|
9. TÜRKİYE ECZACILIK KONGRESİ 13–16 KASIM 2008 İSTANBUL WOW HOTEL AÇILIÅž KONUÅžMASI
9. Türkiye Eczacılık Kongresi’ni bugüne kadar düzenlediÄŸimiz Eczacılık Kongrelerinden çok farklı bir siyasi ve ekonomik ortamda gerçekleÅŸtiriyoruz.
Amerika’da konut kredisi piyasasının çökmesi ile baÅŸlayan finansal kriz, domino etkisiyle sigortacılık ve bankacılık sektörüne de darbe vurarak giderek yayılıyor. Süreçte Avrupa’nın geliÅŸmiÅŸ ülkeleri ile Asya’nın yükselen ekonomileri de bu yıkımdan paylarını alacaklar. Çünkü bu ülkelerin bankaları da çöken ABD kuruluÅŸlarından yüklü miktarda kredi kullanıyorlar ve nakit kaynakları tıkanınca kısa sürede karaya oturacaklar.
Aralarında Türkiye’nin de bulunduÄŸu geliÅŸmekte olan ülke ekonomilerinin bu tufandan etkilenmeyeceÄŸini öngörmek, 50 milyar dolarlık dış ticaret açığımız göz önüne alındığında saflıkla ya da iyi niyetle açıklanamaz.
ABD’de yaÅŸananların önümüzdeki kısa süreçte ülkemize de yansıması kaçınılmazdır. Ülkemizi yönetenlerin ısrarla görmezlikten geldikleri ekonomik kriz vatandaÅŸlarımıza temel ihtiyaç maddelerinde fiyat artışları ve iÅŸsizlik olarak yansıyacaktır.
Bu kriz ilaç ve eczacılık alanını da olumsuz olarak etkileyecektir.
Özellikle siyasi iktidarın son dört yıldır uyguladığı saÄŸlıkta dönüÅŸüm programının eczane ekonomilerinde yarattığı erozyon göz önüne alındığında, ekonomik krizden en fazla etkilenecek saÄŸlık hizmeti sunucularının başında biz eczacılar olacağız.
Önümüzdeki süreçte bizleri bekleyen tehlikeler sadece ülkemizin zayıf ve kırılgan ekonomisini derinden etkileyecek küresel bir finansal krizle sınırlı deÄŸildir.
Ülkemizde saÄŸlık hizmetleri özelleÅŸtirilirken ilaç tüketimi de hızla artmaktadır.
Türkiye ilaç pazarının 10 yıl içinde dünyanın en büyük pazarlarından biri haline gelmesi hedeflenmektedir.
Ülkemizde bugün için her ne kadar yeterli bir koruyucu saÄŸlık hizmetinden söz etmek mümkün olmasa bile, ilaç tüketiminin hızla artan hasta sayısı ile beklentiler ölçüsünde arttırılması mümkün olmadığından, amaçlanan hedefe ulaÅŸmanın tek yolu ilacı eczane dışına çıkarmak olacaktır.
Bugün reçeteli satılan birçok ilacın ara ürün kapsamına alınarak reçetesiz satılabilir hale getirilmesi için SaÄŸlık Bakanlığı’nda çalışmalar yapılmakta ve bu ilaçların belirlenmesi konusunda ilaç sanayisi ile pazarlıklar sürmektedir.
Fiyatları ucuz olan ve reçetelere sürekli yazılan, aÄŸrı kesiciler, antiseptikler, vitaminler, soÄŸuk algınlığı ve mide ilaçları gibi halk tarafından tanınan ve basit tedavilerde kullanılan birçok ilaç önümüzdeki süreçte reçetesiz ilaç kapsamına alınarak ödeme listelerinden çıkarılacaktır.
Eczane ekonomilerine büyük katkı saÄŸlayan bu grup ilaçların yerini, kısa süre sonra, pahalı, patent koruması altında ve satış vadeleri kısa olan ilaçlar alacak. Böylece hem eczacı önemli bir ekonomik kayba uÄŸrayacak hem de saÄŸlık giderlerinde artış yaÅŸanacağından kamu zararı oluÅŸacaktır.
Reçetesiz ilaçlar sınıfına alınan bu ilaçların fiyatları serbest bırakılacak, reklamla tanıtımlarının yapılması saÄŸlanacak ve son aÅŸamada bu ürünler eczane dışına çıkarılacaktır.
Tarım ve Köy İşleri Bakanlığınca yayınlanan Türk Gıda Kodeksi Takviye Edici Gıdalar TebliÄŸi Taslağı, ilacın eczane dışına çıkarılması çalışmalarına en son ve çarpıcı örnektir.
Bu taslak ile bugüne kadar ilaç olarak tanımlanan vitamin ve minerallerin ilaç tanımından çıkarılıp ruhsatlandırma iÅŸlemlerinin Tarım ve Köy İşleri Bakanlığınca yürütülmesine izin vermek amacıyla düzenlemeler yapılması amaçlanmıştır. Bu ilaçların eczane dışına çıkarılmasının, fiyatlarının serbestçe belirlenmesinin ve reklamla tanıtımlarının yapılıp tüketimlerinin arttırılmasının zemini oluÅŸturulmaya çalışılmaktadır.
Bugüne kadar eczanelerimizi elimizden almayı baÅŸaramayan anlayış, bu tip uygulamalarla ilacı eczacının elinden alarak eczane ekonomilerini çökertmeyi amaçlamaktadır.
Bu hedefe ulaşılması amacıyla bir yandan çalışmalar sürdürülürken, diÄŸer yandan eczane mülkiyetinin eczacılarla sınırlı olmasına son verilmek istenmektedir. Avrupa Komisyonunun İtalya, Avusturya, İspanya baÅŸta olmak üzere beÅŸ ülkeye bu baÄŸlamda yaptığı 28 Haziran 2006 tarihli uyarı çok önemlidir.
Avrupa Komisyonu bu ülkelerden, Avrupa BirliÄŸi dahilinde sermayenin serbest dolaşımı ve serbest kuruluÅŸ tesis etme özgürlüÄŸüne iliÅŸkin Avrupa Komisyonu AnlaÅŸmasının 43 ve 56. maddeleri ile uyumlu olmadığı gerekçesiyle Eczacılık Kanunlarının tadillerini istemiÅŸtir.
Eczane açılması ve yönetimi üzerindeki kısıtlamaların kaldırılması, farklı milliyetten eczacıların eczane açabilmeleri, birden fazla eczane sahibi olabilmenin saÄŸlanması uyarılar arasında yer almaktadır.
Avrupa Komisyonunun bu uyarısının ardından bugüne kadar geçen sürede bu talepler karşısında direnen ülkelerin eczacıları, eczanelerinin sahibi olmayı sürdürüyorlar, direnemeyenlerin birçoÄŸu ise bugün eczanelerinin sahibi deÄŸil sadece çalışanı konumundalar. Ülkemizde de bugün Avrupa’da yaÅŸanan sürecin benzeri bir süreç yaÅŸanmaktadır. İktidarın temsilcileri fırsat buldukları her ortamda sürekli olarak eczane ekonomilerinin giderek güçsüzleÅŸtiÄŸini bunu önlemenin tek yolunun ise güçlü sermayelerle kurulacak ortaklıklar olduÄŸunu dile getirmektedirler. SaÄŸlığın her alanında olduÄŸu gibi ilaç ve eczacılık alanında da sermayeyi hakim kılma çabaları kararlılıkla sürdürülmektedir.
6197 sayılı yasamızda deÄŸiÅŸiklikler yapan yasa taslağı, hazırlanışının üzerinden neredeyse iki yıl geçtikten sonra iktidar partisinin eczacı milletvekilleri tarafından yeniden Meclis gündemine getirilmeye çalışılıyor.
Bu çalışmanın baÅŸladığı haberinin Odalarımıza ulaÅŸmasının hemen ardından, ortaklı eczane modellerinin Avrupa’daki örneklerinin son derece baÅŸarılı olduÄŸunun kimi çevrelerce dillendirilmeye baÅŸlanması zamanlama açısından çok önemlidir.
MesleÄŸimize göz dikenleri buradan uyarıyoruz. Ortaklı yapılara asla geçit vermeyeceÄŸiz. Ortaklık, eczacı örgütlerinin gündeminde yoktur, hiçbir zaman da olmayacaktır. Bu konuda atılacak her yanlış adım karşısında tepkimiz çok sert olacaktır.
SaÄŸlıkta DönüÅŸüm Programının İlaç ve Eczacılık alanındaki en önemli düzenlemesi İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Yasa Tasarısıdır. MesleÄŸimiz için büyük bir tehlike oluÅŸturan ve daha önce iki defa eczacı kamuoyunun gündemine getirilmesine raÄŸmen gösterdiÄŸimiz büyük tepki nedeniyle geri çekilen bu yasa taslağı, önümüzdeki süreçte Meclise sevk edilecektir. İlacı eczacıdan ayıran, sosyal boyutunu ortadan kaldıran ve tek yetkili konumunda olan ancak sorumluluÄŸu bulunmayan bir kurumun insafına eczacılık mesleÄŸini terk eden bu yasa tasarısı ile ilgili geliÅŸmelerin yakın takipçisiyiz.
Öte yandan Odalarımız tarafından yürütülmekte olan “Kan ürünü ve diyaliz reçetelerinin sıralı dağıtımı” uygulaması iptal edilmek istenmektedir. SGK’nın bu giriÅŸimine “rekabete aykırılığı” gerekçe göstermesi, tek kelimeyle akıl almazdır.
Unutulmamalıdır ki senelerdir süren bu uygulama neticesi, bu alanda tüm olumsuzluklar giderilmiÅŸ, suistimaller engellenmiÅŸ, kamuya yüz milyonlarca dolar kazandırılmıştır. Ayrıca bu sistemin eczaneler arasındaki ekonomik denge ve eÅŸitliÄŸi saÄŸlayıcı rolü de açıktır.
O halde yapılmak istenen nedir? Bu alanı yeniden “serbest rekabet” adı altında yolsuzluklara açık hale getirmek mi? Ya da eczaneler arasında zaten varolan eÅŸitsizliÄŸi daha da katmerli kılmak mı?
Siz deÄŸil misiniz SGK’nın üstündeki mali yükten ÅŸikayet eden?
Siz deÄŸil misiniz ilaç ve eczacılık alanındaki suistimallerden rahatsızlığınızı sık sık dile getiren?
O halde, güvenililirliÄŸi kanıtlanmış, devletin mali yüküne katkısı ve adil olma niteliÄŸi tartışılmaz olan bu sistemi neden yok etmek istiyorsunuz? Kendi ayağınıza kurÅŸun sıkmanın mantığı var mı?
Eczacı meslektaÅŸlarım, meslek örgütleri, hastalar ve tüm yurttaÅŸlar adına attığınız bu yanlış adım geri alınmalıdır. “Kan ürünü ve diyaliz reçetelerinin sıralı dağıtımı” uygulaması kamu yararı, hasta hakları ve tüm eczacılar adına aynen devam etmelidir.
Öte yandan tüm bu olumsuzlukların karşısında eczane ekonomilerini güçlendirmenin kalıcı yolu, eczacı kârlılıklarının günün ÅŸartlarına göre ilaç fiyat kararnamesinde yapılacak deÄŸiÅŸiklikle yeniden düzenlenmesi ve daha da önemlisi eczacı meslek hakkının bir an önce hayata geçirilmesidir.
Önümüzdeki günlerde baÅŸlayacak Protokol görüÅŸmelerinde temel talebimiz reçetelerde yer alan ilaçlar için kutu başına belirlenecek bir meslek hakkının bir an önce hayata geçirilmesi olmalıdır.
Bir meslek örgütünün temel görevi, üyelerinin haklarını savunmak olduÄŸu kadar, ilgili meslek alanında kamu adına da sorumluluk üstlenmektir. Ayrıca ülke genelinde, demokrasiden, toplumun hak ve özgürlüklerinden, sosyal adaletten yana olmaktır. Bu özellikleri ile meslek örgütleri yapıcı bir muhalif tavrı da içlerinde barındırırlar.
Ülkemizde toplumsal muhalefetin yeterince geliÅŸmediÄŸini, emek karşıtı politikalara karşı muhalefet partilerinin yetersiz kaldığını göz önüne alırsak, meslek örgütlerinin bu bağımsız niteliÄŸi ve muhalif tavrı daha da önem kazanmaktadır.
Meslek örgütlerinin toplumsal iÅŸlevleri doÄŸrultusunda ortaya koyduÄŸu tavır ve etkinlik, anlaşılan o ki siyasi iktidarı rahatsız ediyor. Meslek Odalarının yasalarının deÄŸiÅŸtirilmesi, seçim sistemleri üzerinde anti-demokratik düzenlemeler yapılmasına yönelik giriÅŸimleri baÅŸka türlü nasıl açıklanabilir?
Bu noktada, ülkemizdeki tüm demokrasi güçlerinin ve aydınların dikkatini çekiyoruz! Evet; bugünlerde meslek örgütlerinin seçim sistemlerinin, hükümete yakın yayın organları tarafından demokratik olmadığı iddiasıyla gündeme getirilmesi tam bir aldatmacayı ortaya koymaktadır. Asıl demokratik olmayan, “her grubun aldığı oy oranında sesi çıksın” denilerek, meslek örgütlerinin içinin boÅŸaltılması, toplumsal iÅŸlevlerinin yok edilmesi giriÅŸimleridir.
Ancak bilinmelidir ki;
Meslek örgütleri tüm kitlesel güçleri ile bu giriÅŸimlere karşı direneceklerdir. Bu anlamda, eczacı meslek örgütlerinin bugüne kadar ortaya koyduÄŸu kararlı tavır ve eczacı tabanının örgütlerine verdiÄŸi koÅŸulsuz destek herkesçe bilinmektedir.
Bundan sonra da hiç kuÅŸku yok ki, gerek eczacılık meslek alanına yönelik, gerek yasa deÄŸiÅŸikleri yoluyla gerçekleÅŸtirilmek istenen tüm olumsuzluklara karşı, aynı dirençli ve onurlu tavrı sürdüreceÄŸiz. Bu yoldaki en büyük ve tek güvencemiz ise, geçmiÅŸte olduÄŸu gibi ÅŸimdide ve gelecekte de yine siz deÄŸerli meslektaÅŸlarımız olacaksınız!
Hepinizi saygıyla selamlıyor, baÅŸarılı bir kongre geçirmenizi diliyorum.
|
26.01.2026 / 09:33 2215
26.01.2026 / 17:01 1536
26.01.2026 / 12:48 1079
26.01.2026 / 17:07 1037