Web sitemizdeki içeriklerden en iyi şekilde yararlanmanızı sağlamak için 6698 Sayılı Kişisel Verilerin korunması Kanunu'na (KVKK) ve Avrupa Birliği Veri Koruma Tüzüğü'ne (GDPR) uygun olarak çerezleri kullanıyoruz. Sitenin düzgün çalışması için gerekli zorunlu çerezlerin kullanılmasını istemiyorsanız ziyaretinizi sonlandırmalısınız. Diğer çerezler yönünden ise lütfen tercihlerinizi belirleyiniz.
İEO Kayıt Tarihi: 08.01.2010 / 14:36 Görüntüleme: 4406
Dün akşam Kadıköy Anadolu Lisesi'nin tiyatro salonunda gerçekleştirilen Kadıköy Bölge Toplantısı'nda son gelişmeler değerlendirildi. İstanbul Eczacı Odası Yönetim Kurulu üyelerinin düzenlediği toplantıya çok sayıda meslektaşımız katıldı.
Toplantıda konuşan Oda Başkanımız Ecz. Semih Güngör, dün TEB'in üç gazeteye verdiği ilanla protokol için masaya oturmaya hazır olduğunu yinelediğini söyledi. Güngör eczacının taleplerinin birincil olarak, gerçek anlamda Sağlık Bakanlığı'nı ilgilendirdiğini ifade ederek "Bugün Türkiye'de ilacın fiyatını belirleyen, eczacının kârlılığını belirleyen ve eczacının denetimini yapan Sağlık Bakanlığı'dır. Gerçek anlamda çözüm İlaç Fiyat Kararnamesindeki eczacı kârlılığının yükseltilmesidir, yasayla sınırları çizilmiş bir meslek hakkıdır. Stok zararlarımızı karşılamayan ilaç sanayisine bir yaptırım uygulanmasını istiyoruz. Bu da yine Sağlık Bakanlığı'nın görev ve yetki sınırları içindedir" diye konuştu. Ecz. Güngör, eczacının taleplerinin neredeyse tamamı Sağlık Bakanlığı tarafından karşılanması gereken talepler iken TEB'in Sağlık Bakanlığı'nı hep bir kenarda tutarak konuyu sadece bir takım bürokratların yaptığı hatalı davranışlar olarak göstermesini eleştirdi.
2010 protokolü için SGK ile masaya oturulmasının beklendiğinin altını çizen Güngör, bu masada ele alınması gereken öncelikli konunun kamu kurum iskontolarının eczacının sırtından alınması olduğunu vurguladı.
TEB ile SGK'nın önümüzdeki hafta protokol görüşmelerine başlamaması durumunda 16 Ocak'tan itibaren faturalı-fişli ilaç verme dönemine girileceğini belirten Güngör, İstanbul'daki eczacıların hiçbirinin kurumla tek tek anlaşma yapmayacağını dile getirdi. Bu konuda kararsızlık gösteren meslektaşlarının olduğu yorumlarına ise Güngör şu şekilde yanıt verdi: "Çok mücadele verdik. Bu kadar sıkıntıyı çektikten sonra, bu kadar emeği ortaya koyduktan sonra birisi bu işi bozar diyecek anlayışı kafamızdan silmeliyiz. Tek tek sözleşmeye imza atmak yalnızca bir sözleşmeye imza atmak değil geleceğimizin yok oluşuna imza atmak demektir. Eğer bir meslektaşımız kararsızsa ona söylenecek olan şudur: Ben yapmayacağım arkadaş, sen de yapma!"
İstanbul Eczacı Odası'nın önümüzdeki pazartesiden itibaren bir protokol oluşmaması ihtimalini de gözeterek bölgelerde çalışmalarını hızlandıracağını kaydeden Güngör, sözleşmelerin fesih tarihi konusunda eczacılar arasında soru işaretleri oluştuğuna da dikkat çekerek "Toplantılarda meslektaşlarımız dile getiriyor: Bize gelen sözleşme fesihlerinde farklı tarihler var, diye. Şunu net söylüyoruz. Noter kanalıyla yapılan fesih 16 Ocak tarihinden itibarendir. 16 Ocak'ta Türkiye'deki her eczane artık faturalı, fişli yaşama geçecektir" dedi.
Güngör son olarak olağanüstü bir aksilik çıkmadığı takdirde SGK ile TEB'in 16 Ocak'a kadar masaya oturacağını belirtti ve ekledi: "Evet bir protokol imzalanmalı ama geçmişi aratacak bir protokolü de asla kabul etmeyiz. Bunun yanında eczanelerin daralan yapılarına çözüm oluşturacak İlaç Fiyat Kararnamesinde kârlılık artışı ve meslek hakkı verilmesini talep ediyoruz. Raf kayıplarını ortadan kaldıracak önlemlerin de alınmasını talep ediyoruz" dedi.
Öte yandan dünyaca ünlü piyanistimiz Fazıl Say'ın da annesi olan Ecz. Gürgün Say da toplantıda eczacıların durumlarıyla ilgili kısa bir sunum gerçekleştirdi. Kadıköy Bölge Toplantısı katılımcıların öneri ve görüşlerini aktardığı tartışma bölümünün ardından sona erdi.
01.04.2026 / 15:23 3678
01.04.2026 / 15:03 2116
30.03.2026 / 11:49 1274
01.04.2026 / 17:06 1042