Web sitemizdeki içeriklerden en iyi şekilde yararlanmanızı sağlamak için 6698 Sayılı Kişisel Verilerin korunması Kanunu'na (KVKK) ve Avrupa Birliği Veri Koruma Tüzüğü'ne (GDPR) uygun olarak çerezleri kullanıyoruz. Sitenin düzgün çalışması için gerekli zorunlu çerezlerin kullanılmasını istemiyorsanız ziyaretinizi sonlandırmalısınız. Diğer çerezler yönünden ise lütfen tercihlerinizi belirleyiniz.
İEO Kayıt Tarihi: 04.02.2010 / 11:30 Görüntüleme: 6391
Sağlık Bakanlığı İlaç Eczacılık Genel Müdürlüğü tarafından geçtiğimiz hafta yayımlanan son genelge ile, İlaç Takip Sistemi'ni (İTS) hayata geçirme yolunda yeni bir adım atılmıştır. Bu genelge ile karekodlu ürünlerin ilaç firmaları tarafından yaygın bir şekilde piyasaya sürülmesi ve eczacının İTS'ye olan direncinin adım adım kırılması amaçlanmaktadır.
Eczacılar İlaç Takip Sistemi'ne karşıdırlar, çünkü;
- İlaç Takip Sisteminin ülkemizde ilaçta sahteciliği önleyeceği söylenmektedir, ancak Türkiye'de sahte ilaç yoktur ve bu durum bizzat Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanmıştır.
- İlaç Takip Sistemi dünyanın hiçbir ülkesinde uygulanan bir sistem değildir ve uygulanabilirliği de tartışma götüren bir sistemdir. Ayrıca böyle bir sistemin hangi toplumsal ve sosyal ihtiyaca yanıt verdiği de açıklanabilmiş değildir!
- İlacı hastaya ulaştırmada kullanılan provizyon sisteminin, sürekli sorun yaşatan yapısı ile İlaç Takip Sistemi'nin yükünü taşıması mümkün olmadığından uygulamanın başlayacağı ilk gün ülkemizdeki ilaç hizmetinde yeni bir kaos oluşacağı açıktır.
- İlaç Takip Sistemi, ekonomileri son derece kırılgan hale gelmiş bulunan küçük ve orta ölçekli eczanelerimizin iflas sürecini hızlandıracaktır.
- Ülkemizde ilacın imalatından ithalatına ve halka ulaşmasına kadar izlenmesi sonucu oluşacak olan tüm veriler, uluslararası ilaç tekellerine pazarlanacaktır.
İlaç Takip Sistemi sonuç olarak halkımızı ve biz eczacıları mağdur edecek, uluslararası ilaç tekellerinin ekmeğine yağ sürecek bir uygulamadır.
Bizler eczanemize ciddi maliyeti olan, getireceği ekonomik yükle eczanelerimizdeki krizi derinleştirecek ve toplumsal amacı olmayan böyle bir uygulamaya karşı çıkmaya devam edeceğiz.
İlaç Takip Sistemi yukarıda yer alan tespitlerimizden de anlaşılacağı gibi, ilaç tekellerinin özlem duyduğu ve bir an önce hayata geçmesi için altyapı çalışmalarını büyük ölçüde tamamladıkları bir uygulamadır. Daha bir ay önce ilaç sanayisi ile ilgili Bakanlıklar arasında varılan mutabakatın ardından ülkemizde ilaç fiyatlarının yüzde 60'a varan oranda düşürülmesinin hemen sonrasında İlaç Takip Sistemi'nin bir an önce hayata geçirilmesini sağlamak adına adımlar atılmaya başlanması, ilaç firmalarının bu hususta ısrarlı oldukları izlenimini uyandırmıştır.
İlaç fiyatlarının düşmesinin eczacıları rahatsız ettiğinin haksız bir biçimde sürekli olarak kamuoyunda dile getirilmesine rağmen bu düşüşten gerçek anlamda rahatsız olan kesimin ilaç tekelleri olduğu açıktır. Ülkemizdeki ilaç fiyatları Avrupa ülkeleri için referans fiyat olma konumuna gelmiştir. İlaç tekelleri paralel satışlardan (ülkemizde ucuz fiyatlı satılan ilaçların Avrupa ülkelerinde de benzeri fiyatlarla satılması) rahatsızlık duymaktadırlar. Türkiye ve benzeri pek çok ülkede, ilacın ülke dışına çıkmasının izlenmesinin ve önlenmesinin en emin yolu İlaç Takip Sistemi'nin hayata geçmesidir. İlaç tekelleri için bu nedenle İlaç Takip Sistemi aracılığı ile elde edilecek veriler son derece önem arz etmektedir.
Ülkemizde ilaç ve eczacılık ile ilgili her türlü tasarruf Sağlık Bakanlığı'nın sorumluluğunda olmalıdır. Biz eczacıların da temel talebi bu yöndedir. Ancak son yıllarda önce Tarım Bakanlığı sonrasında ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı; Sağlık Bakanlığı'nın sorumluluğunda olan ilaç ve eczacılık alanına müdahale etmeye ve yetki kullanmaya başlamışlardır. İlaç Takip Sistemi bugün Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü yetki ve sorumluluğunda yürüyen bir uygulamadır. Ancak önümüzdeki süreçte geçmişte karşı çıktığımız ve engellediğimiz İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Yasa Taslağının meclis gündemine getirilerek yasalaşmasının sağlanması amaçlanmaktadır. Bu yasa çıktığında İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu adı altında oluşturulacak sözde özerk bir yapı ilaç hizmetinde tek yetkili kurum olacaktır ve İlaç ve Eczacılık Müdürlüğü ortadan kalkacağından İlaç Takip Sistemi de bu kurumun denetimi altına girecektir. İlaç tekellerinin bağış ve yardımları ile tüm giderleri karşılanacak olan İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'nun bu desteği verenlerin taleplerini karşılaması ve İTS verilerini onlarla paylaşması kaçınılmaz olacaktır. Uluslararası ilaç tekelleri, bu kurum aracılığı ile, ilaçla ilgili her türlü veriye ulaşabilecek ve tüm ilaç politikalarını bu verileri kullanarak kendi çıkarları doğrultusunda yeniden düzenleyeceklerdir.
Eczacılar, İlaç Takip Sistemi'ne ve İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu oluşmasına tüm güçleri ile karşı çıkmaya devam edeceklerdir.
Bu nedenle özellikle karekodlu ilaçları satmaya devam eden dağıtım kanallarımızı ve bazı ecza kooperatiflerimizi bir kez daha ısrarla uyarıyoruz. Bizlere hizmet veren tüm kurumlar, eczacıya olan saygıları gereği karekodlu ürünleri satmayarak eczacıların bu karşı çıkışına destek vermek zorundadırlar. Eczacıların ve halkın değil çokuluslu ilaç tekellerinin çıkarına olan bir uygulamaya, yaşamaları eczacıya bağlı olan dağıtım kanallarının tavır koymamalarını asla onaylamıyoruz.
Ayrıca Türk Eczacıları Birliği'nin İlaç Takip Sistemi ile ilgili yedi maddelik olmazsa olmazları hâlâ çözülmüş değildir. Kaldı ki bu mutabakat da Sağlık Bakanlığı ve SGK tarafından tek taraflı olarak ortadan kaldırılmıştır. TEB Merkez Heyeti'nin haftasonu yaptığı açıklama ile karekodlu ilaçlara yaklaşımı da ortadadır. Tüm bu gelişmeler göz önüne alındığında, Türk Eczacıları Birliği'nin Sosyal Güvenlik Kurumu ile sürdürdüğü protokol görüşmelerin gündeminde İlaç Takip Sistemi yer almamalıdır. İlaç Takip Sistemi'nin protokol görüşmeleri sürecinde pazarlık konusu yapılmasını asla kabul etmiyoruz. Üstelik ortada yürüyen bir hukuk sürecini yok sayarak, sonu ne olacağı belli olmayan görüşmeleri sürdürmeyi de doğru bulmuyoruz.
Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü sayfasında İlaç Takip Sistemi ile ilgili yapılan açıklamada, sisteme giriş yapan eczane sayısının yanı sıra sisteme giriş yapmış olan TEB Merkez Heyeti üyesi ve Oda Başkanı sayısı verilerek eczacıların ve yöneticilerinin bu sistemi kabul ettikleri havası yaratılmaya çalışılmıştır. Bu eczacıyı bölmeyi hedefleyen bir anlayıştır.
32 TEB Merkez Heyeti üyesi ve Oda başkanını İTS kullanıcısı olarak gösterip isim vermeden töhmet altında bırakmak, bizleri yöneten bir kuruma yakışan bir davranış değildir. İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü yetkililerini bu iddialarını eczacı kamuoyu adına ispata çağırıyoruz.
İlaç Takip Sistemi'ni bizlere kabul ettirmeye çalışanlar bilmelidirler ki, bu ülkedeki 24 bin eczacı uluslararası ilaç tekellerinin beklentilerini karşılayacak bir sistemin uygulayıcısı olmayacaktır!
Saygılarımızla.
İstanbul Eczacı Odası
Yönetim Kurulu
01.04.2026 / 15:23 2951
01.04.2026 / 15:03 1684
27.03.2026 / 14:34 1540
30.03.2026 / 11:49 1120
01.04.2026 / 17:06 724