Çerez Ayarları

Web sitemizdeki içeriklerden en iyi şekilde yararlanmanızı sağlamak için 6698 Sayılı Kişisel Verilerin korunması Kanunu'na (KVKK) ve Avrupa Birliği Veri Koruma Tüzüğü'ne (GDPR) uygun olarak çerezleri kullanıyoruz. Sitenin düzgün çalışması için gerekli zorunlu çerezlerin kullanılmasını istemiyorsanız ziyaretinizi sonlandırmalısınız. Diğer çerezler yönünden ise lütfen tercihlerinizi belirleyiniz.

Analitik Çerezler

Kişisel Veri Saklama ve İmha Politikası


Bu işlem birkaç saniye sürebilir lütfen bekleyiniz.

TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ İLAÇTA REKLAMIN ÖNÜNÜ AÇAMAZ!

Yıllardır ilacın reklamının serbest bırakılmasını sağlayarak eczane dışına çıkarılmasının önünü açmaya çalışan kesimlere karşı kararlılıkla mücadele veriyoruz. İlacı ticari bir meta haline getirmeye çalışanlara bugüne kadar geçit vermedik.

Ayrıca TRT reklam yönetmeliğinde geçtiğimiz ay yapılan düzenleme ile reçetesiz ilaç reklamının serbest bırakılmasına bir basın açıklaması ile karşı çıkarak hukuk mücadelesini başlattık.

Ancak ne yazık ki tüm karşı çıkışlarımıza rağmen ısrarla eczanelere LCD ekranlar koyarak reklam ve tanıtım yapmayı amaçlayan firmalarla anlaşarak bölgelerinde bu tip uygulamaları başlatan Odalar mücadelemize gölge düşürmektedirler.

Günlük çıkarları uğruna eczacılık mesleğinin temel ilkelerini göz ardı edenlere müdahale etmesi beklenen Türk Eczacıları Birliği yönetimi, mesleğimizin geleceğini tehdit eden bir anlaşmaya geçtiğimiz haftasonu sorumsuzca imza atarak ilaçta reklamın önünü açmıştır.

Türk Eczacıları Birliği internet sitesinden yapılan açıklama ile Digitürk ve Mobilvizyon ile 24.000 eczanede LCD ekranlar aracılığı ile reklam ve tanıtım yapılmasına olanak sağlayacak bir sistem kurulması hususunda anlaşma imzalandığı eczacı kamuoyuna duyurulmuştur.

Oysa 6643 sayılı TÜRK ECZACILAR BİRLİĞİ KANUNU'nun 3. maddesinde Türk Eczacıları Birliği ve eczacı odalarının kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamayacakları açıkça ifade edilmiştir.

Kanunun 4. maddesi de Türk Eczacıları Birliği'nin kuruluş ve vazifelerini tanımlamaktadır.

Halk sağlığını koruma görevi Türk Eczacıları Birliği'ne bu yasa ile verilmiştir.

Madde 4'te yer alan Türk Eczacıları Birliği'nin vazifeleri arasında;

"Halk sağlığına ve hastalara fedakârlık ve feragatla hizmeti gaye bilen eczacılık mesleğine ait gelenekleri muhafaza ve geliştirmeye çalışmak",

"Eczacılık mesleğinin icrası hakkındaki kanunların ve bunlarla ilgili mevzuatın gereği gibi uygulanmasına yardım etmek"

hükümleri bulunmaktadır.

TEB, bir taraftan ilaç reklamının toplum sağlığı için ciddi sakıncalar yaratacağını söylerken diğer taraftan üyelerini reklam yapmaya zorlamakta ve onları, eczanelerine bir ticari kuruluş tarafından konulacak LCD ekran ile kapalı devre reklam yayını yapmaya yönlendirmektedir.

Halk sağlığını tehlikeye atacak bu gibi davranışları önleme görevi kendilerine yasa ile verilen TEB ve bazı eczacı odaları eczanelere LCD ekranlar koyarak bu görevi yapmak yerine üyelerini yasaya aykırı hareket etmeye teşvik etmektedirler.

Türk Eczacıları Birliği 11 Merkez Heyeti üyesinin özel işletmesi değildir. 24.000 eczane eczacısını temsil eden bir kurumun eczacılık mesleğinin en temel politikalarından birini değiştiren kararı almadan önce 51 Eczacı Odasına danışması ve onların onayını alması gerekmekteydi. Ne yazık ki bu yapılmayarak, örgütlü yapımızı zafiyete uğratacak bir tavır sergilenmiştir.

Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti bir an önce bu yanlıştan geri dönmeli ve içeriğini eczacı kamuoyuna açıklama cesaretini gösteremediği sözleşmeyi iptal etmelidir.

Eczacı kamuoyuna önemle duyurulur.

İstanbul Eczacı Odası
Yönetim Kurulu



Konuyla ilgili TEB'in yazısı için tıklayınız.

 

TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ İLAÇTA REKLAMIN ÖNÜNÜ AÇAMAZ!. Yıllardır ilacın reklamının serbest bırakılmasını sağlayarak eczane dışına çıkarılmasının önünü açmaya çalışan kesimlere karşı kararlılıkla mücadele veriyoruz. İlacı ticari bir meta haline getirmeye çalışanlara bugüne kadar geçit vermedik. Ayrıca TRT reklam yönetmeliğinde geçtiğimiz ay yapılan düzenleme ile reçetesiz ilaç reklamının serbest bırakılmasına bir basın açıklaması ile karşı çıkarak hukuk mücadelesini başlattık. Ancak ne yazık ki tüm karşı çıkışlarımıza rağmen ısrarla eczanelere LCD ekranlar koyarak reklam ve tanıtım yapmayı amaçlayan firmalarla anlaşarak bölgelerinde bu tip uygulamaları başlatan Odalar mücadelemize gölge düşürmektedirler. Günlük çıkarları uğruna eczacılık mesleğinin temel ilkelerini göz ardı edenlere müdahale etmesi beklenen Türk Eczacıları Birliği yönetimi, mesleğimizin geleceğini tehdit eden bir anlaşmaya geçtiğimiz haftasonu sorumsuzca imza atarak ilaçta reklamın önünü açmıştır. Türk Eczacıları Birliği internet sitesinden yapılan açıklama ile Digitürk ve Mobilvizyon ile 24.000 eczanede LCD ekranlar aracılığı ile reklam ve tanıtım yapılmasına olanak sağlayacak bir sistem kurulması hususunda anlaşma imzalandığı eczacı kamuoyuna duyurulmuştur. Oysa 6643 sayılı TÜRK ECZACILAR BİRLİĞİ KANUNU'nun 3. maddesinde Türk Eczacıları Birliği ve eczacı odalarının kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamayacakları açıkça ifade edilmiştir. Kanunun 4. maddesi de Türk Eczacıları Birliği'nin kuruluş ve vazifelerini tanımlamaktadır. Halk sağlığını koruma görevi Türk Eczacıları Birliği'ne bu yasa ile verilmiştir. Madde 4'te yer alan Türk Eczacıları Birliği'nin vazifeleri arasında; "Halk sağlığına ve hastalara fedakârlık ve feragatla hizmeti gaye bilen eczacılık mesleğine ait gelenekleri muhafaza ve geliştirmeye çalışmak", "Eczacılık mesleğinin icrası hakkındaki kanunların ve bunlarla ilgili mevzuatın gereği gibi uygulanmasına yardım etmek" hükümleri bulunmaktadır. TEB, bir taraftan ilaç reklamının toplum sağlığı için ciddi sakıncalar yaratacağını söylerken diğer taraftan üyelerini reklam yapmaya zorlamakta ve onları, eczanelerine bir ticari kuruluş tarafından konulacak LCD ekran ile kapalı devre reklam yayını yapmaya yönlendirmektedir. Halk sağlığını tehlikeye atacak bu gibi davranışları önleme görevi kendilerine yasa ile verilen TEB ve bazı eczacı odaları eczanelere LCD ekranlar koyarak bu görevi yapmak yerine üyelerini yasaya aykırı hareket etmeye teşvik etmektedirler. Türk Eczacıları Birliği 11 Merkez Heyeti üyesinin özel işletmesi değildir. 24.000 eczane eczacısını temsil eden bir kurumun eczacılık mesleğinin en temel politikalarından birini değiştiren kararı almadan önce 51 Eczacı Odasına danışması ve onların onayını alması gerekmekteydi. Ne yazık ki bu yapılmayarak, örgütlü yapımızı zafiyete uğratacak bir tavır sergilenmiştir. Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti bir an önce bu yanlıştan geri dönmeli ve içeriğini eczacı kamuoyuna açıklama cesaretini gösteremediği sözleşmeyi iptal etmelidir. Eczacı kamuoyuna önemle duyurulur. İstanbul Eczacı OdasıYönetim Kurulu Konuyla ilgili TEB'in yazısı için tıklayınız.