Web sitemizdeki içeriklerden en iyi şekilde yararlanmanızı sağlamak için 6698 Sayılı Kişisel Verilerin korunması Kanunu'na (KVKK) ve Avrupa Birliği Veri Koruma Tüzüğü'ne (GDPR) uygun olarak çerezleri kullanıyoruz. Sitenin düzgün çalışması için gerekli zorunlu çerezlerin kullanılmasını istemiyorsanız ziyaretinizi sonlandırmalısınız. Diğer çerezler yönünden ise lütfen tercihlerinizi belirleyiniz.
İEO Kayıt Tarihi: 25.01.2013 / 17:54 Görüntüleme: 22451
Sosyal Güvenlik Kurumu 10 Ocak 2013 tarihli SUT değişikliği ile bir taraftan yanık, anemi, mantar, reflü, ülser vb. ilaçlarda 28 günlük tedavi şartı getirirken diğer taraftan da son 3 aylık dönemde reçetede yazılı ilaç veya eşdeğeri alınmamış ise bu ilaçların en fazla 28 günlük dozda ödenebileceğini hükme bağlamıştır.
18 Ocak 2013 tarihinde başlayan uygulama ile eczanelerimizde ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Yeni düzenleme ile hastalarımız;
- Kullandıkları ilacın 28’lik formu bulunmadığı gerekçesi ile farklı isimde ve formda ilaç almak zorunda kalmaları nedeniyle rahatsızlar ve doktorlarının tedavi düzeninin bozulduğuna inanıyorlar.
- Küçük ambalajlı ilaçları vermek zorunda kalmamız neticesinde tedavilerini aksatmamak için tekrar doktora gitme zorunluluğunun farkındalar.
- Bunun sonucu olarak yeniden muayene, reçete katılım ücretleri ödenmek zorunda kalınması nedeniyle gereksiz yere bireysel sağlık harcamalarının artmasını istemiyorlar.
- Ayrıca piyasada sadece 30’luk formda bulunan ve eşdeğeri olmayan ilaçlarda ilaçsız kalmak gibi çok önemli bir olumsuzluğu yaşıyorlar.
Biz eczacılar ise;
- SGK Medula Provizyon Sisteminin ödemediği 30’luk formdaki her ilaç için hastanın ilacı son üç ayda kullanıp kullanmadığını kontrol etmek ve hastaya bu durumu izah etmek zorunda kalmamız nedeniyle oluşan yeni iş yükümüz,
- Eczane stoklarında bulunan, bir anda adeta kullanımdan kalkan ve başta çoğu kez raporsuz yazılan mide ilaçları olmak üzere 30’luk formların ne olacağı ile ilgili yaşanan belirsizlik,
- SGK’nın Medula Provizyon Sistemi aracılığı ile oluşturduğu eşdeğer listesine aldığı ancak farklı farmasötik form şekli nedeniyle eşdeğer olarak kabul edilemeyecek ilaçlarda yaşadığımız sıkıntılar,
- Hastalarımıza uygulama ile değiştirdiğimiz veya veremediğimiz ilaçlar ile ilgili yaptığımız bilgilendirmelerde yaşadığımız hasta memnuniyetsizliklerinin had safhada olması gibi bir çok olumsuzluğu bir arada yaşıyoruz.
SGK Medula Provizyon Sistemi uyguladığı eşdeğerlik kavramı ile tüm kapsül, kontrollü salım, efervesan, enterik tabletleri eşdeğer olarak görmektedir. Bu durumda sistem;
Örneğin; SGK Medula Provizyon Sistemi Cardura XL 4 mg 30 Kontrollü Salım Tabletinin reçete edilmesi durumunda 28 günlük kullanımı aştığı için Cardura 4 mg 20 Tableti eşdeğer olarak görmekte ve onaylamaktadır.
- Sosyal Güvenlik Kurumu’nun eşdeğer ilaç kavramını yoğun olarak sadece “fiyat eşdeğerlik” seviyesine indirgemesi gerek doktor tedavisine müdahale gerekse eczacılık mesleği içerisinde year alan tüm bilim dallarına uyumsuzluk göstermesi nedeniyle kabul edilemez bir durum olarak değerlendirilmektedir.
Örneğin; Kombine preparatlarda 30‘luk formun daha küçük ambalajı olmadığı durumlarda (Sinoretik Fort 20/25 mg 30 tablet) için aynı etkin maddeleri aynı miktarda içeren herhangi bir farklı ilaç bulunmadığı için SUT 6.1.4. maddesinin 8. fıkrasına uygun başka bir ilaç verilememektedir. SGK Medula Provizyon Sistemi Sinoretik Fort 20/25 mg 30 Tablet için Sinopryl 20 mg 20 Tablet eşdeğer göstermektedir. Tabii ki bu eşdeğerlik kurumun fiyata dayalı değerlendirme ile oluşturduğu farklı bir eşdeğerlik kavramıdır. Bu durumda eczacı ne yapacaktır?
Bu sorunun iki cevabı vardır: Ya eczacı, hastaya farmasötik eşdeğer olmayan ilaç vermek zorunda kalacaktır ki bu durum kesinti sebebidir, ya da kurum ilacı ödemediğinden perakende satış fiyatı üzerinden satış yapmak zorunda kalınacaktır.
Her iki durum da kabul edilebilir uygulamalar değildir ve sosyal devlet iddiasındaki bir ülkenin ilaç politikaları içerisinde yer almamalıdır.
Örneğin; Medula Provizyon Sisteminde piyasada bulunmayan Ecopirin 300 mg 20 Enterik Kaplı Tablet aktif göründüğünden dolayı eşdeğeri olan Coraspin 300 mg 30 Enterik Kaplı Tablet ve Ecopirin 300 mg 30 Enterik Kaplı Tabletler hastalara verilememektedir. Bu durumu önlemek için mutlak suretle piyasada bulunmayan ilaçlar belirlenerek provizyon sisteminde güncellenmelidir.
Sosyal Güvenlik Kurumu bir taraftan reçetede yazılı 30’luk formu ödemezken diğer taraftan doktorun iki kutu ilaç yazdığı durumlarda reçetede yazılı ilacın yerine yazılı ise eşdeğerinin 20’lik formundan 2 (iki) kutu ödeyerek hastanın 40 günlük ilacını karşılamakta ve başka bir çelişkiye neden olmaktadır.
Aynı zamanda piyasada küçük ambalajı olmayıp sadece büyük ambalajı bulunan bazı ilaçlar SGK Medula Provizyon Sisteminde aktif görünmesi nedeniyle ilk defa ilaç kullanan hastalara verilememektedir. Örneğin Venoruton Fort 500 mg 30 Tablet piyasada kendisi ve eşdeğeri bulunmamasına karşın Medula’da aktif görünmesi nedeniyle piyasada bulunan 60 tabletlik formu verilememektedir.
30’luk formlara ait pazar payı Sosyal Güvenlik Kurumu’nun SUT değişikliği ile ödediği 28’lik eşdeğer ilaçlara kaydığından çok kısa bir süre içerisinde bu eşdeğer ilaçların da piyasada bulunabilirliği talep artışı nedeni ile ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkacaktır.
Sonuç itibariyle;
Sağlık Uygulama Tebliğinde son yapılan değişiklikler uygulanması imkansız, gerek hasta gerek meslektaşlarımızı mağdur eder boyuttadır. SGK’nın 1 ayı 28 gün sayma çabaları bu güne kadar açtığımız davalar sonucu ve hastalarımızın hak kayıpları nedeniyle gösterdiği itirazlar ile hep sonuçsuz kalmıştır.
Genel hatları ile bakıldığında eczane ilaç kutu adedi yazma serbestisinin sağlanarak 10 günlük ilaç uygulamasından vazgeçildiği bir dönemde, sık ve düzenli kullanılma nedeniyle diğer ilaçların karşılanma süresinin 3 katına karşılık gelen 1 aylık süreye kadar uzatılan mantar, ülser, yanık vb ilaçların kulanım sürelerinin düşürülmeye çalışılması anlaşılır bir uygulama değildir.
Sonuç itibari ile bu ilaçlarda amaç fazla olduğu düşünülen 2 (iki) tablet nedeniyle fazladan 28 günlük tedavinin süresinin düşürülmesi ise bu ilaçların kullanım periyotlarının iyi takip edilmediği ortaya çıkmaktadır.
Kurumun kronik hastalıklarda doktor reçetesi olmadan 6 ay süre ile ilaç ödemesine başlayacağını duyurmasına karşın diğer taraftan en çok ve en uzun süreli kullanılan ilaç gruplarına sınırlama getirmesi büyük bir çelişki doğurmakta hasta ilaç kullanım gerçekleri ile örtüşmemektedir.
Ne yapılmalıydı?
SGK tüm bu itirazlarımıza karşın uygulamada bu tür ilaçlara sınırlama getirmek istiyorsa bir duyuru ile en az bir yıl önceden uygulamayı ve geçiş tarihini duyurmalı, ilaç üreticilerinin yeni 28’lik form üretimine 6 ay içinde geçmesini sağlamalı, kalan 6 aylık dönemde de tüm sektörün elindeki 30’luk formların tüketilmesine tanınmalıydı. Bu şekilde planlanmış bir uygulama gerek hastalarımızı gerek ilaç üreticilerini gerekse biz eczacılara en az zarar vererek atlatılabilirdi.
Ne yapılmalı?
Öncelikle uygulama yukarıda belirtilen şekilde projelendirilmeli, sektörel olarak geçiş süreleri belirlenerek milli servet olan binlerce kutu ilacın miadı dolarak işlevsiz hale getirilmesi önlenmelidir.
SGK yapacağı bir duyuru ile SUT değişikliği nedeniyle yeni uygulamada olan;
- İlacın veya eşdeğerin eğer 28’lik formu piyasada yoksa veya üretilmiyorsa reçetede yazılı 30’luk formunu ödemelidir.
- İlacın veya eşdeğerinin eğer aynı farmasötik forma (kapsül, yavaş salınımlı, enterik, efervesan vb.) ait 28’lik formu yoksa reçetede belirtilen 30’luk formunu ödemelidir.
- Kombine preparatlarda ilacın aynı etken maddeleri aynı formda ve miktarda içeren eşdeğeri yoksa reçetedeki ilacı ödemelidir.
Tüm bu değişiklikler SGK Medula Provizyon Sistemine işlenerek uygulama bütünlüğü sağlanmalı, Kurumun farklı bilgilendirmeleri veya hatalı
değerlendirmeler sonucu verilen ilaçlarda kesinti yapılması önlenmelidir.
SUT değişikliğiyle hayata geçirilen 28’lik form uygulamalarının gerek hastalarımızın gerekse biz eczacıların açık şekilde hak kayıplarına neden olduğu ve sunulan eczacılık hizmetinin kalitesini düştüğü tespitimizden hareketle Tebliğin yukarıda kısaca özetlediğimiz eksik ve hatalarının ivedilikle düzeltilmesinin sağlanması için Sosyal Güvenlik Kurumu’na gerekli itirazların yapılmasını Türk Eczacıları Birliği'nden talep ediyoruz.
Konu ile ilgili beklenen düzenlemelerin hayata geçirilememesi durumunda İstanbul Eczacı Odası'nın gerekli hukuksal mücadeleyi başlatacağını duyuruyoruz.
01.04.2026 / 15:23 3661
01.04.2026 / 15:03 2099
30.03.2026 / 11:49 1249
01.04.2026 / 17:06 1033