Web sitemizdeki içeriklerden en iyi şekilde yararlanmanızı sağlamak için 6698 Sayılı Kişisel Verilerin korunması Kanunu'na (KVKK) ve Avrupa Birliği Veri Koruma Tüzüğü'ne (GDPR) uygun olarak çerezleri kullanıyoruz. Sitenin düzgün çalışması için gerekli zorunlu çerezlerin kullanılmasını istemiyorsanız ziyaretinizi sonlandırmalısınız. Diğer çerezler yönünden ise lütfen tercihlerinizi belirleyiniz.
İEO Kayıt Tarihi: 13.01.2010 / 13:23 Görüntüleme: 4715
Demokrasiye inanan herkes eczacının yanında yer almalı!
Bugün saat 12.00'de Odamızın Konferans Salonu'nda düzenlenen basın toplantısında Oda Başkanımız Ecz Semih Güngör, son gelişmelerle ilgili basın mensuplarını bilgilendirdi.
Eczacıların artık ilaç hizmetinde yaşanan gerilimin son bulmasını ve aklıselimin egemen olmasını istediğinin altını çizen Ecz. Güngör "Dayatmalarla, tehditlerle bu sorun çözülemez" dedi.
SGK'nın eczacılardan "vitrinlerini temizlemesini" istediğini hatırlatan Ecz. Güngör, "Evet bugünden itibaren İstanbul'da tüm eczanelerin vitrinlerini 'temizliyor' ve eczanelerimizi 'SGK'nın kölelik sözleşmesine hayır! Adil bir sözleşme yapılsın! Halk ilaçsız kalmasın!' yazılı afişlerle donatıyoruz" dedi.
SGK'nın eczacıların bundan sonra eylem yapmayacaklarına dair taahhüt vermesini istediğini de vurgulayan Güngör, Başbakanın açıklamalarını hatırlatarak "Bundan sonraki adımları ilacı eczane dışına çıkarmak olacak. Bu konuda bizim tepkisiz kalmamız isteniyor" diye konuştu. "Siz hiçbir meslek örgütüne 'bir daha ağzını açmayacaksın, eylem yapmayacaksın' diye bir dayatmada bulunulduğunu gördünüz mü" diye soran Ecz. Güngör, ülkede demokrasiye sahip çıkan herkesi eczacıların yanında yer almaya davet etti. Ecz. Güngör bu dayatmalara "evet" demeyeceklerini, sonuna kadar direneceklerini söyledi.
SGK'nın sıralı ve eşit reçete dağıtım sistemini de işlemez hale getirmeye çalıştığına değinen Ecz. Güngör, tasarruf etmek isteyen bir kurumun ciddi tasarruf sağlayan bu sistemi yok etmek istemesinin düşündürücü olduğunu açıkladı. Güngör "kan ürünü, diyaliz gibi reçetelerin serbest bırakılması durumunda buradan kimin nemalanacağını soruyoruz" diye konuştu.
Bir gazetecinin piyasada ilaç yokluğu konusundaki sorusu üzerine ise Ecz. Güngör, "Bunun nedeni açık. Biz altına imza attığımız protokollerle ilaç veriyoruz. İlaç sanayisi fiyat, işine gelmeyince ilacı piyasaya vermeyi durduruyor. Oluşan ilaç yokluğunun nedeni ilaç sanayisinin fiyat düşüşleri karşısındaki direncidir. Bunun sorumlusu olarak da eczacı gösterilmek isteniyorsa bunun asla doğru olmadığını buradan ifade ediyorum" dedi.
Bugün yapılan basın açıklamasının metnini aşağıda meslektaşlarımızın bilgisine sunuyoruz.
13 Ocak 2010
BASINA ve KAMUOYUNA
Eczacıya kölelik şartnamesi dayatan SGK ilaç hizmetini engelliyor!
Değerli basın mensupları,
Bildiğiniz gibi 4 Aralık 2009 tarihinde yürürlüğe giren düzenlemelerle eczanelerimizin büyük zarara uğratıldığına dikkat çekmek, binlerce eczanenin kapanmasının önüne geçecek çözümlerin yürürlüğe konmasını sağlamak için bir eylem gerçekleştirdik. Türk Eczacıları Birliği'nin kararıyla tüm Türkiye'de nöbetçi eczaneler bırakarak, hiçbir hastamızı mağdur etmeden, bir günlük uyarı amaçlı kepenklerimizi kapattık.
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) bu eylemimizi gerekçe göstererek Türk Eczacıları Birliği (TEB) ile yaptığı İlaç Alım Protokolü'nü 16 Aralık 2009 tarihinde tek taraflı olarak feshettiğini ilan etti. Protokolün fesih tarihi, ilanından bir ay sonra yürürlüğe giriyor. Yani üç gün içinde eğer yeni bir protokol imzalanmazsa, 16 Ocak'tan itibaren sigortalı hastalarımız ilaçlarını eczanelerimizden fiş-fatura karşılığı parayla almak zorunda kalacaklar.
Sosyal Güvenlik Kurumu protokolü fesih gerekçesi olarak 4 Aralık eylemimizi gösterdi. Ancak önceki gün akşam saatlerinden itibaren Türkiye genelinde sigortalı hastalara ilaç hizmeti verilemiyor çünkü SGK'nın eczanelerdeki reçete provizyon sistemi çalışmıyor. Halkımızın bu şekilde mağdur edilmesi, gerçekte istenilenin sayın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı'nın sıkça dile getirdiği gibi "etkin ve kesintisiz ilaç hizmeti" olmadığını bir kez daha ortaya koymuştur. Amaç ilaç hizmetini etkin ve kesintisiz bir biçimde sürdürmek olsaydı yıllardır hastayı ve eczacıyı mağdur eden provizyon sistemini sağlıklı işler hale getirecek önlemler alınırdı. Oysa amaç hastalarımızın ilaca rahat ulaşması değil, eczacıyı örgütsüzleştirerek kölelik koşullarını rahatlıkla dayatmak, hastayı cebinden daha çok para çıkan birer müşteri haline getirmektir.
SGK protokolü feshettiğini açıkladığı günden başlayarak Türk Eczacıları Birliği'ne görüşme kapılarını kapatmış ve tek tek eczanelerle sözleşme yapmaya dönük bir çabanın içinde olmuştur. Eczacıların örgütlülüğünden duyulan rahatsızlık SGK'nın fesih gerekçelerinin altında yatan gerçektir. SGK biz eczacıların meslek odaları ve Türk Eczacıları Birliği ile bağını koparmak istemektedir.
Ancak bu süreçte ülke genelinde hizmet veren 24 bine yakın eczacı olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na hitaben yazdığımız dilekçelerle, TEB'in tarafı olmadığı hiçbir sözleşmeye imza atmayacağımızı açıkladık.
Tek tek sözleşme yaparak ülke genelinde ilaç hizmetini sürdürmesinin olanaksız olduğunu gören SGK, 11 Ocak Pazartesi günü konuyla ilgili ilk kez TEB ile görüşmüştür. Ancak Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı Sayın M. Emin Zararsız bu görüşmede, 4 Aralık'ta kamuoyuna iletilen birikmiş sorunlarımıza ilişkin herhangi bir düzenlemenin görüşülmesinin bile mümkün olmadığını ifade etmiştir. Dahası tarafların karşılıklı müzakere yapacağı bir protokol süreci yerine, sadece SGK'nın hazırlamış olduğu şartnamenin imzalanması halinde TEB ile bir anlaşma yapılabileceği bildirilmiştir. Arkasından, Protokol imzalanması için SGK tarafından olmazsa olmaz diye nitelendirilen şartlar sıralanmıştır. "Eczane vitrinlerindeki görüntü kirliliğinin kaldırılması", "hastanın güleryüzle karşılanması" gibi haddini aşan ve onur kırıcı ifadelere de yer verilen şartlarla adeta eczacıyla alay edilmektedir. Meslek örgütümüzü teslim almanın, eczacıyı SGK'nın kölesi haline getirmenin şartları olan SGK'nın "olmazsa olmazları" şunlardır:
1) Temel koşullardan biri "eylemsizlik kararı". SGK bir daha kepenk kapatma ve benzeri eylemlerin yapılmamasını, eczane vitrinlerinin "eylem amaçlı" (afiş vb.) kullanılmamasını birinci koşul olarak öne sürüyor.
2) İlaç Takip Sistemi'ne koşulsuz olarak "evet" denmesini istiyor.
3) Sağlık Uygulama Tebliği ile ilgili tüm değişikliklerin Kurum tarafından yapılacağını söylüyor ve TEB'in buna koşulsuz olarak uymasını istiyor. Bunun anlamı; avans ödemesinin, ödeme gecikmelerinin, uygulanamaz hükümlerin, haksız cezai şartların, keyfi denetlemelerin vb. eczacıya şimdiden dayatılmasıdır.
4) TEB'in sözleşmelerden ücret almamasını istiyor. Sıralı dağıtım sistemine devam edilmesi için Oda katkı paylarının kaldırılmasını şart koşuyor. Yani eczacının mesleki birliğini ekonomik anlamda güçsüzleştirmek istiyor. Eşit ve sıralı reçete dağıtım sisteminin sürdürülemez hale getirilmesini amaçlıyor.
Eczacılara "tek tek sözleşme yapın, biz sizin adınıza da düşünür, sizin haklarınızı koruruz" diyen SGK, Birlik'le masaya oturduğunda işte bu koşulları dayatıyor! Birliğimizin karşısında bu tutumu takınan kurumun, örgütsüz ve tek başına kalan eczacıya nasıl bir kölelik sözleşmesi dayatacağı bugünden belli olmuştur.
Biz eczacılar ilaç hizmetini sürdürmek istiyoruz. Ancak bunun için SGK ile TEB'in masaya oturarak karşılıklı adil bir sözleşmeye imza atması gerekmektedir. Eczacıya kölelik koşulları dayatarak ilaç hizmetini sürdürebileceğini düşünenler yanılıyorlar.
Eğer SGK üç gün içinde TEB ile sözleşme masasına oturmazsa, 16 Ocak'ta Türkiye'de sözleşmesiz bir dönem başlayacaktır. Halkımız ilaçlarını fatura-fiş karşılığı eczanelerimizden parayla alacaklar ve daha sonra bu parayı SGK'dan tahsil edeceklerdir. Bu süreçte halkımızın ilaca ulaşmasında yaşanacak sıkıntıların tek sorumlusu SGK'dır. SGK sözleşmeyi tek taraflı feshederek bu sonucu kendisi yaratmıştır.
Çözüm, SGK'nın sözleşme fesih kararını koşulsuz olarak kaldırması ve ilaç hizmetinin devamı için TEB ile adil bir sözleşme yapılmasıdır. Aksi durumda halkın ilaca ulaşmasında yaşanacak sorunların sorumlusu biz eczacılar olmayacağız!
Saygılarımızla.
İstanbul Eczacı Odası
Yönetim Kurulu
01.04.2026 / 15:23 3873
01.04.2026 / 15:03 2284
30.03.2026 / 11:49 1302
01.04.2026 / 17:06 1105