Web sitemizdeki içeriklerden en iyi şekilde yararlanmanızı sağlamak için 6698 Sayılı Kişisel Verilerin korunması Kanunu'na (KVKK) ve Avrupa Birliği Veri Koruma Tüzüğü'ne (GDPR) uygun olarak çerezleri kullanıyoruz. Sitenin düzgün çalışması için gerekli zorunlu çerezlerin kullanılmasını istemiyorsanız ziyaretinizi sonlandırmalısınız. Diğer çerezler yönünden ise lütfen tercihlerinizi belirleyiniz.
İEO Kayıt Tarihi: 25.11.2008 / 14:29 Görüntüleme: 1983
Odamızın da içinde bulunduğu meslek odaları ve sendikalar tarafından bugün yapılan basın toplantısında 16 Aralık’ta gerçekleştirilecek İstanbul Üniversitesi rektörlük seçimlerinde öğretim üyeleri, rektör adayları, YÖK Başkanı ve Cumhurbaşkanı, üniversitenin, bilimin ve ülkenin geleceği açısından duyarlı olmaya davet edildi.
Basın açıklamasını okuyan İstanbul Veteriner Hekimler Odası Başkanı Prof. Dr. Tahsin Yeşildere, AKP’nin her alanda yürüttüğü kadrolaşma politikasının eğitim alanında da tıkanmalara neden olduğunu belirterek, İÜ rektörlük seçiminin önemine işaret etti. Rektör atamalarında hiçbir dönemde bu dönemdeki kadar oy sıralamasında değişiklik yapılmadığını hatırlatan Yeşildere, adayların, demokratik teamüle uygun olarak birinci sıradakinin atanmaması durumunda kendisi atansa dahi bu görevi kabul etmeyeceğini beyan etmelerini istedi.
İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Özdemir Aktan ise YÖK’ün tartışmaya açılması gerektiğini belirterek, şimdiki siyasi iktidarın başlarda YÖK’ten şikayet ettiğini ancak şu anda bu kurumu hiç tartışmaya açmayarak istediği gibi kullandığını söyledi. Aktan yeni YÖK başkanının göreve gelmesinden sonra Tıp Fakültelerinde hiçbir altyapı değişikliği yapılmadan yıllık alınan öğrenci sayısının 4500’den 6000’e çıkarıldığını belirterek, bunun eğitimin ve yetişen elemanların kalitesi açısından çok büyük sıkıntıya neden olduğunu söyledi.
İstanbul Dişhekimleri Odası Başkanı Mustafa Düğencioğlu rektörlük atamalarını kadrolaşmanın sembolü olduğu için önemsediklerini söyleyerek, bilim odaklarının elden gitmemesi için çabaların ortaklaştırılması gerektiğini vurguladı.
İstanbul Eczacı Odası Başkanı Ecz. Semih Güngör ise meslek odalarının demokratik muhalefetin öncülüğü görevini yerine getirdiğini belirterek, AKP yanlısı basında çıkan ve meslek odalarının seçimlerinde değişikliğe gidilmesi gerektiği yönündeki haberlerin de bu alanda kadrolaşmanın önünü açma girişimleri olduğuna dikkat çekti.
İstanbul Barosu yönetim kurulu üyesi Av. Turgay Demirci ise siyasal iktidarın her türlü özgürlüğün önüne geçtiğini söyledi.
Basın toplantısında yapılan açıklamanın tam metnine aşağıda yer veriyoruz: BASIN AÇIKLAMASI İstanbul Üniversitesi’nde Rektör seçimi ve Atanma Süreçleri Başladı. 22 Üniversiteye ve yeni açılan üniversitelere yapılan Rektör atamaları Tartışmalara Neden oldu. İstanbul Üniversitesi’nde Rektörlük seçimi önem kazanmıştır İstanbul Üniversitesi’nin Seçmen Öğretim Üyelerine, Rektör Aday adaylarına, YÖK’e Ve Cumhurbaşkanı’na Açık Çağrımızdır Aşağıda imzası bulunan kurumlar olarak yürürlükte olan sistemde üniversite yönetici atamalarını önemsemekteyiz. Var olan sistemde tüm yetkiler yöneticilerde toplandığı ve bu yöneticilerin yaptıkları eylem ve işlemlerden dolayı yönetilenler kitlesine indirgenmiş olan öğretim üyelerine ve diğer üniversite mensuplarına hesap vermelerinin yolları kapatıldığı için, yönetici olarak atananın kişiliği önem kazanmaktadır. Keyfi uygulamalara açık mevcut sistemde seçilen yönetimin nasıl bir anlayışla, demokratik mi yoksa despotik mi, davranacağı,salt bir kişilik sorununa indirgemektedir. İktidara geldiği günden bu yana AKP’nin her alanda yoğun bir kadrolaşma politikasıuygulaması ve üniversiteler ile sürekli çatışma halinde olması, eğitimin heralanında tıkanmalara neden olmuştur. Cumhurbaşkanının geçen dönem bu siyasetin belirleyicilerinden biri olması, bu dönem bulunduğu makam gereği bizleri daha da fazla endişelendirmektedir. Ayrıca YÖK Başkanı ve yeni YÖK genel kurul üyeliklerine atanma sürecinde uygulanan yöntemlerin ve atananların tartışma konusu olduğu hepimizce bilinmektedir. Son dönemde üniversitelere atanan rektörlerin belirlenme sürecinde de YÖK ve Cumhurbaşkanı, sıralamalarda yaptıkları değişiklikler ile kendilerine uygun siyasi görüştekilerin atanmasına gösterdikleri özen bizleri oldukça endişelendirmiştir. İstanbul Üniversitesi Dünya’nın sayılı üniversiteleri içinde yer almakta, seçkin, nitelikli, çağdaş öncü bir üniversitemizdir. Bu bağlamda İstanbul Üniversitesi AKP iktidarı tarafından ele geçirilmesi gereken“sembol” bir kurum olarak görülmektedir. Bu nedenle İstanbul Üniversitesi’ne seçilecek rektör ve atanma süreci bizler için önem kazanmıştır. Mensup olduğumuz alanın birçok üyesi bu üniversiteden mezun olmaktadır. Gerek üniversite bileşenleri, gerekse meslek örgütleri olarak seçmen öğretim üyelerini, rektör adaylarını, YÖK Başkan ve Genel Kurulu’nu ve Cumhurbaşkanı’nı aşağıda belirteceğimiz konularda üniversitenin, bilimin ve ülkenin geleceği açısından duyarlı olmağa davet ediyoruz. İ.Ü.Rektör aday adaylarına İ.Ü. için NASIL BİR REKTÖR İSTİYORUZ; A-Akademik çalışmaları gerekli niteliğe haiz, akademik etik değerleri ilke edinmiş, intihallerin üzerine gidebilecek, B-Üniversitelerde demokrasinin tüm koşulları ile uygulanmasının önünü açabilecek;Öğretim elemanı-öğrencisi tüm bileşenleri ile özgürce bilim yapılabilecek ve düşüncelerin özgürce tartışılabileceği ortamları yaratacak; Akademik özgürlüklerin önündeki engelleri kaldırabilecek, Öğrencilerine keyfi soruşturmalar açmayacak. C- YÖK yasasında değişikliklerle YÖK’ün bir koordinasyon ve planlama kurulu haline dönüşümünü talep edebilecek, D- Akademiktemsiliyetyanında akademik özgürlükler ve bilimsel araştırmaların en üst düzeyde uygulanması için gerekli ortamların yaratılmasını sağlayacak ve takip edecek; Kurulların aktif ve dinamik çalışmasını sağlayabilecek ve kurullardan gelen kararların uygulayıcısı olarak bir yürütme kurulu haline gelecek; Üniversite’de yönetim özerkliği ve eşitçiliği sağlayabilecek; Kadroların dağıtımında akademik yükseltme kriterlerine dayalı, bilimsel liyakatı esas alan, bağımsız bir bilimsel kurul tarafından belirlenmesini sağlayabilecek, E- İki yıllık faaliyetlerini açıklayacağı genel kurul ortamları yaratarak gerekirse 5’de 3 çoğunluk ile geri çağırılmayı kabullenebilecek, F-Öğrencisinin ve toplumun sosyal, kültürel ve sanatsal alanda gelişimini sağlayabilecek toplantılar, konferanslar söyleşiler düzenlenmesini teşvik edecekve bu ortamları yaratacak, G-Üniversitede yapılan seçim sonucunda birinci sıraya yerleşmiş aday adayının atanması konusunda üniversitenin etik değerlerine sahip çıkacak, demokratik eğilime saygılı olacak YÖK’e ve Cumhurbaşkanına birinci sıradakinin atanması konusunda açık deklerasyonyayınlayacak. Bu demokratikteamüle uyulmadığı takdirde atansa dahi bu görevi kabul etmeyeceğini beyan edecek. Ve kamuoyuna bugünden itibaren seçmene saygı, üniversiteye saygı , sandığa saygı çağrısını yapacak. İ.Ü. Seçmen Öğretim Üyelerine; Yukarıda belirttiğimiz kriterlere sahip Rektör aday adaylarını desteklemelerini, özellikle sizlerin oylarınıza saygı anlamında birinci sıraya yerleşmiş olan adayın atanması ilkesinde açıklamada bulunacak aday adaylarına oylarınızı vermenizi ve gerekirse oylarınıza sahip çıkmanızı YÖK Başkan ve Genel Kurul Üyelerine; Mevcut antidemokratik sistem değişmediği sürece, öncelikle üniversite öğretim üyelerinin birinci sırada seçtiği aday adayının atanması konusunda üniversite öğretim üyesi ve kuruma saygı açısından değer vermelerini ve birinci sıradaki aday adayının yerinin değiştirilmemesini. Cumhurbaşkanı’na; Çok özel bir siyasi dönemde çıkan 2547 sayılı Yüksek Öğrenim Kanunu ile kurulan YÖK sistemi yasalaştığı 1981’den bu yanasürekli eleştirilmiştir. Ancak hükümetler zaman zaman eleştirmekle birlikte bu merkeziyetçi yapıya dokunmamışlardır. Oysa ki bilimsel gelişmenin sağlanabilmesi için yükseköğretim sistemi hükümetlerden bağımsız ve özerk olmalıdır. YÖK’ün yetkilerinin sınırsızlığı bilimsel özgürlüğe ve demokratik katılıma aykırıdır. Siz her fırsatta demokrasiden yana tavır koyma yönünde ,üniversitelerde demokrasinin ve özgürlüklerin genişletilmesini savunmaktasınız ve rektör atamalarından rahatsızlığınızı dile getirmektesiniz ancak tasarruflarınızın da bu anlayışa uygun olması gerekmektedir.Bu görüşleriniz ışığında İstanbul Üniversitesi Rektör seçimlerinde seçmenlerin demokratik oyları doğrultusunda birinci sıraya yerleşmiş adayın atanması hususunda seçmene, üniversiter yapıya ve demokratik kurallara saygı çerçevesinde söz vermeğe davet ediyoruz. Kamuoyuna Şimdi bilimsel özgürlüğe sahip, katılımcı, laik, çağdaş bir üniversite talebimizi yineliyor, öğretim üyelerinin oylarına sahip çıkmalarını talep ediyor ve YÖK’ü ve Cumhurbaşkanını öğretim üyelerinin seçimlerine saygılı olmaya çağırıyor ve ülkemizdeki üniversitelerin bir an önce özgürlükçü, katılımcı ve özerk bir yapıya sahip olmasını sağlayabilecek anayasal ve yasal reformların yapılmasını talep ediyoruz. Saygılarımızla. İSTANBUL BAROSU ÜNİVERSİTE ÖĞRETİM ÜYELERİ DERNEĞİ TMMOB İSTANBUL ŞUBELERİ EĞİTİM-SEN 6 NOLU ÜNİVERSİTELER ŞUBESİ İSTANBUL TABİP ODASI İSTANBUL SERBEST MUHASEBECİ MALİ MUŞAVİRLER ODASI İSTANBUL ECZACI ODASI İSTANBUL DİŞ HEKİMLERİ ODASI İSTANBUL VETERİNER HEKİMLER ODASI
26.01.2026 / 09:33 2215
26.01.2026 / 17:01 1536
26.01.2026 / 12:48 1079
26.01.2026 / 17:07 1037