Çerez Ayarları

Web sitemizdeki içeriklerden en iyi şekilde yararlanmanızı sağlamak için 6698 Sayılı Kişisel Verilerin korunması Kanunu'na (KVKK) ve Avrupa Birliği Veri Koruma Tüzüğü'ne (GDPR) uygun olarak çerezleri kullanıyoruz. Sitenin düzgün çalışması için gerekli zorunlu çerezlerin kullanılmasını istemiyorsanız ziyaretinizi sonlandırmalısınız. Diğer çerezler yönünden ise lütfen tercihlerinizi belirleyiniz.

Analitik Çerezler

Kişisel Veri Saklama ve İmha Politikası


Bu işlem birkaç saniye sürebilir lütfen bekleyiniz.

BASINA VE KAMUOYUNA

Eczacılık rekabet açısından değerlendirilemez!

Sn. Başbakan 27 Aralık 2009 tarihinde yaptığı açıklamada, ilaçta tekelleşmenin önüne geçilmesi ve rekabet alanının geliştirilmesinin gerekliliğini gerekçe göstererek ilaçların markette satılmasına yönelik çalışma yürüttüklerini ifade etmiştir.

Bu açıklamanın zamanlaması son derece manidardır. İlacın eczane dışına çıkarılması çabaları, kamuoyunda lanse edildiği gibi sadece 4 Aralık uyarı eylemimize karşı siyasi iktidarın öfke ve refleksinden ibaret değildir. On yıllardır eczacı meslek örgütleri olarak dikkat çektiğimiz ve halk sağlığı açından önemli bir tehlike arz edecek olan OTC, ilaç reklamının serbest bırakılması ve zincir eczaneler uygulamasına gidecek süreç ilk kez resmi bir ağız tarafından böyle bir zamanlamayla dile getirilmiştir. Böylece 16 Aralık'ta SGK'nın sözleşmeleri tek taraflı olarak feshetmesiyle ilaç alanında oluşturulan kaos ortamına yeni bir gündem de eklenmiştir.

Bilinmektedir ki ilacın markete çıkarılmak istenmesinin ardında, yıllardır bu alana iştahla bakan sermaye gruplarının iktidara yakınlıklarını da kullanarak ilaç pazarından pay almak istemeleri vardır. Daha 8 ay önce İstanbul'da For You'lara karşı verdiğimiz mücadeleyi ve yaklaşık bir sene önce Odamıza müracaat ederek bünyelerinde eczane açmak isteyen mağaza zinciri sahiplerini biz eczacılar çok iyi biliyoruz. O günlerde bunları dile getirdiğimizde hükümetin konuyla ilgili neredeyse tüm yetkilileri tarafından ilacın eczane dışına çıkması ile ilgili hiçbir çalışmaları olmadığı beyan edilmiştir. İşin ilginç tarafı Başbakanın sözkonusu açıklamasının ardından, Sağlık Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'ndan bazı basın organlarına yapılan açıklamalarda bu konuda herhangi bir mevzuat çalışması içinde olmadıkları belirtilmiştir.

Başbakan tarafından marketlerde ilaç satılmasına örnek olarak gösterilen Amerika Birleşik Devletleri'nin resmi Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) bile bu uygulamadan vazgeçilmesini tavsiye etmektedir. Konuyla ilgili bir raporunda FDA, marketlerde satılan reçetesiz ilaçlardan 125 çocuğun (sadece kayıtlara geçen) öldüğünü bildirmiştir. Bu ilaçlar bizde de kısa süre önce Sağlık Bakanlığı tarafından geri ödeme listesinden çıkartılmıştır.

Başbakan meslek alanımızda "Batının limitleri" gibi bir standarttan bahsederken, 19 Mayıs 2009 tarihinde Avrupa Adalet Divanı konuyla ilgili aldığı kararda şöyle demektedir:

"Bir meslek sahibi olarak eczacının, eczaneyi, yalnızca ekonomik çıkar kaygısıyla değil aynı zamanda bir uzmanlık alanı olarak işlettiği kabul edilir. Kanuna karşı veya mesleki mevzuata aykırı olan bir ihlalin, bir eczacının yalnızca yatırımını değil aynı zamanda kendi mesleki varlığını da tehlikeye atabileceği gerçeğini göz önünde bulundurursak, eczacının para kazanmaya ilişkin şahsi çıkarı almış olduğu eğitim, uzmanlık deneyi ve sahip olduğu sorumluluğa karşı ikinci plandadır.

Eczacıların aksine diğerleri, eczacıların sahip olduğu eğitim, deneyim ve sorumluluktan yoksun durumdadırlar. Buna bağlı olarak eczacıların sağlamış olduğu güvencelerin aynısını sağlamazlar."

Bizler bilimsel eczacılık eğitimi almış kişiler olarak ilaç hizmetini verebilecek tek meslek grubuyuz. İlacın tüketiminin reklamlarla pompalanmasına ve yan etkilerinin gizlenmesine, sadece kâr amacı güden şirketler tarafından topluma sunulmasına ve bu şekilde halk sağlığıyla oynanmasına, bu ülkenin sağduyulu birer vatandaşı ve eczacısı olarak izin vermeyeceğiz. Mesleğimizi sermaye gruplarına ASLA teslim etmeyeceğiz!

ECZACILIK UZMANLIK ALANIDIR, TİCARİ SERBESTLİK VE REKABET BAKIMINDAN DEĞERLENDİRİLEMEZ.

İstanbul Eczacı Odası
Yönetim Kurulu

BASINA VE KAMUOYUNA. Eczacılık rekabet açısından değerlendirilemez! Sn. Başbakan 27 Aralık 2009 tarihinde yaptığı açıklamada, ilaçta tekelleşmenin önüne geçilmesi ve rekabet alanının geliştirilmesinin gerekliliğini gerekçe göstererek ilaçların markette satılmasına yönelik çalışma yürüttüklerini ifade etmiştir. Bu açıklamanın zamanlaması son derece manidardır. İlacın eczane dışına çıkarılması çabaları, kamuoyunda lanse edildiği gibi sadece 4 Aralık uyarı eylemimize karşı siyasi iktidarın öfke ve refleksinden ibaret değildir. On yıllardır eczacı meslek örgütleri olarak dikkat çektiğimiz ve halk sağlığı açından önemli bir tehlike arz edecek olan OTC, ilaç reklamının serbest bırakılması ve zincir eczaneler uygulamasına gidecek süreç ilk kez resmi bir ağız tarafından böyle bir zamanlamayla dile getirilmiştir. Böylece 16 Aralık'ta SGK'nın sözleşmeleri tek taraflı olarak feshetmesiyle ilaç alanında oluşturulan kaos ortamına yeni bir gündem de eklenmiştir. Bilinmektedir ki ilacın markete çıkarılmak istenmesinin ardında, yıllardır bu alana iştahla bakan sermaye gruplarının iktidara yakınlıklarını da kullanarak ilaç pazarından pay almak istemeleri vardır. Daha 8 ay önce İstanbul'da For You'lara karşı verdiğimiz mücadeleyi ve yaklaşık bir sene önce Odamıza müracaat ederek bünyelerinde eczane açmak isteyen mağaza zinciri sahiplerini biz eczacılar çok iyi biliyoruz. O günlerde bunları dile getirdiğimizde hükümetin konuyla ilgili neredeyse tüm yetkilileri tarafından ilacın eczane dışına çıkması ile ilgili hiçbir çalışmaları olmadığı beyan edilmiştir. İşin ilginç tarafı Başbakanın sözkonusu açıklamasının ardından, Sağlık Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'ndan bazı basın organlarına yapılan açıklamalarda bu konuda herhangi bir mevzuat çalışması içinde olmadıkları belirtilmiştir. Başbakan tarafından marketlerde ilaç satılmasına örnek olarak gösterilen Amerika Birleşik Devletleri'nin resmi Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) bile bu uygulamadan vazgeçilmesini tavsiye etmektedir. Konuyla ilgili bir raporunda FDA, marketlerde satılan reçetesiz ilaçlardan 125 çocuğun (sadece kayıtlara geçen) öldüğünü bildirmiştir. Bu ilaçlar bizde de kısa süre önce Sağlık Bakanlığı tarafından geri ödeme listesinden çıkartılmıştır. Başbakan meslek alanımızda "Batının limitleri" gibi bir standarttan bahsederken, 19 Mayıs 2009 tarihinde Avrupa Adalet Divanı konuyla ilgili aldığı kararda şöyle demektedir: "Bir meslek sahibi olarak eczacının, eczaneyi, yalnızca ekonomik çıkar kaygısıyla değil aynı zamanda bir uzmanlık alanı olarak işlettiği kabul edilir. Kanuna karşı veya mesleki mevzuata aykırı olan bir ihlalin, bir eczacının yalnızca yatırımını değil aynı zamanda kendi mesleki varlığını da tehlikeye atabileceği gerçeğini göz önünde bulundurursak, eczacının para kazanmaya ilişkin şahsi çıkarı almış olduğu eğitim, uzmanlık deneyi ve sahip olduğu sorumluluğa karşı ikinci plandadır. Eczacıların aksine diğerleri, eczacıların sahip olduğu eğitim, deneyim ve sorumluluktan yoksun durumdadırlar. Buna bağlı olarak eczacıların sağlamış olduğu güvencelerin aynısını sağlamazlar." Bizler bilimsel eczacılık eğitimi almış kişiler olarak ilaç hizmetini verebilecek tek meslek grubuyuz. İlacın tüketiminin reklamlarla pompalanmasına ve yan etkilerinin gizlenmesine, sadece kâr amacı güden şirketler tarafından topluma sunulmasına ve bu şekilde halk sağlığıyla oynanmasına, bu ülkenin sağduyulu birer vatandaşı ve eczacısı olarak izin vermeyeceğiz. Mesleğimizi sermaye gruplarına ASLA teslim etmeyeceğiz! ECZACILIK UZMANLIK ALANIDIR, TİCARİ SERBESTLİK VE REKABET BAKIMINDAN DEĞERLENDİRİLEMEZ. İstanbul Eczacı OdasıYönetim Kurulu