Çerez Ayarları

Web sitemizdeki içeriklerden en iyi şekilde yararlanmanızı sağlamak için 6698 Sayılı Kişisel Verilerin korunması Kanunu'na (KVKK) ve Avrupa Birliği Veri Koruma Tüzüğü'ne (GDPR) uygun olarak çerezleri kullanıyoruz. Sitenin düzgün çalışması için gerekli zorunlu çerezlerin kullanılmasını istemiyorsanız ziyaretinizi sonlandırmalısınız. Diğer çerezler yönünden ise lütfen tercihlerinizi belirleyiniz.

Analitik Çerezler

Kişisel Veri Saklama ve İmha Politikası


Bu işlem birkaç saniye sürebilir lütfen bekleyiniz.

Kemoterapi İlaçlarının Hastanelerden Temini Hakkında

01 Temmuz 2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yapılan SUT değişikliği gereğince EK-4/H listesinde yer alan kemoterapi ilaçlarının, yatarak tedavilerde (yatan hasta veya günübirlik tedavi) Kurumla sözleşmeli sağlık kurumları tarafından temini zorunlu hale getirilmiştir. Hastane tarafından temin edilemeyen ilaçlar için serbest eczanelerden karşılanması için düzenlenen reçetelerde  “Eczanemizde Yoktur, Yatan/Günübirlik Hasta” ibaresi ve başhekimlik onayının bulunması zorunludur.

 

05.08.2015 tarihinde yapılan SUT değişikliğinde; “Sağlık Bakanlığı’na bağlı sağlık kuruluşlarına bağlı hizmet sunucuları 01.07.2015 tarihinden geçerli olmak üzere, diğer sağlık kurum ve kuruluşları 01.12.2015 tarihinde geçerli olmak üzere’’ şeklinde düzenlenmiş olup, 26.11.2015 tarihinde de konu ile ilgili SGK tarafından duyuru yapılmıştır.

 

01.12.2015 tarihi itibariyle üniversite hastaneleri ve özel hastanelerde başlayan bu uygulama birçok sorunu da beraberinde getirmiştir.

 

Hastaneler tarafından temini zorunlu olan kemoterapi ilaçları, özellikle üniversite hastanelerinin ödenek yetersizlikleri nedeniyle alım yapamadığından birçok hastanenin stoklarında yeterli ilaç bulunmamaktadır.  Bu nedenle ilgili reçeteler serbest eczanelerden temin edilmek üzere hastalara verilmektedir. Fakat hastaneler, reçetelerde bulunması gereken “Eczanemizde Yoktur, Yatan/Günübirlik Hasta’’ ibaresini, reçete bedelinin hastane ödeneğinden düşürüleceği için reçetelere yazmaktan kaçınmaktadırlar. Bu durumda da eczaneler SGK kapsamında reçeteleri karşılayamadığından hastalar mağduriyet yaşamakta ve ilaç bedellerini kendileri karşılamak zorunda kalmaktadır.

 

Hastanede bulundurulması zorunlu, özel saklama koşullarına sahip binlerce ilacın, fiziki ortamı uygun olmayan hastanelerde nasıl saklanacağı da ayrı bir sorun teşkil etmektedir. Büyük bir kısmı soğuk zincir kapsamında olan bu ilaçlar, uygun şartlarda depolanmaması durumunda bozulacaktır.

 

Devlet ve üniversite hastanelerinin yetersiz bütçeleri nedeniyle yeterli ilaç alımı yapamayacakları için hastalar, tedavide yaşanabilecek aksaklıklar nedeniyle özel hastanelere yönelmek zorunda kalacaklardır.  Ekonomik durumu yetersiz olan hastalar ise ilaçlarını alamadığından tedavileri kesintiye uğrayacaktır.

 

Biz eczacılar son yıllarda yaşanan ve birçok eczanenin kapanmasına, ekonomik darboğaza düşmesine neden olan uygulamalara rağmen hasta sağlığını ön planda tutan bir anlayışla ilaç hizmetini kusursuz olarak sürdürmeye çalıştık.

Yasalar, ilaç hizmetinin eczacının sorumluluğunda ve eczaneler aracılığı ile yürütülmek zorunda olduğunu emretmesine rağmen bu hizmetin yetkilendirilmiş kurumlara devredilerek sürdürülmesi hem hastaları mağdur ediyor hem de sağlık hizmetini tartışılır duruma getiriyor.

 

Sağlık Bakanlığı eczacıları devre dışı bırakan bu uygulamalardan vazgeçerek, hastaların ilaca ulaşmasının önündeki tüm engelleri kaldırmalıdır.

İstanbul Eczacı Odası
Yönetim Kurulu

 

 

 

Basın açıklamamız için tıklayınız. 

 

SGK duyurusu için tıklayınız.

 

 

Kemoterapi İlaçlarının Hastanelerden Temini Hakkında . 01 Temmuz 2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yapılan SUT değişikliği gereğince EK-4/H listesinde yer alan kemoterapi ilaçlarının, yatarak tedavilerde (yatan hasta veya günübirlik tedavi) Kurumla sözleşmeli sağlık kurumları tarafından temini zorunlu hale getirilmiştir. Hastane tarafından temin edilemeyen ilaçlar için serbest eczanelerden karşılanması için düzenlenen reçetelerde “Eczanemizde Yoktur, Yatan/Günübirlik Hasta” ibaresi ve başhekimlik onayının bulunması zorunludur. 05.08.2015 tarihinde yapılan SUT değişikliğinde; “Sağlık Bakanlığı’na bağlı sağlık kuruluşlarına bağlı hizmet sunucuları 01.07.2015 tarihinden geçerli olmak üzere, diğer sağlık kurum ve kuruluşları 01.12.2015 tarihinde geçerli olmak üzere’’ şeklinde düzenlenmiş olup, 26.11.2015 tarihinde de konu ile ilgili SGK tarafından duyuru yapılmıştır. 01.12.2015 tarihi itibariyle üniversite hastaneleri ve özel hastanelerde başlayan bu uygulama birçok sorunu da beraberinde getirmiştir. Hastaneler tarafından temini zorunlu olan kemoterapi ilaçları, özellikle üniversite hastanelerinin ödenek yetersizlikleri nedeniyle alım yapamadığından birçok hastanenin stoklarında yeterli ilaç bulunmamaktadır. Bu nedenle ilgili reçeteler serbest eczanelerden temin edilmek üzere hastalara verilmektedir. Fakat hastaneler, reçetelerde bulunması gereken “Eczanemizde Yoktur, Yatan/Günübirlik Hasta’’ ibaresini, reçete bedelinin hastane ödeneğinden düşürüleceği için reçetelere yazmaktan kaçınmaktadırlar. Bu durumda da eczaneler SGK kapsamında reçeteleri karşılayamadığından hastalar mağduriyet yaşamakta ve ilaç bedellerini kendileri karşılamak zorunda kalmaktadır. Hastanede bulundurulması zorunlu, özel saklama koşullarına sahip binlerce ilacın, fiziki ortamı uygun olmayan hastanelerde nasıl saklanacağı da ayrı bir sorun teşkil etmektedir. Büyük bir kısmı soğuk zincir kapsamında olan bu ilaçlar, uygun şartlarda depolanmaması durumunda bozulacaktır. Devlet ve üniversite hastanelerinin yetersiz bütçeleri nedeniyle yeterli ilaç alımı yapamayacakları için hastalar, tedavide yaşanabilecek aksaklıklar nedeniyle özel hastanelere yönelmek zorunda kalacaklardır. Ekonomik durumu yetersiz olan hastalar ise ilaçlarını alamadığından tedavileri kesintiye uğrayacaktır. Biz eczacılar son yıllarda yaşanan ve birçok eczanenin kapanmasına, ekonomik darboğaza düşmesine neden olan uygulamalara rağmen hasta sağlığını ön planda tutan bir anlayışla ilaç hizmetini kusursuz olarak sürdürmeye çalıştık. Yasalar, ilaç hizmetinin eczacının sorumluluğunda ve eczaneler aracılığı ile yürütülmek zorunda olduğunu emretmesine rağmen bu hizmetin yetkilendirilmiş kurumlara devredilerek sürdürülmesi hem hastaları mağdur ediyor hem de sağlık hizmetini tartışılır duruma getiriyor. Sağlık Bakanlığı eczacıları devre dışı bırakan bu uygulamalardan vazgeçerek, hastaların ilaca ulaşmasının önündeki tüm engelleri kaldırmalıdır. İstanbul Eczacı OdasıYönetim Kurulu Basın açıklamamız için tıklayınız. SGK duyurusu için tıklayınız.