Çerez Ayarları

Web sitemizdeki içeriklerden en iyi şekilde yararlanmanızı sağlamak için 6698 Sayılı Kişisel Verilerin korunması Kanunu'na (KVKK) ve Avrupa Birliği Veri Koruma Tüzüğü'ne (GDPR) uygun olarak çerezleri kullanıyoruz. Sitenin düzgün çalışması için gerekli zorunlu çerezlerin kullanılmasını istemiyorsanız ziyaretinizi sonlandırmalısınız. Diğer çerezler yönünden ise lütfen tercihlerinizi belirleyiniz.

Analitik Çerezler

Kişisel Veri Saklama ve İmha Politikası


Bu işlem birkaç saniye sürebilir lütfen bekleyiniz.

UYARIYORUZ!

Sosyal Güvenlik Kurumu, "Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesi"nde yaptığı değişiklikle, 17.12.2011 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, kamu kurum iskontosu artmış olan ilaçların bir kısmını önceki değerine çekmiştir. Yine aynı tarihte "kamu kurum iskonto artışları nedeniyle eczanelerde oluşan stok zararlarının firmalar tarafından ecza depoları aracılığı ile eczanelere ödeneceği" hükmü Sağlık Uygulama Tebliği'ne eklenmiştir.

 

Bu düzenlemelerin ardından, hükümet yetkililerinin yaptıkları açıklamaların yanı sıra, yazılı ve görsel basında yer alan yorumlarla Kasım ayı başında uygulamaya konulan İlaç Fiyat Kararnamesi, Sağlık Uygulama Tebliği değişiklikleri ve ilaç hammaddesinde yapılan %10 KDV indirimi ile ilaç alanında yaşanan karmaşanın sona erdiği, eczacıların sorunlarının çözümlendiği havası yaratılmaya çalışılmaktadır.

 

Yapılan açıklamalar gerçekleri yansıtmamaktadır. 5 Kasım 2011'den başlayarak yapılan tasarruf amaçlı uygulamaların yanı sıra, özellikle son altı yılda hayata geçirilen düzenlemeler eczaneleri iflas noktasına getirmiş ve bu uygulamalardan etkilenen her kesimde telafisi mümkün olmayan kayıplar oluşturmuşken, tüm sorunların çözüldüğünü ve eczacı mağduriyetinin önlendiğini dile getirmenin kamuoyunu yanıltmaktan başka bir amacı yoktur.

 

Eczanelerimizin son uygulamalarla gelinen noktada ilaç hizmetini sürdürebilmeleri artık mümkün değildir. Eczaneleri ayakta tutacak ve geleceğe güvenle taşıyacak çözüm önerilerimizin bir an önce hayata geçirilmesi gerekmektedir.

 

İlaç fiyatlarını sürekli düşürerek tasarruf etme ve bu tasarrufun bedelini eczacının sırtına yükleme dönemi artık sona ermeli, tutulmayan sözler yerine kalıcı düzenlemelerle mesleki geleceğimiz güvence altına alınmalıdır.

 

Bu nedenle;

 

Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti,

 

  • Geçmişte olduğu gibi bugün de siyasi iktidar tarafından verilen ancak yerine getirilmeyen sözlerle mesleki sorunlarımızın çözülemeyeceğini,
  • Sessiz kalmanın kayıplarımızı artırmaktan başka bir işe yaramadığını,
  • Eczaneler yaşadıkları gelir kayıpları nedeniyle iflas etme noktasına geldiklerinden, eczacı kâr hadlerinin yeniden düzenlenmesinin şart olduğunu,
  • Eczacıların kamu kurum iskontosu yükünü taşımak zorunda olacakları bir ilaç hizmetini vermeyeceklerini,
  • Vatandaşlarımızın cebinden tasarrufu öngören anlayışın tahsilatçısı olmayacağımızı,
  • 6197 sayılı yasamızda yapılacak düzenlemenin oturup beklemekle hiçbir zaman yasalaşmayacağını,
  • Tüm bu yaşadıklarımızın sorumlusunun Sağlıkta Dönüşüm Programını tüm olumsuzluklarına rağmen ısrarla hayat geçiren siyasi iktidar olduğunu,
  • Kendi talepleriyle oluşturulan komisyonun hazırladığı eylem planının ivedilikle hayata geçirilmesinin tüm eczacı tabanı tarafından beklendiğini,
  • 2012 yılı SGK ilaç alım protokolünün, mesleğimizin geleceğini güvence altına alacak düzenlemelerin hayata geçmesi için direnme noktamız olduğunu,

 

Artık görmeli ve son altı yılda uğradığımız ekonomik kayıpları telafi edecek, yasal düzenlemelerle güvence altına alınmış, kalıcı çözümler üretilmeden 2012 İlaç Alım Protokolü'ne asla imza koymamalıdır.

 

Saygılarımızla.

 

İstanbul Eczacı Odası
Yönetim Kurulu

UYARIYORUZ!. Sosyal Güvenlik Kurumu, "Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesi"nde yaptığı değişiklikle, 17.12.2011 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, kamu kurum iskontosu artmış olan ilaçların bir kısmını önceki değerine çekmiştir. Yine aynı tarihte "kamu kurum iskonto artışları nedeniyle eczanelerde oluşan stok zararlarının firmalar tarafından ecza depoları aracılığı ile eczanelere ödeneceği" hükmü Sağlık Uygulama Tebliği'ne eklenmiştir. Bu düzenlemelerin ardından, hükümet yetkililerinin yaptıkları açıklamaların yanı sıra, yazılı ve görsel basında yer alan yorumlarla Kasım ayı başında uygulamaya konulan İlaç Fiyat Kararnamesi, Sağlık Uygulama Tebliği değişiklikleri ve ilaç hammaddesinde yapılan %10 KDV indirimi ile ilaç alanında yaşanan karmaşanın sona erdiği, eczacıların sorunlarının çözümlendiği havası yaratılmaya çalışılmaktadır. Yapılan açıklamalar gerçekleri yansıtmamaktadır. 5 Kasım 2011'den başlayarak yapılan tasarruf amaçlı uygulamaların yanı sıra, özellikle son altı yılda hayata geçirilen düzenlemeler eczaneleri iflas noktasına getirmiş ve bu uygulamalardan etkilenen her kesimde telafisi mümkün olmayan kayıplar oluşturmuşken, tüm sorunların çözüldüğünü ve eczacı mağduriyetinin önlendiğini dile getirmenin kamuoyunu yanıltmaktan başka bir amacı yoktur. Eczanelerimizin son uygulamalarla gelinen noktada ilaç hizmetini sürdürebilmeleri artık mümkün değildir. Eczaneleri ayakta tutacak ve geleceğe güvenle taşıyacak çözüm önerilerimizin bir an önce hayata geçirilmesi gerekmektedir. İlaç fiyatlarını sürekli düşürerek tasarruf etme ve bu tasarrufun bedelini eczacının sırtına yükleme dönemi artık sona ermeli, tutulmayan sözler yerine kalıcı düzenlemelerle mesleki geleceğimiz güvence altına alınmalıdır. Bu nedenle; Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti, Geçmişte olduğu gibi bugün de siyasi iktidar tarafından verilen ancak yerine getirilmeyen sözlerle mesleki sorunlarımızın çözülemeyeceğini, Sessiz kalmanın kayıplarımızı artırmaktan başka bir işe yaramadığını, Eczaneler yaşadıkları gelir kayıpları nedeniyle iflas etme noktasına geldiklerinden, eczacı kâr hadlerinin yeniden düzenlenmesinin şart olduğunu, Eczacıların kamu kurum iskontosu yükünü taşımak zorunda olacakları bir ilaç hizmetini vermeyeceklerini, Vatandaşlarımızın cebinden tasarrufu öngören anlayışın tahsilatçısı olmayacağımızı, 6197 sayılı yasamızda yapılacak düzenlemenin oturup beklemekle hiçbir zaman yasalaşmayacağını, Tüm bu yaşadıklarımızın sorumlusunun Sağlıkta Dönüşüm Programını tüm olumsuzluklarına rağmen ısrarla hayat geçiren siyasi iktidar olduğunu, Kendi talepleriyle oluşturulan komisyonun hazırladığı eylem planının ivedilikle hayata geçirilmesinin tüm eczacı tabanı tarafından beklendiğini, 2012 yılı SGK ilaç alım protokolünün, mesleğimizin geleceğini güvence altına alacak düzenlemelerin hayata geçmesi için direnme noktamız olduğunu, Artık görmeli ve son altı yılda uğradığımız ekonomik kayıpları telafi edecek, yasal düzenlemelerle güvence altına alınmış, kalıcı çözümler üretilmeden 2012 İlaç Alım Protokolü'ne asla imza koymamalıdır. Saygılarımızla. İstanbul Eczacı OdasıYönetim Kurulu