Web sitemizdeki içeriklerden en iyi şekilde yararlanmanızı sağlamak için 6698 Sayılı Kişisel Verilerin korunması Kanunu'na (KVKK) ve Avrupa Birliği Veri Koruma Tüzüğü'ne (GDPR) uygun olarak çerezleri kullanıyoruz. Sitenin düzgün çalışması için gerekli zorunlu çerezlerin kullanılmasını istemiyorsanız ziyaretinizi sonlandırmalısınız. Diğer çerezler yönünden ise lütfen tercihlerinizi belirleyiniz.
İEO Kayıt Tarihi: 19.09.2009 / 12:56 Görüntüleme: 4862
Ekonomik kriz kendisini çok ağır bir tabloyla hissettirmeye başladı. Son 8 ayın verileri bunu açıkça ortaya koyuyor. 2009 yılı sonu bütçe açığının 63 milyar TL olacağı hesaplanıyor. Cari açık ise 11 milyar dolar. Ülkenin en temel sorunlarından biri olan işsizlik, küresel krizle birlikte yüzde 15'ler sınırına dayanmış durumda. Daha da önemlisi 2009 yılında ekonominin yüzde 6 küçülecek olmasıdır. Bu demektir ki 2009 yılında tüm toplum olarak daha da yoksullaşacağız. Soframızdaki ekmek biraz daha küçülecek. Türkiye ekonomisine teğet geçecek denilen krizin ortaya çıkardığı tablo özetle bu...
Bu ekonomik tablonun nihayet farkına varabilen hükümetin krize çözüm olarak açıkladığı "Orta Vadeli Mali Program" işsizliğe, yoksulluğa çözüm üretecek bir program değil, doğrudan bir finansman programıdır. Ve krizin faturası bir kez daha küçük ve orta ölçekli gelir gruplarına, çalışanlara, emekçilere, emeğiyle geçinenlere ödettirilecek.
"Orta Vadeli Mali Program"ın ilaç ve sağlık alanına dönük de bir faturası var. Beşeri İlaçların Fiyatlandırılmasına Dair Kararda değişiklik yapılmasının ve apar topar yürürlüğe sokulmasının temel amacı da bu... Bu programla ilaç ve sağlık alanında 2,4 milyar TL'lik bir tasarruf amaçlanıyor. Bu IMF'nin öngördüğü 1 milyar dolarlık tasarrufun bile çok üstünde. İlaçta ve sağlıkta hedeflenen 2,4 milyar TL'lik tasarrufun 500 milyar TL'lik bölümü ise biz eczacılara ihale ediliyor. Ancak eczane ekonomileri bu yükü kaldıracak durumda değil. 30 yıldır uygulanan neoliberal politikalar ve AKP iktidarı döneminde gündeme getirilen Sağlıkta Dönüşüm Programının eczane ekonomilerini götürdüğü yer tam bir yıkımdır. 18 Eylül 2009 tarihinde yürürlüğe giren İlaç Fiyat Kararı bu yıkımı daha da derinleştirecek.
Beşeri İlaçların Fiyatlandırılmasına Dair Kararda yapılan değişiklik ve SUT'taki değişikliklerin amacı insanlarımızın daha sağlıklı yaşaması ve ilaca daha kolay ulaşması için değil, derinleşen ekonomik krizin yol açtığı bütçe açığını finanse etmek içindir. İlaç fiyatlarının düşürülmesi ve halkın ilaca kolayca ulaşması yıllarca savunageldiğimiz bir politikadır. Temel amacı toplum sağlığını korumak olan bu politikaları savunmaya da devam edeceğiz. Ancak sorunun bir finansman sorunu olarak görülmesini doğru bulmuyoruz ve bunun faturasının da eczacıya çıkarılmasına itirazımız var.
Beşeri İlaçların Fiyatlandırılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Karar özetle şu değişiklikleri içeriyor:
- Jenerik ilaçlarda %80 olan referans fiyat tabanı %60'a indiriliyor.
- 20 yıldan eski ilaç statüsü kazanmış ve PSF'si 10 TL'nin (depocuya satış fiyatı 6,79 TL) üzerinde olan orijinal ve jenerik tüm ilaçlarda referans fiyat uygulaması %80'den %60'a indiriliyor.
- %60 referans fiyat uygulamasının yürürlük tarihi ise tüm jeneriklerde 45 gün sonra, 20 yıldan eski ve PSF'si 10 TL'nin üzerinde ilaçlarda ise 30 Nisan 2010.
%60'lık referans fiyat uygulaması ilaç fiyatlarında %15'lik bir düşüşe yol açacak. Bu uygulama serbest eczanelerde ciddi oranda bir bedelsiz kamulaştırma anlamına geliyor. Eczacılara çıkartılan fatura bununla da sınırlı değil. Sorunun bir de ilaç fiyat kararına paralel olarak değiştirilen SUT boyutu var. Değiştirilen Sağlık Uygulama Tebliği ile birlikte serbest eczanelerin kamu kurum iskonto yükü bir misli daha artıyor. Kamu kurum iskontoları %11'den %24'e çıkarılıyor.
SUT'ta yapılan bir diğer değişiklik ise muayene ücretlerinin bir bölüm yükü de yine eczacılara ihale ediliyor olmasıdır.
Muayene ücretleri:
- Birinci basamak sağlık kuruluşları ve aile hekimlerinde 2 TL,
- İkinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarında 8 TL,
- Özel sağlık kuruluşlarında ise 15 TL oluyor.
SUT'ta yapılan bu değişiklerle birinci basamak sağlık kuruluşları ve aile hekimliği muayenelerine ilişkin 2 TL tutarındaki muayene ücreti eczaneden tahsil edilecek.
İkinci ve üçüncü basamak resmi sağlık hizmeti sunucularında yapılan muayeneler için 8 TL öngörülen katılım payının;
a) Kurumdan gelir ve aylık alanlar ile bakmakla yükümlü oldukları kişiler için 5 TL tutarındaki kısmı gelir ve aylıklarından, 3TL'lik tutar ise kişilerin muayeneye ilişkin reçete ile eczanelere müracaat aşamasında eczaneden tahsil edilecek.
b) Diğer kişiler için ise 8 TL katılım payı tutarı eczanelerden tahsil edilecek. Kişilerin muayeneye ilişkin reçete ile eczanelere müracaat etmemesi durumunda katılım payı tutarının hesaplanmasında (6.1) numaralı maddenin ikinci fıkrasında sayılan indirim uygulanacak. Bu durumda muayeneye ilişkin 5 TL tutarındaki katılım payı, kişinin reçete ile ilk eczaneye müracaatında tahsil edilecek.
Özel sağlık hizmeti sunucularında yapılan muayeneler için 15 TL öngörülen katılım payının;
a) Kurumdan gelir ve aylık alanlar ile bakmakla yükümlü oldukları kişiler için 12 TL tutarındaki kısmı gelir ve aylıklarından, 3 TL'lik tutar ise kişilerin muayeneye ilişkin reçete ile eczanelere müracaat aşamasında eczaneden tahsil edilecek.
b) Diğer kişiler için ise 12 TL katılım payı tutarı sağlık hizmeti sunucusu tarafından, 3 TL'lik tutar ise kişilerin muayeneye ilişkin reçete ile eczanelere müracaat aşamasında eczaneden tahsil edilecek.
Sağlık Bakanlığı'nın ve AKP hükümetinin dayattığı bu finansman programının eczacılar için ağır bir bedeli var. Bu bedelin eczacılar tarafından ödenmesine izin vermeyeceğiz. Biz eczacılar bu faturayı kabul etmediğimizi açıkça ilan ediyoruz. Eczanelerde tam bir yıkıma yol açacak bu faturaya karşı örgütlü gücümüzü harekete geçireceğimizden hiç kimsenin kuşkusu olmasın.
Değerli meslektaşlarımız;
- Bugünden itibaren ilaç alımlarımızı minimize ediyoruz.
- İlaç fiyat kararının referans fiyata ilişkin yürürlük tarihi 45 günlük bir süreyi kapsıyor. 45 günlük ilaç tüketimini baz alan bir ilaç alım politikası uyguluyoruz.
- Referans fiyat uygulamasına tabi jenerik ve orijinal ilaçların iadesini bir takvim dahilinde gerçekleştiriyoruz.
Bunun için 29 Eylül'de Ankara'da toplanacak olan TEB Olağanüstü Başkanlar Danışma Kurulu'nun hemen ardından, İstanbul Eczacı Odası olarak ilaç firmaları ve dağıtım kanalları temsilcileriyle yapacağımız toplantıda, fiyat düşüşleri nedeniyle oluşan stok zararlarımızın ve kamu kurum iskontolarının artmasından doğan farkların Beşeri İlaçların Fiyatlandırılmasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kararın yürürlük tarihinden en az 10 gün önce karşılanmasını talep edeceğiz. Vereceğimiz makul bir süre içinde bu konuyla ilgili bir çözüm üretilmez ise, ilan edeceğimiz tarihten başlayarak referans fiyat uygulamasından etkilenen tüm ilaçları depolara iade edeceğiz.
29 Eylül'de yapılacak TEB Başkanlar Danışma Kurulu toplantısında kamu kurum iskontolarının yükünün kaldırılması ve bedelsiz kamulaştırmaların son bulmasına dönük ortak bir eylem programının hayata geçirilmesi yönünde bir önerinin sahibi olacağız.
Beşeri İlaçların Fiyatlandırılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılması Hakkında Karar yeniden gözden geçirilmeli ve eczacı zararları mutlaka karşılanmalıdır.
İlaçta tasarrufun bedeli eczacıya ödettirilemez! Sorunlarımıza çözüm bulunmazsa, 24 bin eczacının ARTIK YETER eylemi yeniden başlayacak.
Ekonomik krizi biz yaratmadık, faturasını da biz ödemeyeceğiz!
01.04.2026 / 15:23 4536
01.04.2026 / 15:03 2808
01.04.2026 / 17:06 1348