Çerez Ayarları

Web sitemizdeki içeriklerden en iyi şekilde yararlanmanızı sağlamak için 6698 Sayılı Kişisel Verilerin korunması Kanunu'na (KVKK) ve Avrupa Birliği Veri Koruma Tüzüğü'ne (GDPR) uygun olarak çerezleri kullanıyoruz. Sitenin düzgün çalışması için gerekli zorunlu çerezlerin kullanılmasını istemiyorsanız ziyaretinizi sonlandırmalısınız. Diğer çerezler yönünden ise lütfen tercihlerinizi belirleyiniz.

Analitik Çerezler

Kişisel Veri Saklama ve İmha Politikası


Bu işlem birkaç saniye sürebilir lütfen bekleyiniz.

İ.Ü Rektörlük seçimleriyle ilgili olarak yapılacak ortak basın açıklaması hakkında

İstanbul Üniversitesi’nde yapılacak olan Rektörlük seçiminin kazandığı önem nedeniyle 25 Kasım 2008 Salı günü saat: 11.00’ de Taksim Hill Otel'de, aşağıda yer alan ve altında Odamızın da imzasının yer aldığı ortak bir basın açıklaması yapılacaktır.

Demokratik kitle örgütü mensupları olarak tüm meslektaşlarımızı, konuyla ilgili yapılacak ortak basın açıklamasına katılmaya çağırıyoruz.

BASIN AÇIKLAMASI

İstanbul Üniversitesi’nde Rektör seçimi ve Atanma Süreçleri Başladı.

22 Üniversiteye ve yeni açılan üniversitelere yapılan Rektör atamaları Tartışmalara Neden oldu.

İstanbul Üniversitesi’nde Rektörlük seçimi önem kazanmıştır

İstanbul Üniversitesi’nin  Seçmen  Öğretim Üyelerine, Rektör Aday adaylarına ,YÖK’e

Ve Cumhurbaşkanı’na Açık Çağrımızdır  

    Aşağıda imzası bulunan kurumlar olarak yürürlükte olan sistemde üniversite yönetici atamalarını  önemsemekteyiz. Var olan sistemde tüm yetkiler yöneticilerde toplandığı ve bu yöneticilerin yaptıkları eylem ve işlemlerden dolayı yönetilenler kitlesine indirgenmiş olan öğretim üyelerine ve diğer üniversite mensuplarına hesap vermelerinin yolları kapatıldığı için, yönetici olarak atananın kişiliği önem kazanmaktadır. Keyfi uygulamalara açık mevcut sistemde seçilen yönetimin nasıl bir anlayışla, demokratik mi yoksa despotik mi, davranacağı,  salt bir kişilik sorununa indirgemektedir.  

İktidara geldiği günden bu yana AKP’nin  her alanda yoğun bir kadrolaşma politikası  uygulaması ve üniversiteler ile sürekli çatışma halinde olması, eğitimin her  alanında tıkanmalara neden olmuştur. Cumhurbaşkanının geçen dönem bu siyasetin belirleyicilerinden biri olması, bu dönem bulunduğu makam gereği bizleri daha da fazla endişelendirmektedir. Ayrıca YÖK Başkanı ve yeni YÖK genel kurul üyeliklerine atanma sürecinde uygulanan yöntemlerin ve atananların tartışma konusu olduğu hepimizce bilinmektedir. Son dönemde üniversitelere atanan rektörlerin belirlenme sürecinde de YÖK ve Cumhurbaşkanı, sıralamalarda yaptıkları değişiklikler ile kendilerine uygun siyasi görüştekilerin atanmasına gösterdikleri özen bizleri oldukça endişelendirmiştir.

İstanbul Üniversitesi Dünya’nın sayılı üniversiteleri içinde yer almakta, seçkin, nitelikli, çağdaş  öncü bir üniversitemizdir. Bu bağlamda İstanbul Üniversitesi AKP iktidarı tarafından ele geçirilmesi gereken  “sembol” bir kurum olarak görülmektedir. Bu nedenle İstanbul Üniversitesi’ne seçilecek rektör ve atanma süreci bizler için önem kazanmıştır. Mensup olduğumuz alanın birçok üyesi bu üniversiteden mezun olmaktadır. Gerek üniversite bileşenleri, gerekse meslek örgütleri olarak seçmen öğretim üyelerini, rektör adaylarını, YÖK Başkan ve Genel Kurulu’nu ve Cumhurbaşkanı’nı aşağıda belirteceğimiz konularda üniversitenin, bilimin ve ülkenin geleceği açısından duyarlı olmağa davet ediyoruz.

İ.Ü.Rektör aday adaylarına 

İ.Ü.  için NASIL BİR REKTÖR İSTİYORUZ;

A-Akademik çalışmaları gerekli niteliğe haiz, akademik etik değerleri ilke edinmiş, intihallerin üzerine gidebilecek,

B-Üniversitelerde demokrasinin tüm koşulları ile uygulanmasının önünü açabilecek;  Öğretim elemanı-öğrencisi tüm bileşenleri ile özgürce bilim yapılabilecek ve düşüncelerin özgürce tartışılabileceği ortamları yaratacak; Akademik özgürlüklerin önündeki engelleri kaldırabilecek, Öğrencilerine keyfi soruşturmalar açmayacak.

C- YÖK yasasında değişikliklerle YÖK’ün bir koordinasyon ve planlama kurulu haline dönüşümünü talep edebilecek,

D- Akademik  temsiliyet  yanında akademik özgürlükler ve bilimsel araştırmaların en üst düzeyde uygulanması için gerekli ortamların yaratılmasını sağlayacak ve takip edecek; Kurulların aktif ve dinamik çalışmasını sağlayabilecek ve kurullardan gelen kararların uygulayıcısı olarak bir yürütme kurulu haline gelecek; Üniversite’de yönetim özerkliği ve eşitçiliği sağlayabilecek; Kadroların dağıtımında akademik yükseltme kriterlerine dayalı, bilimsel liyakatı esas alan, bağımsız bir bilimsel kurul tarafından   belirlenmesini sağlayabilecek,

E- İki yıllık faaliyetlerini açıklayacağı genel kurul ortamları yaratarak gerekirse 5’de 3 çoğunluk ile geri çağırılmayı kabullenebilecek,

F-Öğrencisinin ve toplumun sosyal, kültürel ve sanatsal alanda gelişimini sağlayabilecek toplantılar, konferanslar söyleşiler düzenlenmesini teşvik edecek  ve bu ortamları yaratacak,

G-Üniversitede yapılan seçim sonucunda birinci sıraya yerleşmiş aday adayının atanması konusunda üniversitenin etik değerlerine sahip çıkacak, demokratik eğilime saygılı olacak YÖK’e ve Cumhurbaşkanına birinci sıradakinin atanması konusunda açık deklerasyon  yayınlayacak. Bu demokratik  teamüle uyulmadığı takdirde atansa dahi bu görevi kabul etmeyeceğini beyan edecek. Ve kamuoyuna bugünden itibaren seçmene saygı, üniversiteye saygı , sandığa saygı çağrısını yapacak.

İ.Ü.Seçmen Öğretim Üyelerine;

Yukarıda belirttiğimiz kriterlere sahip Rektör aday adaylarını desteklemelerini, özellikle sizlerin oylarınıza saygı anlamında birinci sıraya yerleşmiş olan adayın atanması ilkesinde açıklamada bulunacak aday adaylarına oylarınızı vermenizi ve gerekirse oylarınıza sahip çıkmanızı

YÖK Başkan ve Genel Kurul Üyelerine;

 Mevcut antidemokratik sistem değişmediği sürece, öncelikle üniversite öğretim üyelerinin birinci sırada seçtiği aday adayının atanması konusunda üniversite öğretim üyesi ve kuruma saygı açısından değer vermelerini ve birinci sıradaki aday adayının yerinin değiştirilmemesini.

Cumhurbaşkanı’na;

Çok özel bir siyasi dönemde çıkan 2547 sayılı Yüksek Öğrenim Kanunu ile kurulan YÖK sistemi yasalaştığı 1981’den bu yana  sürekli eleştirilmiştir. Ancak hükümetler zaman zaman eleştirmekle birlikte bu merkeziyetçi yapıya dokunmamışlardır. Oysa ki bilimsel gelişmenin sağlanabilmesi için yükseköğretim sistemi hükümetlerden bağımsız ve özerk olmalıdır. YÖK’ün yetkilerinin sınırsızlığı bilimsel özgürlüğe ve demokratik katılıma aykırıdır. Siz her fırsatta demokrasiden yana tavır koyma yönünde ,üniversitelerde demokrasinin ve özgürlüklerin genişletilmesini savunmaktasınız ve rektör atamalarından rahatsızlığınızı dile getirmektesiniz ancak tasaruflarınızın da bu anlayışa uygun olması gerekmektedir.  Bu görüşleriniz ışığında İstanbul Üniversitesi Rektör seçimlerinde seçmenlerin demokratik oyları doğrultusunda birinci sıraya yerleşmiş adayın atanması hususunda seçmene, üniversiter yapıya ve demokratik kurallara saygı çerçevesinde söz vermeğe davet ediyoruz.

Kamuoyuna

 Şimdi bilimsel özgürlüğe sahip, katılımcı, laik, çağdaş bir üniversite talebimizi yineliyor, öğretim üyelerinin  oylarına   sahip çıkmalarını talep ediyor ve YÖK’ü ve Cumhurbaşkanını öğretim üyelerinin seçimlerine saygılı olmaya çağırıyor ve ülkemizdeki üniversitelerin bir an önce özgürlükçü, katılımcı ve özerk bir yapıya sahip olmasını sağlayabilecek anayasal ve yasal reformların yapılmasını talep ediyoruz.

Saygılarımızla.

 

İSTANBUL BAROSU                                                        ÜNİVERSİTE ÖĞRETİM ÜYELERİ DERNEĞİ

TMMOB İSTANBUL ŞUBELERİ                                               EĞİTİM-SEN 6 Nolu ÜNİVERSİTELER ŞUBESİ

İSTANBUL TABİP ODASI

İSTANBUL SERBEST MUHASEBECİ  MALİ MUŞAVİRLER ODASI

İSTANBUL ECZACI ODASI

İSTANBUL DİŞ HEKİMLERİ ODASI

İSTANBUL VETERİNER HEKİMLER ODASI

İ.Ü Rektörlük seçimleriyle ilgili olarak yapılacak ortak basın açıklaması hakkında. İstanbul Üniversitesi’nde yapılacak olan Rektörlük seçiminin kazandığı önem nedeniyle 25 Kasım 2008 Salı günü saat: 11.00’ de Taksim Hill Otel'de, aşağıda yer alan ve altında Odamızın da imzasının yer aldığı ortak bir basın açıklaması yapılacaktır. Demokratik kitle örgütü mensupları olarak tüm meslektaşlarımızı, konuyla ilgili yapılacak ortak basın açıklamasına katılmaya çağırıyoruz. BASIN AÇIKLAMASI İstanbul Üniversitesi’nde Rektör seçimi ve Atanma Süreçleri Başladı. 22 Üniversiteye ve yeni açılan üniversitelere yapılan Rektör atamaları Tartışmalara Neden oldu. İstanbul Üniversitesi’nde Rektörlük seçimi önem kazanmıştır İstanbul Üniversitesi’nin Seçmen Öğretim Üyelerine, Rektör Aday adaylarına ,YÖK’e Ve Cumhurbaşkanı’na Açık Çağrımızdır Aşağıda imzası bulunan kurumlar olarak yürürlükte olan sistemde üniversite yönetici atamalarını önemsemekteyiz. Var olan sistemde tüm yetkiler yöneticilerde toplandığı ve bu yöneticilerin yaptıkları eylem ve işlemlerden dolayı yönetilenler kitlesine indirgenmiş olan öğretim üyelerine ve diğer üniversite mensuplarına hesap vermelerinin yolları kapatıldığı için, yönetici olarak atananın kişiliği önem kazanmaktadır. Keyfi uygulamalara açık mevcut sistemde seçilen yönetimin nasıl bir anlayışla, demokratik mi yoksa despotik mi, davranacağı, salt bir kişilik sorununa indirgemektedir. İktidara geldiği günden bu yana AKP’nin her alanda yoğun bir kadrolaşma politikası uygulaması ve üniversiteler ile sürekli çatışma halinde olması, eğitimin her alanında tıkanmalara neden olmuştur. Cumhurbaşkanının geçen dönem bu siyasetin belirleyicilerinden biri olması, bu dönem bulunduğu makam gereği bizleri daha da fazla endişelendirmektedir. Ayrıca YÖK Başkanı ve yeni YÖK genel kurul üyeliklerine atanma sürecinde uygulanan yöntemlerin ve atananların tartışma konusu olduğu hepimizce bilinmektedir. Son dönemde üniversitelere atanan rektörlerin belirlenme sürecinde de YÖK ve Cumhurbaşkanı, sıralamalarda yaptıkları değişiklikler ile kendilerine uygun siyasi görüştekilerin atanmasına gösterdikleri özen bizleri oldukça endişelendirmiştir. İstanbul Üniversitesi Dünya’nın sayılı üniversiteleri içinde yer almakta, seçkin, nitelikli, çağdaş öncü bir üniversitemizdir. Bu bağlamda İstanbul Üniversitesi AKP iktidarı tarafından ele geçirilmesi gereken “sembol” bir kurum olarak görülmektedir. Bu nedenle İstanbul Üniversitesi’ne seçilecek rektör ve atanma süreci bizler için önem kazanmıştır. Mensup olduğumuz alanın birçok üyesi bu üniversiteden mezun olmaktadır. Gerek üniversite bileşenleri, gerekse meslek örgütleri olarak seçmen öğretim üyelerini, rektör adaylarını, YÖK Başkan ve Genel Kurulu’nu ve Cumhurbaşkanı’nı aşağıda belirteceğimiz konularda üniversitenin, bilimin ve ülkenin geleceği açısından duyarlı olmağa davet ediyoruz. İ.Ü.Rektör aday adaylarına İ.Ü. için NASIL BİR REKTÖR İSTİYORUZ; A-Akademik çalışmaları gerekli niteliğe haiz, akademik etik değerleri ilke edinmiş, intihallerin üzerine gidebilecek, B-Üniversitelerde demokrasinin tüm koşulları ile uygulanmasının önünü açabilecek; Öğretim elemanı-öğrencisi tüm bileşenleri ile özgürce bilim yapılabilecek ve düşüncelerin özgürce tartışılabileceği ortamları yaratacak; Akademik özgürlüklerin önündeki engelleri kaldırabilecek, Öğrencilerine keyfi soruşturmalar açmayacak. C- YÖK yasasında değişikliklerle YÖK’ün bir koordinasyon ve planlama kurulu haline dönüşümünü talep edebilecek, D- Akademik temsiliyet yanında akademik özgürlükler ve bilimsel araştırmaların en üst düzeyde uygulanması için gerekli ortamların yaratılmasını sağlayacak ve takip edecek; Kurulların aktif ve dinamik çalışmasını sağlayabilecek ve kurullardan gelen kararların uygulayıcısı olarak bir yürütme kurulu haline gelecek; Üniversite’de yönetim özerkliği ve eşitçiliği sağlayabilecek; Kadroların dağıtımında akademik yükseltme kriterlerine dayalı, bilimsel liyakatı esas alan, bağımsız bir bilimsel kurul tarafından belirlenmesini sağlayabilecek, E- İki yıllık faaliyetlerini açıklayacağı genel kurul ortamları yaratarak gerekirse 5’de 3 çoğunluk ile geri çağırılmayı kabullenebilecek, F-Öğrencisinin ve toplumun sosyal, kültürel ve sanatsal alanda gelişimini sağlayabilecek toplantılar, konferanslar söyleşiler düzenlenmesini teşvik edecek ve bu ortamları yaratacak, G-Üniversitede yapılan seçim sonucunda birinci sıraya yerleşmiş aday adayının atanması konusunda üniversitenin etik değerlerine sahip çıkacak, demokratik eğilime saygılı olacak YÖK’e ve Cumhurbaşkanına birinci sıradakinin atanması konusunda açık deklerasyon yayınlayacak. Bu demokratik teamüle uyulmadığı takdirde atansa dahi bu görevi kabul etmeyeceğini beyan edecek. Ve kamuoyuna bugünden itibaren seçmene saygı, üniversiteye saygı , sandığa saygı çağrısını yapacak. İ.Ü.Seçmen Öğretim Üyelerine; Yukarıda belirttiğimiz kriterlere sahip Rektör aday adaylarını desteklemelerini, özellikle sizlerin oylarınıza saygı anlamında birinci sıraya yerleşmiş olan adayın atanması ilkesinde açıklamada bulunacak aday adaylarına oylarınızı vermenizi ve gerekirse oylarınıza sahip çıkmanızı YÖK Başkan ve Genel Kurul Üyelerine; Mevcut antidemokratik sistem değişmediği sürece, öncelikle üniversite öğretim üyelerinin birinci sırada seçtiği aday adayının atanması konusunda üniversite öğretim üyesi ve kuruma saygı açısından değer vermelerini ve birinci sıradaki aday adayının yerinin değiştirilmemesini. Cumhurbaşkanı’na; Çok özel bir siyasi dönemde çıkan 2547 sayılı Yüksek Öğrenim Kanunu ile kurulan YÖK sistemi yasalaştığı 1981’den bu yana sürekli eleştirilmiştir. Ancak hükümetler zaman zaman eleştirmekle birlikte bu merkeziyetçi yapıya dokunmamışlardır. Oysa ki bilimsel gelişmenin sağlanabilmesi için yükseköğretim sistemi hükümetlerden bağımsız ve özerk olmalıdır. YÖK’ün yetkilerinin sınırsızlığı bilimsel özgürlüğe ve demokratik katılıma aykırıdır. Siz her fırsatta demokrasiden yana tavır koyma yönünde ,üniversitelerde demokrasinin ve özgürlüklerin genişletilmesini savunmaktasınız ve rektör atamalarından rahatsızlığınızı dile getirmektesiniz ancak tasaruflarınızın da bu anlayışa uygun olması gerekmektedir. Bu görüşleriniz ışığında İstanbul Üniversitesi Rektör seçimlerinde seçmenlerin demokratik oyları doğrultusunda birinci sıraya yerleşmiş adayın atanması hususunda seçmene, üniversiter yapıya ve demokratik kurallara saygı çerçevesinde söz vermeğe davet ediyoruz. Kamuoyuna Şimdi bilimsel özgürlüğe sahip, katılımcı, laik, çağdaş bir üniversite talebimizi yineliyor, öğretim üyelerinin oylarına sahip çıkmalarını talep ediyor ve YÖK’ü ve Cumhurbaşkanını öğretim üyelerinin seçimlerine saygılı olmaya çağırıyor ve ülkemizdeki üniversitelerin bir an önce özgürlükçü, katılımcı ve özerk bir yapıya sahip olmasını sağlayabilecek anayasal ve yasal reformların yapılmasını talep ediyoruz. Saygılarımızla. İSTANBUL BAROSU ÜNİVERSİTE ÖĞRETİM ÜYELERİ DERNEĞİ TMMOB İSTANBUL ŞUBELERİ EĞİTİM-SEN 6 Nolu ÜNİVERSİTELER ŞUBESİ İSTANBUL TABİP ODASI İSTANBUL SERBEST MUHASEBECİ MALİ MUŞAVİRLER ODASI İSTANBUL ECZACI ODASI İSTANBUL DİŞ HEKİMLERİ ODASI İSTANBUL VETERİNER HEKİMLER ODASI